Siyonist futbolu

Siyonist futbolu

Endüstriyel futbol, günümüzde sadece kitleleri peşinden sürükleyen bir spor dalı olmanın çok ötesine geçmiştir. Milyar dolarlık yayın hakları, sponsorluk anlaşmaları ve küresel lobilerin gölgesinde şekillenen modern futbol, egemen güçlerin ve Siyonist emellerin kitleleri manipüle etmek için kullandığı en güçlü afyonlardan biri haline gelmiştir. Özellikle Dünya Kupası organizasyonları, adil bir rekabet alanı olmaktan çıkmış, belirli siyasi ajandaların ve Siyonist çevrelerin isteklerine teslim olmuş bir tiyatro sahnesine dönüşmüştür.

​Bu kirli düzenin yeşil sahalardaki en büyük projesi ve şımartılan figürü ise şüphesiz Lionel Messi ve onun arkasındaki Arjantin korumacılığıdır.

​Korunan ve Kollanan Bir "Ukala Çocuk"

​Futbol otoriteleri ve küresel medya, yıllardır "tarihin en iyisi" masalıyla bir Messi efsanesi pazarlamaktadır. Ancak madalyonun arkasına bakıldığında, bu "ukala çocuğun" ve Siyonist çevrelerin hayranı olan Arjantin millî takımının korunması için her türlü tezgahın sergilendiği açıkça görülmektedir. Sahada dokunulmazlık zırhıyla dolaşan Messi, kuralların sıradan futbolculara uygulandığı gibi kendisine uygulanmayacağını çok iyi bilmektedir.

​Bunun en somut örneklerinden biri, Arjantin - Cezayir maçında yaşanmıştır. Messi’nin Cezayirli futbolcuyu arkadan bariz bir şekilde çekmesi ve oyun kurallarını çiğnemesine rağmen, hakemlerin ve FIFA yönetiminin bu duruma tamamen sessiz kalması, futbol yönetiminin nasıl bir teslimiyet içinde olduğunu gözler önüne sermiştir. Bu sessizlik, adaletin değil, satılık vicdanların ve lobilerin zaferidir.

​Hakem Tiyatrosu: Mısır - Arjantin Maçı Rezaleti

​Siyonist futbol düzeninin en büyük rezaletlerinden biri de Mısır - Arjantin karşılaşmasında sahnelenmiştir. Tüm dünyanın gözü önünde yaşanan bu hakem katliamı, futbol tarihine kara bir leke olarak geçmiştir.

​Mısır’ın nizami golünü iptal eden,

​Arjantin’e haksız ve şaibeli bir penaltı jokerini altın tepside sunan,

​Adaletsizliğe isyan eden Mısır teknik direktörü Hüsam Hasan’a hiç çekinmeden sarı kart gösteren,

​Fransız hakem, tarafsızlığını değil, Messi gibi Kudüs’teki Ağlama Duvarı’nda Siyonist odaklara biat ettiğini kanıtlamıştır. Bu maç, sahadaki yeteneğin değil, perde arkasındaki Siyonist lobilerin düdüğünün çaldığının en net belgesidir.

​Ağlama Duvarı’ndan Siyaset Sahnesine: Bir Kahraman Yaratma Beyhudeliği

​Küresel medya ve Siyonist çevreler ne yaparsa yapsın, hangi kupayı hangi tezgahla eline tutuşturursa tutuşturursun; Messi gibi figürleri gerçek birer kahraman yapamayacaklardır. Messi, mazlum halkların, adalet arayan kitlelerin değil; ancak ve ancak Siyonistlerin yapay bir kahramanı olabilir.

​Onun sadece yeşil sahalardaki ayrıcalıklı konumu değil, küresel siyasetin vahşi yüzü karşısındaki duruşu da gerçek karakterini ortaya koymaktadır. Dönemin ABD Başkanı Donald Trump’ın, İran’daki küçük kız çocuklarının okuduğu okulları bombalamaktan ve İran’a yönelik saldırılardan bahsettiği esnada Messi’nin yüzüne yansıyan o umursamaz, alaycı sırıtma, onun bırakın bir spor kahramanı olmayı, insanî erdemlerden dahi ne kadar uzak olduğunu tüm dünyaya göstermiştir. Mazlumların kanı ve gözyaşı üzerine kurulan bu emperyalist tiyatroya sırıtanlar, insanlığın ortak vicdanında asla yer bulamazlar.

​Sonuç

​Futbol, artık sadece futbol değildir. Siyonist emellere hizmet eden küresel sermaye, yeşil sahada kendi putlarını yaratmakta ve bu putları korumak için her türlü adaletsizliği meşrulaştırmaktadır. Ancak ne Cezayir’e yapılan haksızlıklar ne Mısır’ın gasp edilen hakları ne de Hüsam Hasan gibi onurlu duruş sergileyenlerin maruz kaldığı baskılar unutulacaktır. Messi ve arkasındaki Siyonist futbol lobisi, kupaları manipüle edebilir; ancak insanlığın vicdanını ve hakikatı asla satın alamayacaktır.

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ