Gazeteciler rekabete mola verdi
- 16-03-2026 16:35
- 2482
Gazetecilerin aynı fikirde olması zor iştir.
Hatta bazen aynı cümlede bile anlaşamayız. Ama söz konusu iftar olunca, iş değişiyor. Çünkü iftar masasında en keskin kalem bile önce çorbanın buharına yeniliyor.
Geçtiğimiz günlerde Batman Valisi Ekrem Canalp ve kıymetli eşi Dr. Ayten Canalp, kentte görev yapan basın mensuplarını Batman Sivil Toplum Merkezi’nde (STM) ağırladı.
Programın özeti şöyle: gazeteciler, aileleri, bol sohbet, biraz tebessüm ve fonda insanın içini sakinleştiren bir ney sesi.
İftar öncesi masaları tek tek gezerek gazetecilerle sohbet etti Canalp Çifti.
Gazeteciler de klasik refleksle önce selam verdi, sonra “Sayın Valim bir konu var ama…” diye başlayan cümleleri içlerinden geçirdi.
Neyse ki iftar vakti yaklaşınca herkesin dikkati aynı noktaya kilitlendi: çorba nerede?
Programda Vali Yardımcıları Ekrem Güngör ve Mustafa Caner Culukar, Valilik Basın Müdürü Vahap Asma, Beldiye Kültür ve Sosyal İşler Müdürü Murat Sütçü de eşlik etti bize.
Ama en dikkat çekici kalabalık, hiç kuşkusuz Batman Çalışan Gazeteciler Derneği’ydi.
Öyle iki kişi, üç kişi değil.
Tabiri caizse tam kadro.
Yönetim Kurulu, üyeler, aileler…
Cümbür cemaat oradaydık.
Öyle ki dışarıdan bakan biri salonda bir derneğin kongresi olduğunu düşünebilirdi.
Ney dinletisi eşliğinde iftar yapmak insana garip bir huzur veriyor.
Normalde haber kovalamaktan, manşet tartışmaktan ve birbirinin haberine göz ucuyla bakmaktan yorulan gazeteciler o akşam gayet sakin bir şekilde aynı salonda oturuyordu. Demek ki mümkünmüş.
Üstelik STM binasının da ayrı bir havası var.
Bu ruhun iyi işlemesinde Sivil Toplum İlişkiler Müdürü Kemal Akkurt’un ev sahipliğinin de payı büyük. Misafirlerini iyi ağırlayan bir ev sahibi gibiydi.
Ama gecenin en keyifli kısmı iftardan sonra başladı.
Batman manzaralı terasta içilen çayın tadı başka oldu.
Şehir ayaklarınızın altında, sohbet sakin ve kaygısız, gazeteciler ise alışık olunmayan şekilde sakin.
O anda fark ettim: Biz aslında bir arada olmayı seviyoruz.
Çünkü gazeteciler genelde iki yerde bir araya gelir: ya basın toplantısında ya da bir tartışmanın ortasında. Bu kez ne mikrofon kavgası vardı ne manşet polemiği.
Sadece sohbet vardı.
Bence bu tür birlikteliklere daha çok ihtiyaç var.
Çünkü rekabet güzel şeydir ama kindarlığa dönüşürse gazeteciliğe faydası yok.
Fikir ayrılıkları da zenginliktir ama kavgaya dönüşürse kimse kazanmaz.
Kısacası o akşam şunu gördük:
Aynı salonda iftar açabilen gazeteciler, aynı şehir için daha iyi yazılar da yazabilir.
En azından iftardan sonra içilen çay bunu düşündürdü.