<div>Birkaç gündür bilgisayarımın başına oturup durdum.</div> <div><strong>Word sayfasına yazdım, sildim.</strong></div> <div>Yazdım, yine sildim.</div> <div>Bu yüzden köşem üç gün boyunca boş kaldı.</div> <div>Yazılarımı merak eden okurlar aradı, endişelendi.</div> <div><strong>“Neden yazmıyorsun?” diye sordular. </strong></div> <div>Ben de <strong>“Yazdıklarım bir öfkenin tezahürüydü</strong>” dedim.</div> <div>Üç günün sonunda silmediğim tek bir yazı kaldı geriye.</div> <div>Şu an okuduğunuz bu yazı…</div> <div><strong>Beni hüzünlendiren, içimi parçalayan, sağduyu sahibi herkesi hüzünlendiren toplumsal bir mesele vardı. </strong></div> <div>Bu mesele ile ilgili olarak o kadar çok şey söylemek istiyordum ki…</div> <div>O kadar öfkeliydim ki…</div> <div>Ama her bilgisayarda sayfaya yazdığımda <strong>“Bu benim üslubum değil”</strong> deyip vazgeçtim.</div> <div>Bu süreçte bir ara, artık hiç yazmamayı bile düşündüm.</div> <div><strong>“Yazdık da ne oldu?”</strong> dedim kendi kendime.</div> <div><strong>“Yazıyorum da ne değişiyor?” </strong></div> <div><strong>“Yazmasam ne olur?”</strong></div> <div>Bu sorular zihnimi kemirdi durdu.</div> <div>Sonunda yine yazmaya karar verdim.</div> <div>Çünkü yazmamak, susmak bu kez bana daha ağır geldi.</div> <div>Yazmaya başladım ama hâlâ üzgünüm.</div> <div>Hâlâ öfkeliyim.</div> <div>Nasıl öfkeli olunmaz ki?</div> <div><strong>Yanı başımızda yeni bir savaşın, yeni bir felaketin eşiğindeyken insan, nasıl hiçbir şey olmamış gibi hayatına devam edebilir?</strong></div> <div>Tüm dünya yaşanan zulme sessiz kalırken, kalem tutan ellerim titredi, dilim tutuldu.</div> <div>Belki de çaresizlikten ağladım.</div> <div>Böyle zamanlar insanlığın sınandığı zamanlardır.</div> <div>Zulme, haksızlığa sessiz kalmak onu kabullenmektir.</div> <div><strong>Kadınların onuruna uzanan elleri, bir Kürt kadının kesilen saçını gösterip “ondan geriye bu kaldı” diyen zihniyeti hiçbir din, hiçbir vicdan kabul etmemelidir.</strong></div> <div>Eğer bir Müslüman ve insanım diyen buna ses çıkarmayacaksa, yarın haktan, hukuktan, adaletten söz etmeye de hakkı yoktur.</div> <div>İnsanlar bu kar kışta yerinden yurdundan ediliyor.</div> <div>Hak ihlalleri, acılar meşrulaştırılıyor.</div> <div>Bir örgüt üzerinden koskoca bir halk hedef alınıyor.</div> <div>Kürtler yine ötekileştiriliyor, şeytanlaştırılıyor.</div> <div><strong>Sanki Kürde edilen hakaretin, haksızlığın, zulmün dünyanın hiçbir yerinde cezası yokmuş gibi basın kuruluşları haberler yapıyor ve sosyal medyada paylaşımlar yapılıyor…</strong></div> <div>Peki nerede haksızlığa karşı çıkan ve barışı savunanlar?</div> <div>Nerede eşitlik, özgürlük ve insan hakları diyenler?</div> <div>Nerede kaldı din kardeşliği?</div> <div><strong>Yanı başımızda yaşananlar siyasi görüşü ne olursa olsun; AK Parti’liyi de, DEM’liyi de, CHP’liyi de, MHP’liyi de, Hüda Par’lıyı da; kısacası her kesimden Kürt’ü derinden yaralıyor.</strong></div> <div>Bu yaralar zamanla çok daha büyük kopuşlara dönüşebilir.</div> <div>Suriye’de yaşananlar Ortadoğu’nun kadim halkları olan Arapları, Türkleri ve Kürtleri birbirine düşürme çabasıdır.</div> <div>Bu, emperyalist güçlerin yıllardır sahnelediği kirli bir oyundur.</div> <div><strong>Merhameti ve adaleti ABD’den ya da Batılı güçlerden beklemek yerine, Suriye’de gerçek bir iç barışı, adaleti ve demokrasiyi halkların kendi elleriyle yeniden inşa etmesi gerekir.</strong></div> <div><strong>Aleviler, Dürziler, Kürtler, Türkmenler, Araplar… </strong></div> <div>Bu toprakların tüm halkları birlik ve dayanışma içinde yaşamak zorundadır.</div> <div>Çünkü insanlık onurunu ayaklar altına alan her yanlış, er ya da geç hepimizi yaralar.</div> <div>Bugün herkesin durup vicdanıyla baş başa kalma zamanıdır.</div> <div>Kürtler, Mezopotamya’nın en kadim halklarından biridir.</div> <div>Selahaddin Eyyubi’nin torunları Kürtler, tüm Müslümanlar için bir mirastır.</div> <div>Bu toprakların ortak mirası olan Kürtleri zalimlerin eline bırakmamak gerekir.</div> <div><strong>Bu gerçeği kabul etmeden ne Ortadoğu’da barış sağlanır ne de acılar diner.</strong></div> <div>Ben tekrar yazmaya bu yüzden karar verip bu yazıyı da bu nedenle silmedim.</div> <div>Çünkü hâlâ inanıyorum ki inkâr ve düşmanlık olmadıkça kardeşçe yaşamak mümkündür.</div> <div><strong>Savaşsız, çatışmasız bir gelecek hâlâ mümkündür.</strong></div> <div>İnsanlık adına, huzurlu ve barış içerisinde bir yaşam için çabalamak gerekir.</div>