Batman Ticaret ve Sanayi Odasında seçim sürecine girildi. Dört başkan adayı hemen her gün yeni bir proje, ziyaret veya açıklamayla kamuoyunun karşısına çıkıyor.
Projelerin konuşulması önemlidir. Ancak takip ettiğim kadarıyla Batman’ın üretimini, ihracatını ve katma değerini doğrudan artıracak kapsamlı projeler henüz yeterince ortaya konulmadı.
BATSO seçimi yalnızca kimin başkan olacağı meselesi değildir. Asıl mesele, seçilecek yönetimin Batman ekonomisini önümüzdeki dört yılda nereye taşıyacağıdır.
Batman’ın nüfusu 600 bini aşmıştır. Ortanca yaş ise yalnızca 25,9’dur. Bu genç nüfus doğru eğitim ve yatırımla ekonomik güce dönüşebilir. Yeterli üretim alanı oluşturulamazsa işsizlik ve başka şehirlere göç olarak karşımıza çıkar.
Organize sanayi bölgeleri kurmak ve fabrika binaları yapmak önemlidir. Fakat asıl mesele, fabrikalarda ne üretildiği, üretimin ne kadarının Batman’da kaldığı, kaç yerel tedarikçi ve marka ortaya çıktığı, ürünlerin ne kadarının ihraç edildiğidir.
BİR FABRİKA BÜTÜN ŞEHRE KAZANDIRIR.
Kurulan bir fabrika yalnızca kendi çalışanlarına ekmek kapısı açmaz. Müteahhitten, demirciye, elektrikçiden, tesisatçıya, lokantacıdan, nakliyeciye, otelciden, bakkala, muhasebeciden ambalajcıya kadar birçok sektöre hareketlilik getirir.
Bu nedenle BATSO üyelerinin vereceği oy yalnızca odanın yönetimini belirlemeyecektir. Doğru yönetim ve yatırımlar bütün esnafın ticaretini büyütecektir. Üyeler tercihlerini dostluk, akrabalık veya grup ilişkilerine göre değil, adayların üretim ve ihracat programlarına göre yapmalıdır.
BATMAN’IN KOLEKTİF YATIRIMLARA İHTİYACI VAR
Batman, Türkiye’de petrolün ilk çıkarıldığı şehirdir. Buna rağmen petrole bağlı yüksek katma değerli yan sanayi gelişmemiştir.
Başkan adaylarından biri neden çıkıp, “Seçilirsek yönetimimiz ve Batmanlı iş insanlarıyla sermayemizi birleştirerek petrol türevleri, kimya, plastik veya endüstriyel yağlar alanında büyük bir tesis kuracağız” demiyor?
BATSO yönetimini bu şehrin iş insanları oluşturacaktır. O hâlde oda yalnızca yatırımcı bekleyen değil, yatırımcıları bir araya getiren bir kurum olmalıdır. İş insanlarının tek başlarına yapamayacakları yatırımlar kolektif ortaklıklarla gerçekleştirilebilir. Yerel sermayeyle kurulacak başarılı tesisler, büyük yatırımcıları da Batman’a çekebilir.
Aynı model tarım ve gıda sanayisinde uygulanmalıdır. Daha önceki yazılarımda da belirttim: Petrolümüzü doğrudan sevk ediyoruz. Buğdayı, mercimeği, nohudu, pamuğu, üzümü ve fıstığı sanayi ürününe dönüştürmeden gönderiyoruz. Tekstilde ise çoğunlukla başka markalara fason üretim yapıyoruz.
Ham maddeyi gönderen değil; işleyen, paketleyen, markalaştıran ve ihraç eden bir şehir olmalıyız.
Tarım ürünleri için paketleme, soğuk hava, kurutma ve işleme tesisleri kurulmalıdır. Tekstilde tasarım ve marka süreçleri Batman’a taşınmalı, fasonculuktan çıkılarak kendi markalarımızla ihracat yapılmalıdır. Küçük sanayideki ustalar için ortak makine parkları, üretim kooperatifleri ve pazarlama şirketleri oluşturulmalıdır
ADAYLAR ÖLÇÜLEBİLİR HEDEFLER AÇIKLAMALIDIR
Her başkan adayı şu sorulara açıkça cevap vermelidir. Görev süresi sonunda Batman’ın ihracatını hangi seviyeye çıkaracak? Kaç firmayı ilk defa ihracatçı yapacak? Hangi ülkelerde ticaret heyetleri ve fuar organizasyonları düzenleyecek? Oda bünyesinde ihracat, devlet destekleri, marka tescili, kalite belgeleri ve yabancı müşteri bulma konularında çalışan güçlü bir birim kuracak mı?
Hangi ortak yatırımlara öncülük edecek? Meslek liseleri, üniversite ve sanayi arasında iş garantili eğitim programları oluşturacak mı?
Bunlar siyasi değil; doğrudan Batman’ın ekonomisini ilgilendiren sorulardır.
FİNANSMAN VE TEMİNAT SORUNU ÇÖZÜLMELİDİR
Batmanlı işletmelerin önemli sorunlarından biri banka limitlerinin yetersiz, Batman’daki taşınmazların teminat değerlerinin ise başka şehirlere göre düşük tutulmasıdır. Bu nedenle bazı iş insanları, güçlü teminat gösterebilmek için yatırımlarını başka şehirlere yöneltmektedir.
BATSO; bankaları, kamu kurumlarını ve iş dünyasını aynı masada buluşturmalıdır. Batman’daki ticari ve sanayi taşınmazlarının gerçek piyasa değerlerini ortaya koyan bağımsız bir çalışma hazırlatılmalı, değerleme farklılıkları takip edilmelidir.
Kamu bankaları ve Kredi Garanti Fonu ile Batman’a özel kredi ve teminat protokolleri için girişimde bulunulmalıdır. Üretim, istihdam ve ihracat sağlayan firmaların kredi limitleri yalnızca taşınmazlarına değil, üretim kapasitelerine ve ticari performanslarına göre belirlenmelidir.
Ticaret Odasının asli görevi budur
Bu yazıda sıraladığım çalışmaların tamamı BATSO’nun yapması veya organize etmesi gereken işlerdir.
Geçmişte bu konuları bazı oda başkanlarıyla konuştuğumda, bu çalışmaların kendi görevleri olduğunun dahi yeterince farkında olmadıklarını gördüm. Oysa bu kadar büyük bir organizasyon, hizmet binaları ve yoğun seçim çalışmaları yalnızca üyelerin gidip kayıt belgesi alması için değildir.
Bu görevler yeterince yerine getirilmediği için neredeyse unutulmuştur. Hâlbuki Ticaret ve Sanayi Odasının asli görevi ticaretin önünü açmak, yatırımcıları bir araya getirmek, üretimi büyütmek ve üyelerini yeni pazarlara taşımaktır.
Batman’da uluslararası pazarlara ulaşmış az sayıdaki markaya sahip çıkmalı, onları başka şehirlere kaptırmamalı ve yanlarına yenilerini eklemeliyiz. Bir markayı kaybetmek; istihdamı, ihracatı, tecrübeyi ve şehrin itibarını kaybetmektir.
Batman için beş yıllık bir “Üretim, İstihdam ve İhracat Programı” hazırlanmalı ve sonuçları düzenli olarak kamuoyuyla paylaşılmalıdır.
BATSO seçiminde dört adayın yarışması demokratik bir zenginliktir. Ancak yarışın gerçek kazananı yalnızca başkanlık koltuğuna oturan kişi olmamalıdır.
Gerçek kazanan Batman olmalıdır.

Yorum yaz
Yorumları göster0 yorum
Yorumu bildir