<div>Eski çağlarda insanlar süreyi belirlemek için parçalara bölmüşler.</div> <div>Bunları yıllara, aylara ve daha küçük ölçüm birimi olan saatlere ve saniyelere ayırmışlar.</div> <div>Zaman kavramı insanın süreyi doğru kullanabilmesi ve ihtiyaçlarını, belirli zaman dilimleri içerisinde karşılama gerekliliğinden doğmuştur.</div> <div>İlk olarak başlangıç ve bitiş noktası güneşin doğması ve batması olarak ele alınmış.</div> <div>Daha sonra felsefenin, matematiğin ve bilimin temel ilgi alanlarından faydalanarak oluşturulmaya çalışılmış.</div> <div>Fizikçiler varsayımlar üzerinde bu kavramı tanımlayarak teoriler üretmişler.</div> <div>Einstein’ın izafiyet teorisinden yola çıkan fizikçiler dünya üzerinde dört boyut olduğunu kabul ediyor.</div> <div>Bu teoriye göre üç boyut olan uzunluk, yükseklik, genişlik ve dördüncü fiziksel boyut ise zamandır.</div> <div>Matematiksel olarak da kabul gören 4'üncü boyut, diğer üç boyuta eşit değer taşıyor. </div> <div>İnsanlar dünya üzerinde üç boyutta, her yönde hareket edebiliyorlar yani yukarı ve aşağı, sola ve sağa, ileri ve geri.</div> <div>Fizikçilerin bu teorilerini anlamak, hesaplayabilmek bizler için zor ve anlaşılmaz gelebilir. Yalnız okuduğumuz bazı romanlarda ya da izlediğimiz filmlerde durumu kafamızda canlandırabiliyoruz.</div> <div>Oysaki bizler zamanı sadece ileriye doğru akan geriye doğru hiçbir zaman hareket yönü olmayan bir kavram olarak kabul ediyoruz.</div> <div>Yani fizikçilerin ilginç teorileri bizim için okuduğumuz kitaplarda ve izlediğimiz filmlerde kurgulanmış senaryodan başka bir şey değil.</div> <div>Bizler için zamanın ileriye doğru akması, geriye dönüşün olmaması her geçen sürede zamanın biraz daha eksilmesi anlamı demektir.</div> <div>Her şeyin bir zamanı vardır. Zaman sadece insanlar için geçerli bir kavram değildir.</div> <div>Bir hayvanın, bir ağacın hatta her gün hiç durmadan ve şaşmadan dönen dünyanın da bir zamanı vardır.</div> <div>Kısacası elimizdeki sürenin belirli ve kullanıldıkça azalan bir kavram olduğu anlamını çıkarabiliriz. </div> <div>Tüketilen her şey gibi zamanı da tüketiyoruz. Ne geriye dönüp yaşadıklarımızı tekrar yaşayabiliriz ne de yaşadıklarımızı değiştirebiliriz.</div> <div>Biz sınırlı ama çok değerli olan bu süreyi harcıyoruz.</div> <div>Günümüz saatleriyle ölçülen zaman matematiksel olarak hesaplanınca geçmiş dönemde de yaşadığımız dönemde de aynıdır.</div> <div>Oysaki matematiksel olarak aynı hızda akan bu süre yaşamımızda farkında olmadan ne kadar hızlı akıyor.</div> <div>Saatler günleri, günler haftaları, haftalar ayları, aylar yılları kovalayıp duruyor.</div> <div><strong>Bizler de akıp giden bu zaman diliminde Sonsöz Gazetesi olarak 2. yılımızı devirdik. </strong></div> <div><strong>Gündemin en yakın takipçileri olarak sizlere doğru haberleri iletmeye çalıştık. </strong></div> <div>Tarafsızlığımız ve objektifliğimizi koruyarak ilkeli habercilik yapmaya çalışan bir ekiple çalıştık. Sizlerin gözü, kulağı, dili olmaya çalıştık.</div> <div>En önemli farkımızda ayrı düşüncelerde ayrı görüşlerde olmamıza rağmen aynı yerde sizlerle bulaşabildik.</div> <div><strong>Sonsöz ekibi olarak gücümüz farklılığımızdan oluşuyor. Bu platformda herkesin söyleyeceği çok şey var. </strong></div> <div>Bazen birbirimizle çatışsak ta birbirimizi dinlemeyi bildik. Temelimizde farklılıklarımıza saygı duymayı tercih etik. Aynı düşünmedik aynı söylemedik ama dinledik. Sizlerle Sonsöz’de buluştuk.</div> <div>Zaman hızlı akıyor, zamanı tüketiyoruz yapılan hataları geriye doğru dönüp düzeltemediğimize göre güzel şeyler bırakmaya çalışmak en doğrusu.</div> <div>Bizler de Sonsöz ekibi olarak doğru habercilikle sizlerin gözü, kulağı, dili olmaya devam edeceğiz. </div> <div>Hoşçakalın…</div>