Batman’dan her yıl yüzlerce, belki binlerce genç üniversite eğitimi için farklı şehirlere gidiyor.
Kimi İstanbul’da, kimi Ankara’da, kimi İzmir’de, kimi Van’da, kimi Gaziantep’te…
Valizini topluyor, ailesine veda ediyor ve hayatının en önemli dönemlerinden birine adım atıyor.
Peki biz, onların ardından ne yapıyoruz?
Bir üniversite öğrencimizin başarısını duyduğumuzda “Batman’ın gururu” diyoruz.
Peki, o genç başka bir şehirde yalnız kaldığında Batman nerede?
Bir öğrencimiz üniversiteyi kazandığında fotoğrafını paylaşıyoruz.
Mezun olduğunda tebrik ediyoruz.
Doktor olduğunda, mühendis olduğunda, öğretmen olduğunda gurur duyuyoruz.
Ama o noktaya gelene kadar yaşadığı sıkıntıları ne kadar biliyoruz?
Yurt bulabildi mi?
Ev kirasını karşılayabiliyor mu?
Burs alabiliyor mu?
Yemek konusunda sıkıntı çekiyor mu?
Hastalandığında yanında kim var?
Bir Batmanlı öğrenci başka bir şehirde “Benim hemşehrim burada” diyebileceği bir kapı bulabiliyor mu?
İşte asıl mesele burada başlıyor.
“Batmanlılar birbirine sahip çıkar” sözünün içi dolu mu?
Başka şehirlerde yaşayan Batmanlılara zaman zaman şu cümleyi duyuyoruz:
“Batmanlılar birbirine sahip çıkar.”
Güzel bir söz.
Ama artık bu sözün sadece söylem olarak kalmaması gerekiyor.
Çünkü bir üniversite öğrencisi için hemşehrilik, sadece aynı şehirden gelmek değildir.
Zor zamanında yanında olabilmektir.
Bir kapı açabilmektir.
Bir burs bulabilmektir.
Bir ev, bir yurt, bir iş veya bir rehberlik konusunda destek olabilmektir.
Bazen de hiçbir şey yapamıyorsanız, telefon açıp:
“Evladım, bir ihtiyacın var mı?”diyebilmektir.
Batman’ın iş insanları, sivil toplum kuruluşları, dernekleri, vakıfları, yerel yöneticileri ve şehir dışında yaşayan hemşehrileri…
Hepimizin bu konuda kendimize bir soru sorması gerekiyor:
Batmanlı üniversite öğrencilerimiz için bugüne kadar ne yaptık?
Elbette yapanlar var.
Öğrencilerimize burs veren, onların yanında olan, ihtiyaçlarını karşılayan çok değerli hemşehrilerimiz var.
Onlara teşekkür etmek gerekir.
Ancak birkaç güzel örnek, binlerce öğrencinin ihtiyacını karşılamaya yetmez.
Artık bireysel çabalardan daha güçlü, daha düzenli ve sürdürülebilir bir dayanışma kültürüne ihtiyaç var.
Batman’dan üniversite okumak için ayrılan gençler kayıt altına alınsa…
Hangi şehirde, hangi üniversitede oldukları bilinse…
O şehirlerdeki Batmanlı hemşehrilerimizle iletişim kurulsa…
İhtiyaç sahibi öğrenciler için burs ve barınma imkânları oluşturulsa…
Öğrenciler herhangi bir sorun yaşadığında ulaşabilecekleri bir dayanışma noktası bulsa…
Bunun Batman’a ne zararı olur?
Tam tersine, Batman’ın insan sermayesine yapılmış en değerli yatırımlardan biri olmaz mı?
Çünkü bugün destek olduğumuz öğrenci, yarın Batman’ın geleceğini şekillendirecek.
Bir kentin geleceği gençlerinin omuzlarında yükselir.
Bugün başka şehirlerde üniversite sıralarında oturan Batmanlı gençlerimizi yalnız bırakırsak, yarın onlardan memlekete sahip çıkmalarını beklemek ne kadar doğru olur?
Gençlerimize sadece başarı haberlerinde değil, ihtiyaç duydukları her anda ulaşmalıyız.
Çünkü Batmanlı olmak sadece Batman’da yaşamak değildir.
Batmanlı olmak, Batman’ın insanına nerede olursa olsun sahip çıkabilmektir.
Şimdi herkes kendisine şu soruyu sorsun: Başka bir şehirde üniversite okuyan Batmanlı bir genç, “Benim hemşehrilerim yanımda” diyebiliyor mu?
Cevabımız “evet” ise bunu daha da güçlendirelim.
Cevabımız “hayır” veya “bilmiyorum” ise artık harekete geçelim.
Çünkü mesele yalnızca bir öğrencinin meselesi değildir.
Mesele Batman’ın geleceğidir.

Yorum yaz
Yorumları göster0 yorum
Yorumu bildir