EN AĞIR YÜK DAR GELİRLİNİN OMZUNDA
Türkiye’de uzun süredir artan enflasyon, hayat pahalılığı ve alım gücündeki düşüşün özellikle dar ve sabit gelirli vatandaşları zor durumda bıraktığını belirten Fırat, toplumun geniş kesimlerinin temel ihtiyaçlarını karşılamakta güçlük çektiğini ifade ederek “Artan yaşam maliyetleri karşısında vatandaşlarımız her geçen gün daha fazla zorlanıyor. Gelir dağılımındaki bozulma yalnızca ekonomik bir mesele değil. Bu durum sosyal adalet, fırsat eşitliği ve aile yapısını da olumsuz etkiliyor. Bir yanda servet belirli kesimlerde yoğunlaşırken, diğer yanda milyonlarca insan yoksullukla mücadele ediyor. Ekonomi belli bir kesimi zenginleştiren değil, toplumun tamamına hizmet eden bir yapıda olmalıdır. Faiz ve rant odaklı sistem yerine üretim, sanayi, tarım ve emeğin desteklendiği bir modelin hayata geçirilmesi gerekiyor. Saadet Partisi olarak Milli Görüş’ün Adil Düzen anlayışı ile herkesin emeğinin karşılığını aldığı, kimsenin dışlanmadığı bir ekonomik sistemin mümkün olduğuna inanıyoruz. Adaletin sağlandığı, refahın tabana yayıldığı bir Türkiye hedefi doğrultusunda çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Yoksulluğun değil, refahın paylaşıldığı bir ülke için çözüm üretmeye devam edeceğiz” dedi.