<div>Bir süredir Sonsöz Gazetesi'nin Yazı İşleri Müdürü, Kadraj Dergisi'nin sahibi, çevre ve kadın hakları aktivisti aynı zamanda DDY raylarının fotoğraf konu mankeni <strong>Hatice Türkan</strong> ile ilgili aleyhte yazılara ara verdiğim için barıştığımızı sananlar varmış.</div> <div><strong>Barışmadığımızı, hatta fikir ayrılıkları ve Sonsöz Gazetesi’ndeki işleyişle ilgili çatışmaların daha da büyüdüğünü, aramızdaki iplerin kopmak üzere olduğunu peşinen söyleyeyim.</strong></div> <div>Gerilimin bu aşamaya gelmesinde içsel ve dışsal birçok sebep var, ancak bunlara girmeyeceğim.</div> <div>Yazımın başlığından da anlaşılacağı üzere, konumuz basın özgürlüğüdür.</div> <div>Bu yazıda Batman’da basının meslek özgürlüğü açısından içinde bulunduğu duruma, 3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü’nde herkesin neden sessiz kaldığına ve Hatice Türkan’ın bu suskunluğuna değineceğim.</div> <div><strong>Öncelikle belirtmek isterim ki; her türlü bilgi ve fikir, düşünce özgürlüğüne ilişkin insan hakkının yerine getirilmesi ancak basın özgürlüğü ile mümkündür.</strong></div> <div>Basın özgür olmadıkça hükümetin, siyasilerin, tüm kurum ve kuruluşların, liderlerin şeffaf bir şekilde görev yapmaları ve halka hesap vermeleri beklenemez.</div> <div>Basının baskı altında kalmadan, tehdit edilmeden, sindirilmeden veya cezalandırılmadan özgürce ve bağımsız şekilde haber yapabilmesi, demokrasinin olmazsa olmazıdır.</div> <div><strong>Toplumsal değerlerin ve özgürlüklerin korunması, geliştirilmesi gibi önemli konularda kamuoyunu bilgilendirmek amacıyla haber yapan özgür bir basının varlığı, insan haklarının gelişiminde önemli bir rol üstlenir.</strong></div> <div>Toplumsal yapı içerisinde basının rolü ve varlığı bu kadar önemliyken, hala gazetecilerin görevini özgürce yaptığı söylenemez.</div> <div>Özgür ve bağımsız bir basın, sözde herkesin arzuladığı bir durumdur; ancak gerçekte bu böyle değildir.</div> <div>Batman basını, günümüzde başta bilgiye erişme ve gerçekleri kamuoyuyla paylaşma noktasında, özgür bir şekilde görevini yapamamaktadır.</div> <div>Batman’da gazetecilerin haklarını savunan 5 cemiyet bulunuyor.</div> <div>Basın kartı taşıyan ve gazetelerde yazarlık yapanlarla birlikte toplamda bu sayı 150’yi buluyor.</div> <div><strong>Basının birçok sorunla karşı karşıya olduğu bir dönemde, 3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü’nde kimsenin bu konuda bir fikir beyan etmemesi dikkat çekiciydi.</strong></div> <div>Bu suskunluğun nedenini merak ettim.</div> <div>Eğer Batman basını gerçekten özgürse, buna diyecek sözüm yoktur.</div> <div>Ama biliyorum ki Batman basını, bir yerden değil, her yerden baskı altındadır.</div> <div>Dolaylı olarak basın üzerinde farklı tehdit ve baskı unsurları vardır.</div> <div>Zenginler, feodaller, dernekler, örgütler, cemaatler, ağalar, şeyhler, aşiretler, seçilmişler, atanmışlar...</div> <div>İşlerine gelmeyen, hoşlarına gitmeyen konularda bir haber yayınladın mı, vay haline!</div> <div><strong>Yayınladığın haberin doğru olup olmadığına bakmaksızın, eğer aleyhlerine ise seni hemen tecrit ederler.</strong></div> <div>Tehdit eder, ekonomik ve siyasi baskı uygular, seni itibarsızlaştırırlar.</div> <div>Anlayacağın, yıldırmak için her yola başvururlar.</div> <div>Meslek hayatım boyunca bunların hepsini bizzat yaşadım.</div> <div>1989'dan bu yana Batman’da muhabirlik, yazarlık ve cemiyet başkanlığı görevlerinde bulundum.</div> <div>Bugüne kadar defalarca tehdit edildim, baskı gördüm, sindirilmeye çalışıldım.</div> <div><strong>Dışlandım, ötekileştirildim, muhatap alınmadım ama duruşumdan ve kişiliğimden zerre kadar ödün vermedim.</strong></div> <div>Yine çok değil, birkaç gün önce yazdığım bir köşe yazısından dolayı, bir belediye başkanının kardeşi, yazının yayınlandığı gazete yetkililerini arayarak tehdit dolu sözler sarf etti;</div> <div><strong>“Biz onun zihniyetini biliyoruz”</strong> diyerek göndermede bulundu.</div> <div>Benim gibi ne kadar ilkeli, tarafsız, vicdanlı ve ranta bulaşmamış biri olsan da bu sefer seni, kendi bakış açılarına göre karşıt bir ideolojik zihniyetle yaftalayıp onun üzerinden vurmaya çalışırlar.</div> <div>Batman basını içinde bu tür haksız suçlamalara maruz kalanlardan biriyim.</div> <div>Sırf hakikati yazıyorum diye, beni yaftalamadıkları siyasi parti ve düşünce kalmadı.</div> <div><strong>Bu bile başlı başına görevini özgürce yapmanın önünde büyük bir engeldir.</strong></div> <div>Hakikatin peşinde olan her meslektaşım da benim durumumdadır.</div> <div>Bunu en iyi bilen ve bu baskılardan muzdarip olanlardan biri de Hatice Türkan’dır.</div> <div>Her ne kadar aramızda barış olmasa da, vicdanına güvendiğim ve inandığım Hatice Türkan’a sadece bir soru soracağım:</div> <div><strong>Hatice Hanım, basın özgür mü?</strong></div> <div><strong>Bu soruya samimiyetle cevap vermeni istiyorum</strong>.</div>