<div>Dünyada, ülkemizde, bir tık daha yakına gidersek kendi şehrimizde pek çok toplumsal sorun yaşanmakta.</div> <div>Bunları madde madde sıralayabiliriz.</div> <div>Çevre kirliliği, işsizlik, çarpık kentleşme, hastalıklar, trafik, göç, çocuk işçiler, yoksulluk ve daha aklıma gelmeyen ama biraz oturup düşünürsek daha da uzayacak sorunlarımız.</div> <div>Bu sorunlar arasında bizi teğet geçen yok sanırım. </div> <div>Hepsini toplum olarak birebir yaşayanlardanız.</div> <div>Bu yüzden bu sorunlardan herhangi birini ele alıp uzun uzadıya yazılar yazıp sorunları ortaya dökebiliriz. </div> <div>Yukarıda sıraladığım sorunlar arasında bulunan yoksulluk kavramını, yoksulluğu değerlendirelim. </div> <div>Ülkemizde de dünyanın birçok yerinde de üretim güçsüzlüğü olarak nitelendirebiliriz.</div> <div>Yoksulluk denilince aklımıza çoğu zaman zenginliğin karşıtı olan fakirlik, yani sefalet, açlık, yokluk kavramlar gelmekte.</div> <div>Belki de bu kadar keskin çizgiler çizmemize gerek yok.</div> <div>Belli bir sosyal refaha sahip olmayan insanlar da yoksul kategorisine sokulabilir.</div> <div>Bu sorunu sosyal bilimciler nasıl değerlendiriyor, nasıl çözüm önerileri sunuyor, bunu incelemek gerekir.</div> <div>Kamu politikalarının da çözüm üretmesi gereken bu soruna doğru bir şekilde yaklaşmak gerekiyor.</div> <div>Ben ise yoksullukla ilintili gibi gözüken ama yoksullukla gerçek anlamda ilgisi olmayan, çevremizde de bizi fazlasıyla rahatsız eden dilencilerden bahsetmek istiyorum.</div> <div>Her sokak başında, kaldırım kenarında, marketlerin kapsında, ATM’lerin önünde, kapılarımızda genellikle kadın ve çocuklardan oluşan dilencileri görmekteyiz.</div> <div>Literatürde yoksulluk kavramında ilk akla gelen açlık, sefalet fakirlik algısını kendilerinde kullanarak insanlardan yardım dilenmekteler.</div> <div>İnsanların bam teline dokunarak dini, vicdani, insani duygularından yararlanarak para istemekteler. </div> <div>Kimimiz gerçekten yoksul olduğuna inandığı için, kimimizde de ona öğretilen ‘açılan el boş çevrilmez ‘şiarıyla yardım etmekte.</div> <div>Buradan kesin kes “yoksul değiller, dilencilere para vermeyin sömürüyorlar, sömürülüyoruz” diye keskin cümleler kurmayacağım.</div> <div>Ben bile genelde vermesem de arada bam telimi dokunduğu için vermişliğim olmuştur. Vermemenin doğru olduğuna inansam da arada vermişliği olan biri olarak herkes gibi gel git’ler yaşamaktayım(z).</div> <div>Dilencilerin sokakta çok fazla oluşu, bize yaratığı gelgitlerden çok daha büyük sorunlar oluşturmakta.</div> <div>İnsanlar sömürüldüklerini düşündükleri için gerçek ihtiyaç sahiplerini görememekte, görseler bile sömürüldüklerini düşündükleri için gerçek ihtiyaç sahiplerine yardım etmekten uzaklaşmaktalar.</div> <div>Ama daha önemlisi ve tehlikelisi dilenenlerin yüzdelik oranına baktığımızda kadın ve çocuklar yer almakta.</div> <div>Çalışmaktan aciz adamlar çocuklarını, karılarını sokaklara salarak her türlü istismara da açmaktalar.</div> <div>Sabah erkenden kalkıp akşama kadar sokak sokak kapı kapı gezen bu insanlar eminim çok kötü olaylarla da karşılaşmaktalar.</div> <div>Bunun içine sadece dilenen değil evine para götürmek için sokaklarda seyyar satıcılık yapan çocuklar da dahil.</div> <div>Bizim para verip vermemekte kararsız kalıp, sonra da ellerine sıkıştırdığımız iki kuruş, onların daha çok sokakta kalmalarına neden olmakta.</div> <div>Yoksulluk algısıyla başlayan sonunun çok tehlikeli yerlere vardığı, başlı başına büyük toplumsal sorun oluşturan bu dilencilere acil çözüm bulunmalı.</div> <div>Bunun için acil sosyal politikalar belirlenmeli mevcut bulunan sosyal politikalar daha etkin şekilde uygulanmalı.</div> <div>Dilenen insanlara aktif istidam sağlanmalı, sokağa salınan çocukların ailelerine yaptırımlar uygulanmalı.</div> <div>Dilenmenin bir meslek olduğu algısından uzaklaştırılmalı yeterli eğitim verilmeli.</div> <div>Bu büyük soruna en kısa zamanda doğru çözümler üretmek gerekiyor yoksa toplum olarak çok daha büyük sorunlara gebe olduğumuzu belirtmem gerekiyor…</div> <div>Hoşçakalın.</div>