Pardon, siz öğretmen misiniz?

Pardon, siz öğretmen misiniz?

Batman’ın gündemi epey telaşlı bu aralar…


Dokunan yanıyor, öyle böyle değil, kavruluyor.


Ben de tam ‘bu hengâmede ne yapacağız’ diye düşünürken…


Milli Eğitim Bakanlığı’ndan “oh be…” dedirten o haber geldi:

“Öğretmenler artık öğretmen gibi giyinecek”

Hay sen çok yaşa, Bakan Bey!


Bir sabah uyanıp “Yahu bu öğretmenler neden öğretmen gibi görünmüyor?” diye dikkatini çekmiş olmalı.

İtiraf edelim;

Serbest kıyafet uygulaması, biraz fazla serbest oldu.


Öyle ki bazı öğretmenlerin görünüşü, görüntü olmaktan çıktı.

Okul bahçesindeki öğretmeni ara ki bulasın…

Camiye girip müezzini bulamamak gibi bir şey...


Hocam neredesiniz?


Ses var, görüntü yok!

“Aman Türkan, bu ne şekilcilik” diyenleriniz olabilir.


Canınız sağ olsun…

Ama kusura bakmayın:


Öğretmen dediğiniz, öğretmen gibi görünsün arkadaş, pardon hocam!

Son zamanlarda bazı öğretmenler sınıfa girmiş değil, resmen sınıfa düşmüş gibi görünüyor.


Yalansa yalan deyin.

Eskiden bir öğretmeni karşıdan gördü mü tanırdın.


İster camdan bak, ister uzaydan…


Öğretmen dediğin, kendini belli ederdi.

Taranmış saçlar,


Ütülü ceketler,


Kol altına sıkıştırılmış o “öğretmenden başkasına yakışmayan” çantalar…


Duru, güçlü ve kararlı ses tonları…

Ve o duruşları;
Dosta karne notu gibi güven veren, düşmana ise sözlü notu gibi korku salan bir duruş!

Şimdi?


Sınıfa biri giriyor:
Darma dağınık biri.


"Yeni öğrenci mi geldi?" diyorsun.


Yok...

O, matematik öğretmeniymiş.


Pi sayısını kovarken, berberin önünden de geçseymiş keşke…

Ütüsüz pantolon ve tişört…

Parmak arası terlik…


Sanırsın çay ocağında okeye dönerken “Hay Allah, dersim vardı” deyip koşmuş okula.

Kimi kadın öğretmenler ise çok renkli.


Ama öyle böyle renkli…


Taytlar, mini etekler, sandaletler…

Damadın kız kardeşi modunda makyajlar!


Sormak gerekiyor:

Hocam spordan mı geliyorsunuz yoksa kına gecesinden mi?

Yanlış anlaşılmasın, bu bir “eskiler daha güzeldi” yazısı değil.


Ama eskilerdeki o düzgünlük güzeldi be hocam…

Artık bazı öğretmenlerin kıyafeti, bildiğin “sistem çöktü” uyarısı veriyor.


Rol model olacaklarına, rol karmaşasına dönmüşler, farkında değiller.

Eskiden öğretmen, toplumu düzeltirdi.

Şimdi gömleğinin altından kaçan atletini düzeltemeyen öğretmenler var!

Ne diyelim, buna da çok şükür!

Zaman değişti zaman…

Farkındayız.


Zaman değişti evet ama öğretmenlik gibi kutsal bir mesleğin prensiplerine ne oldu hocam?


Meslek aşkı, 20 yıllık bir batarya mıydı?

Şarjı mı bitti!

Bazı öğretmenler, “öğrenci gibi görünürsem daha iyi iletişim kurarım” sanıyor, olabilir.

Ama bu, iletişim değil hocam…


Kimlik karmaşası!

Çünkü öğrenciyle aynılaşmaya başlayınca, aradaki çizgi buhar oluyor.


Aradaki çizgiler kalkınca, saygı da esnek çalışmaya geçiyor.

Ne zaman isterse geliyor, isterse hiç gelmiyor.

Mesele kravat takmak değil.

Mesele, ceket pantolon takımı giymek değil.

Mesele, öğretmen önlüğü de değil.

Mesele, öğretmen ile öğrenci arasında hatrı sayılır bir mesafe ve saygı oluşturmakta.

Mesele:

Teneffüste okul bahçesindeyken,

Sınıfta dersteyken,

Kantinde tost sırasında iken de öğretmenin, ağır bir duruş ve görüntü ile kendini fark ettirmesi…

Sınıf tahtasında ders anlatan öğretmenler gibi tane tane anlatayım:

Öğretmen; öğrenci gibi görünmemelidir.

Öğretmen; öğretmen gibi görünmelidir.

Kimlik kargaşasına gerek yok.

İşte tüm bu sebeplerden ötürü Sayın Bakanlık;


Bu kararınız geç geldi ama gayet iyi oldu, yerini buldu.

Dış görünüş önemlidir.

İntiba önemlidir.

Kıyafet, kimliğin bağırmadan konuşan halidir.

Bu yüzden öğretmen dediğin;


Sadece tahtaya değil, bazen aynaya da bakabilmelidir.

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ
Mehmet Coşar
Mehmet Coşar 9 ay önce
Kaleminize saglik
CUMA HOCA
CUMA HOCA 9 ay önce
MÜKEMMEL BİR ANALİZ
MEB BAKANINA ULAŞMALI