Dicle’nin iki yakası

Jirhat, Dicle’nin surlarına vuran rüzgâr gibi sertti. Uzun boyu, geniş omuzları, dağınık simsiyah saçları vardı. Çatık kaşlarının altında, hep bir soruyla yaşayan ela gözler.

HALKIN SESİ - 2 saat önce

Kot ceketinin cebinden eksik etmediği kitaplar, parmaklarının arasında sürekli çevrildiği bir tespih değil, bir çakmaktı.
Büyüdüğü mahallede ezan sesi duyulunca televizyonun sesi açılırdı. Babası her akşam, “Bize Allah’la korku sattılar oğlum” diye dişlerini sıkardı.

Orada inanç, gericilikti. Başörtüsü, cahillik.

Ama o mahallede de başka bir put vardı: Rakı, küfür, boş konuşma.

Soru sormak yine yasaktı.

“Neden inanmıyorsun?” dedin mi yobaz, “Neden her şeye karşısın?” dedin mi sürüden ayrılmış olurdun.
İnkârın da kendi şeriatı vardı. O da yargılar, o da dışlar, o da insanın dilini keserdi.
Lümpen bir özgürlük. Her şey serbestti ama hiçbir şeyin anlamı yoktu.

Jiyan, Dicle’nin sabah sisi gibi yumuşaktı.

İnce uzun parmakları, buğday teni, beline kadar inen dalga dalga saçları.
Konuşurken yere bakan, dinlerken gözünün içine bakan kahverengi gözleri vardı.
Büyüdüğü mahallede ezan, hayatın ritmiydi.
Ama o ritmin arkasına saklanmış çok ses vardı.

“Gülme, günah” diyen komşu.

“Oku ama fazla sorgulama” diyen hoca.

“Kadın kısmı susar” diyen amca.

Allah’ın merhameti az, azabı çok anlatılırdı.
Din, korkunun elbisesi olmuştu. Üstüne giyenin nefesi daralıyordu.

Babası severdi onu, ama sevgisi zincirdi.

“El oğluyla aynı havayı soluma” derdi. O hava Dicle’nin bile olsa.
Dicle’nin On Gözlü Köprüsü’nde karşılaştılar.
Jirhat’ın elinden düşen not defteri, Jiyan’ın ayağının dibine savruldu.
Jiyan eğildi, aldı. İlk sayfada yazıyordu: “Tanrı varsa neden bu kadar sessiz?”

Jirhat mahcup oldu. Jiyan gülümsedi.

“Belki de biz çok gürültücüyüz” dedi.

O gün başladılar konuşmaya.

Jirhat, Jiyan’ı ilk kez kitap okurken izledi.

Jiyan, Jirhat’ı ilk kez yıldızları anlatırken dinledi.
Jirhat öğrendi: Secde, birinin alnını yere koyması değil, kalbini huzura koymasıydı.
Jiyan öğrendi: Soru sormak, isyan değil, anlamanın ilk adımıydı.
Aşk, iki duvarın arasına sıkışmış bir sarmaşık gibi büyüdü.

Ne ezanı susturdular, ne itirazı.

Jirhat, Jiyan namaz kıldığında kapıyı usulca çekerdi.
Jiyan, Jirhat “evren tesadüf” dediğinde, “belki tesadüfün adı kaderdir” diye karşılık verirdi.

Ama mahalleler rahat durmadı.

Jiyan’ın evinde kıyamet koptu.

Babası, “Dinsizle düşüp kalkarsan sütümü helal etmem” dedi.

Annesi ağladı, “Elalem ne der?”

Jirhat’ın evinde de duvarlar yükseldi.

Annesi, “O kızın aklı yıkanmış” dedi.
Abisi, “Yobazların içine girersen sen de kör olursun” diye çıkıştı.
İki genç, sevdikleri uğruna, sevdikleriyle savaştı.

Ayrılmadılar.

Ama her gün biraz daha yoruldular.

Nikâh konusu açılınca bıçak kemiğe dayandı.
“İmam nikâhı olmadan kız veremem” dedi bir taraf.
“Resmî nikâh olmadan bu devirde olmaz” dedi diğer taraf.
Jirhat ile Jiyan, iki ineğin tepiştiği yerde ezilen çimen oldu.

Yıllar, onları koparmadı ama birleştirmedi de.

Jiyan, ilçede bir kütüphanede işe başladı.
Çocuklara masal okudu, “iyi insan olun” dedi. Din demedi, ahlak dedi.
Jirhat, barajlarda çalışan bir mühendis oldu.
Dicle’ye köprüler kurdu, ama kendi köprüsünü bir türlü tamamlayamadı.

Aynı şehrin iki ucunda, iki ayrı hayat.

Jirhat, Jiyan’ın evinin önünden geçerken adımlarını yavaşlatırdı.
Jiyan, Jirhat’ın arabasını uzaktan görünce perdenin arkasına çekilirdi.

Konuşmuyorlardı. Küs değillerdi. Sadece yorgundular.

Bir kış günü, Jirhat hastalandı.

Ciğerlerini üşütmüştü, haftalarca yataktan kalkamadı.

Jiyan duydu.

Her sabah işe gitmeden önce, Jirhat’ın kapısına sıcak çorba bıraktı.

Zili çalıp kaçtı.

Jirhat, boş tası kapının önünde bulunca anladı.
İçine bir not bıraktı: “İlacını iç.”
Jiyan o tası aldı, notu cüzdanında yıllarca taşıdı.

Jirhat iyileşti.

Baharda, Dicle kenarında karşılaştılar.
Saçlarına ak düşmüştü ikisinin de.
Jiyan’ın gözlerinin kenarında ince çizgiler, Jirhat’ın sakallarında beyazlar.

Konuşmadılar uzun uzun.

Sadece yan yana oturdular.

Jirhat, “Hâlâ soruyor musun?” dedi.

Jiyan, “Hâlâ inanıyor musun?” diye karşılık verdi.

Güldüler.

Çünkü cevapları değil, soruları sevmişlerdi birbirlerinde.

Evlilik olmadı.

Çünkü evlilik, ailelerin de evlenmesi demekti.

Ve aileler, kendi savaşlarından vazgeçmedi.

Ama Jirhat ile Jiyan, kendi barışlarını imzaladı.
Bayramlarda, Jirhat, Jiyan’ın annesine sessizce meyve gönderdi.
Kandillerde, Jiyan, Jirhat’ın babasının mezarına su döktü.
Jirhat yetmişine geldiğinde, bir sabah Dicle’yi izlerken sandalyesinde uyuyakaldı.

Bir daha uyanmadı.

Cebinden Jiyan’ın gençlik fotoğrafı çıktı.

Arkasında tek satır:

“En büyük cevap, soruma saygı duymandı.”

Jiyan, cenazeye gitti.

Ne ağıt yaktı, ne slogan attı.

Sadece Jirhat’ın tabutuna elini koydu.

“Huzurla” dedi. Kendi inancıyla, onun inançsızlığına.
Jiyan, Jirhat’tan üç yıl sonra öldü.

Vasiyeti bulundu:

“Beni Jirhat’ın çaprazına gömün. Göz göze gelmeyelim, edep bilmeyiz sanırlar. Ama yakın olsun. Dicle’nin sesi ikimize de gelsin.”

İki mezar. Aralarında bir metre toprak.

Birinde kuşlar, diğerinde rüzgâr.

Bir mahalle “rahmetli” der, öteki “ışıklar içinde uyu”.

Dicle ikisini de dinler, hiçbirini kayırmaz.

Mesele ezan değildi.

Mesele rakı da değildi.

Mesele, “benim doğrum seninkini döver” diyen kibirdi.
Biri Allah adına, diğeri özgürlük adına insanı eziyordu.

Oysa Jirhat ile Jiyan anladı:

İman da, isyan da, ancak onurluysa insandır.
Ve en büyük ibadet, karşındakinin boşluğuna basmamaktır.

Dicle hâlâ akar.

Sorularla cevapları aynı denize döker.

Ve iki yaka, belki bir gün, köprüsüz de kavuşur.
Haftanın Öne Çıkanları

Batmanlı Ailelere Şırnak’ta kanlı pusu: 5 yaralı

2026-05-29 01:12 - GÜNDEM

Vekil Nasıroğlu, kanlı pusunun ardından harekete geçti

2026-05-31 14:47 - GÜNDEM

Batman’da hareketli saatler: İşyerinde ceset bulundu

2026-05-28 17:14 - GÜNDEM

BESOB'A YENİ BAŞKAN

2026-05-31 21:54 - GÜNDEM

Batman’da bıçaklı kavga: 20 yaşındaki genç yaşamını yitirdi

2026-05-31 11:20 - ASAYİŞ

Batman’da silahlı kavga can aldı

2026-05-31 10:50 - ASAYİŞ

Feci kaza: 1 kişi öldü, 4 kişi yaralandı

2026-05-29 20:37 - GÜNDEM

Batman’da kurban kesilen alanlar temizleniyor

2026-05-29 05:31 - GÜNDEM

Çay Mahallesi’nde acı olay: 1 yaşındaki çocuk hayatını kaybetti

2026-05-29 12:51 - GÜNDEM

Tımok Festivali’nde net mesaj: “Aşiret Değil, Toplum Derneğiyiz”

2026-05-30 19:03 - GÜNDEM

İlgili Haberler

Batman’ın hafızası 13 yaşında!

12:43 - HALKIN SESİ

Petrolspor’un Trendyol 1. Lig Yol Haritası

11:35 - HALKIN SESİ

Nostalji

17:12 - HALKIN SESİ

Gurbetin Penceresinden: Batman’da Bayram Olmak

17:09 - HALKIN SESİ

Timok-Gümüşmrgü: Dağların koynunda bir cennet

13:35 - HALKIN SESİ

Günün Manşetleri

Çorum Emeklileri, Batman’a misafir oldu

14:59 - GÜNDEM

Batmanlı Genç, Finlandiya'da öldü!

14:51 - YAŞAM

Batman'da meydan kavgası

14:44 - ASAYİŞ

Petrolspor kalecisini buldu mu?

14:29 - SPOR

Öğretmenlerimiz Hollanda’da gözlem yaptı

14:06 - EĞİTİM