Yukarı t… bıyık, aşağı t… sakal..!

Yukarı t… bıyık, aşağı t… sakal..!

Yani bu ata sözlerine hayranım.

Her toplumun kendine özgü ata sözleri var ve ata sözleri tüm yaşanmışlıkları içinde barındırabiliyor.

Son bir haftadır evsel bahçelerin yıkımları gündemde. Kim haklı? Kim haksız? Herhangi bir şey diyemiyoruz. Yani anlayacağınız; ‘yukarı t… bıyık, aşağı t… sakal..!’ İki arada bir derede kaldık.

Ruhsatsız bungalov evler, prefabrik evlerin tamamının yıkımı gerçekleşti. Sanırım yıkım daha da devam edecek.

Eskiden gecekondu yıkımları olurdu. Haberci olarak biz de yıkım çalışmalarına giderdik. Garip-gurebanın evleri yıkılınca gözyaşları sel olur akardı. Kimi vatandaşlar kendilerini iş makinalarının önüne atar ölümle burun buruna gelirlerdi. Kimsenin evinin yıkılmasını istemeyiz, ancak bir şehirde yaşadığımızı ve bu şehrin bazı kural ve esaslarının olduğunu unutmayalım.

Peki gece kondu ile bungalov evlerin yıkımı şurasında ki fark neydi hiç dikkatinizi çekti mi? Gecekondular yıkılırken evlerin önünde tahtadan yapışmış oyuncak arabalar görürdük, şimdi ise yıkılan evsel bahçeler ile bungalov evlerin önünde milyonluk lüks otomobiller yüzme havuzları görmekteyiz!

Bu ne anlana geliyor? Söyleyelim;

Bir bungalov ev maliyeti havuzu ve  eşyaları ile birlikte nereden bakarsanız bakın 5 milyon TL’ye mal oluyor arsa hariç!

Yani anlayacağınız kapital sermaye sahiplerinin canları sıkılmış gelişigüzel yazlık ev yapmaya başlamışlar. Ayrıca sürü psikolojisini de hesaba katarsak, o yaptı ben de yapayım mantığı ile hareket edilmiş.

Bu mantık ve izinsiz inşaat temelden yanlış. Peki yıkmak doğru mu? Başta da söyledik, kimsenin evinin yıkılmasını istemeyiz, ayrıca orta yerde milli servet var ama ne yapalım karşımızda da devlet var. Herkes kendi kafasına göre bir şeyler yaparsa kaos çıkar.

Olan oldu devlet düğmeye bastı ve yıkım başladı. Peki bundan sonra ne olacak? Bundan sonra herkes daha dikkatli olacak ve inşaat yaparken prosedürlere riayet edecek, istenilen de budur.

‘Devlet aklı’ diyorlar ya bu işte aynen böyle, birileri düğmeye bastı gibi, parasal kaynaklar her geçen gün daha da çoğaltılıyor. Merkez bankasına para lazım. Bu kaynaklardan biri de ‘evsel bahçeler’ bir kaç ay içinde konu TBMM’ye getirilecek ve yeni para kaynakları yaratılıp, yasal bir zemine oturtulacak.

Konu Meclis gündeminde iken bu yıkım olmalı mıydı? Bana sorarsanız olmamalıydı. Bunca zaman beklenilmiş keşke biraz daha beklenilseydi.

Üst akıl her zaman bizden bir aldım önde bu nedenle ‘kadere rıza göstermek’ ten başka da bir çaremiz kalmıyor…

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ
Cengiz ıysal
Cengiz ıysal 10 ay önce
Helal olsun bu Valiye arkandayım devlet büyüğümmmm
Jale mir
Jale mir 10 ay önce
Fakirin anası ağlarken aşiretler, sanayi ve müteahhit odaları ayağa kalkmıyor villa yıkılınca etraf şenleniyor…
Germkeeee…
Yasin Er
Yasin Er 10 ay önce
Sayın Atay tek kelime ile bravo gerçekleri yazmışsın.
Villaların önünde tahtadan tapılmış oyuncak arabalar yok milyonluk lüks araçlar var.
Rahmet Elibol
Rahmet Elibol 10 ay önce
İzinsiz villa yapıyorlar valla büyük cesaret.
Haydan gelen huya gider demişler!
Soylu
Soylu 10 ay önce
Yani dediğiniz doğru her zaman gariban ağlıyor bu kez zenginler ağlasın bakalım.
Fakirin gecekondusu yıkılsaydı TSO ve Müteahhitler Birliği toplantı yaparlar mıydı?
Allah devleti başımızdan eksik etmesin. Bravo sayın Valim
Şehmus
Şehmus 10 ay önce
Ya nediyor uzun reiis gençleri sigara ilettinden kurtaracam ha bire zam yersek mesele aynı .
Hüseyin Yalçın
Hüseyin Yalçın 10 ay önce
Reis bence bir atasözü yerine ancak bu kadar olur tebrik ediyorum
Abdülaziz
Abdülaziz 10 ay önce
Keşke devlet bu konuda olduğu gibi uyuşturucu fuhuş ve benzeri durumlarda bu kadar hasas olsa