<div>Müslüman olup da inancına bağlı her insanın ortak özlemidir kutsal topraklara gitmek.</div> <div>Hac farizasını yerine getirmek, umre ziyareti ile Kâbe’yi görmek, o manevi iklimi solumak elbette büyük bir nimettir.</div> <div>Bir kez gidenin bir daha gitmek istemesi de anlaşılırdır.</div> <div>İmkânı olan için hac ve umre ziyareti büyük bir fırsattır.</div> <div>Ama mesele tam da burada başlıyor.</div> <div><strong>Bugün bir hac ya da umre ziyaretinin maliyeti 3-10 bin dolar arasında değişiyor.</strong></div> <div>Daha lüks oteller, daha konforlu ulaşım, daha fazla alışveriş derken bu rakamlar daha da artıyor.</div> <div>Kısacası hac ve umre, bir noktadan sonra kişinin bütçesine ve tercihlerine göre şekillenen bir “paket” hâline geliyor.</div> <div>Çevremizde defalarca umreye gidenler var.</div> <div>Beş kez, yedi kez, on kez…</div> <div><strong>Artık bunu bir ibadetten çok bir alışkanlık, hatta bir tür tatil gibi görenlerin sayısı da az değil.</strong></div> <div>Kutsal topraklardan paylaşılan fotoğraflar, lüks otel manzaraları, bitmeyen sosyal medya paylaşımları…</div> <div>Tüm bunlar yapılırken, imkânı olmadığı için ömrü boyunca oraya gidemeyecek insanların iç çekişleri, ahları hiç düşünülmüyor.</div> <div>Tamam, bir kere gittin; Allah kabul etsin.</div> <div>Paran çoksa, sevap kazanmak istiyorsan bir daha, bir daha gitme; yerine bu kutsal topraklara hiç gidememiş birinin gitmesine vesile ol.</div> <div>Yeminle bunun sevabı daha büyüktür.</div> <div><strong>Komşun açken, akraban borç içindeyken, çevrende yüzlerce muhtaç varken defalarca umreye gitmek, bunu gösterişe dönüştürmek ne vicdani ne de dinî bir davranıştır.</strong></div> <div>Bırak komşunu, bırak akrabanın aç ve ihtiyaç sahibi olmasını…</div> <div>Bugün Gazze’de insanlar tüm dünyanın gözü önünde açlıktan ölürken bunu görmemezlikten gelmek, yapacağın her ibadetin kabul olup olmamasını bile tartışma konusu yapar.</div> <div>Aylarca bombardıman altında kalan Gazze’de silahlar sussa da ölümler ne yazık ki devam ediyor.</div> <div>Dün bombalarla parçalanan insanlar bugün açlıktan, soğuktan, hastalıktan can veriyor.</div> <div>Gazze üşüyor.</div> <div>Gazze aç.</div> <div>Gazze ölüyor.</div> <div>Bu sadece bir haber başlığı değil; bu, insanlığın vicdanında yankılanması gereken bir çığlıktır.</div> <div><strong>Geçmişte barbar İsrail’in vahşi saldırılarıyla öldürülen insanlar, şimdi yıkıntıların arasında ölüme terk edilmiş durumda.</strong></div> <div>Ne barınak var, ne yiyecek, ne ilaç.</div> <div>Mazlum Filistin halkı, özellikle de Gazze, çaresiz ve yardıma muhtaç.</div> <div>Böyle bir zamanda tatil yapmak, eğlenceye para harcamak bir yana; farz olmayan bir ibadet için binlerce dolar harcamak hangi vicdana, hangi fıkha sığar?</div> <div><strong>Gazze bu hâldeyken, bir müminin keyif ve konfor için israf etmesi caiz değildir.</strong></div> <div>Her gün Türkiye’nin dört bir yanından, Batman’dan kafile kafile insanlar yeniden umreye gidiyor.</div> <div>Peki din adamları, müftüler, Diyanet yetkilileri hiç mi çıkıp demiyor:</div> <div>“Ey Müslümanlar, insanlık ölüyor. Umreye harcayacağınız parayla Gazze’deki mazlumlara yardım ederseniz daha büyük sevap kazanırsınız.”</div> <div>Bunu söylememek de bir vebal değil midir?</div> <div><strong>“Umreniz kapınıza gelmiş ama Gazze’de kardeşleriniz aç; önce onları doyurun” demek bu kadar mı zor?</strong></div> <div>Siz Kâbe önünde telefonlarınızla selfie çekip sosyal medyada paylaşırken, Gazze’de insanların başını sokacak bir çadırı bile yok.</div> <div>Açlıktan ölen çocukları televizyonda görüp de vicdanı sızlamayan bir kalp, hangi ibadetten nasip alabilir?</div> <div>Gerçek mümin zulme sessiz kalmaz.</div> <div>Gerçek Müslüman açlıktan ölen kardeşini görmezden gelmez.</div> <div>Lüks içinde yaşayıp israf etmez.</div> <div>Lokmasını ihtiyaç sahibiyle paylaşır.</div> <div><strong>Bunun aksini yapanların ibadetleri sadece şekilcilikten ibaret kalır; ruhunu yitirir.</strong></div> <div>İslam; adalettir, dayanışmadır, haktır, hukuktur.</div> <div>Ey Diyanet, ey din adamları…</div> <div>İnsanlar bu kadar zor durumdayken, bu kadar yardıma muhtaçken neden bunu daha gür sesle söylemiyorsunuz?</div> <div>Neden vicdanın tam orta yerine dokunmuyorsunuz?</div> <div><strong>Gazze’de insanlar açlıktan ölürken, bu acıyı hissetmeyen bir ibadetin Allah katında nasıl bir karşılığı olabilir?</strong></div> <div>Bunu bir akşam başınızı yastığa koyduğunuzda kendi kendinize sordunuz mu peki?</div> <div> </div>