Oynadıkları futbol ve aldıkları sonuçlarla bize her hafta farklı yorumlar yazdıran Petrolspor’a şaşırmamak elde değil. İçeride müthiş oynayıp güzel sonuçlar alan takım, arka arkaya üç deplasman maçında berabere kalarak önemli puanlar bıraktı. Zirve yarışında yine rakiplerinin puan kaybettiği haftada kazanamayarak avantajı elinin tersiyle itti.
Doğrusunu söylemek gerekirse hafta başından beri Adana deplasmanından çekindiğimi her defasında dile getirdim. Ancak mevcut kadromuzun kaliteli oluşu ve son iç sahada gösterilen performans beni yine de umutlandırmıştı. Kadrolar açıklandığında içimdeki o tuhaf his yine ince ince kendini hissettiriyordu. Kadroda Buğra’yı görmeyince neden dedim arkadaş! Bu kadar kaliteli bir isim neden onbirde yok. Bozmasaydın hocam keşke Erzincan galibiyetinin kadrosunu demekten kendimi alamadım. Emir Alagöz döndü ama yedek bekleyebilirdi. Gökhan Karadeniz ve Buğra Çağıran uyumunu bir kez daha gösterebilseydik. Tamam rakip hızlı çıkan ve hücumda etkili olabilen bir ekip bunu biliyoruz. İshak ve Emir Alagöz ile bunu önlemek istedi Serdar hoca ama olmadı. Olmadığını görünce keşke ufak bir dokunuş yapsaydı. 1-0 öndeyken ve önemli bir kaç pozisyon kaçarken Teknik heyet daha ne yapsın diyecektim ki üç oyuncuyu birden değiştirme hamlesi gelince frene bastım. Ne gereği vardı derken golü kalemizde gördük. Sonuç almak için dokunuş yapılır normalde ama bizde tersi oldu. Aslında üç ismin birden oyuna girmesi yerine Emir-Buğra değişikliği bir süre yeterli olabilirdi. Buğra -Gökhan ikilisi birlikte oynasaydı keşke. Sonrasında Okan’ı ve belki Kerim Frei’yi oyundan alsaydı hoca.
Hızlı başladık golü de erken bulduk. Biraz daha üstlerine gidip farkı açabilirdik ama zaman zaman temkinli oynayıp rakibi karşılama düşüncesi Adana01 Fk’ye fırsat verdi. Evet, yine pozisyonlar bulduk ve sonrasında fişi çekecek penaltıyı da kazandık. Belki de onu gole çevirsek ve kazansak farklı şeyler konuşuyor olabilirdik. Maçın golünü atan Gökhan Karadeniz belki penaltı kaçırdı ama hücumun kalbindeydi. Kerim ilk yarıya göre performansı düşse de geriye koşuları ve kanattan içeriye attığı toplarla her an tehlike yaratacak isimdi. Yetmedi son dakikalarda Burak Kavraz- Mert Örnek değişikliği geldi. Maç berabere giderken son beş dakikada ne verebilir ki bu çocuk. Kazanmak adına Mert ile en kötü top tutuyorduk ileride. Öyle ya da böyle bu maçı alıp keyfimize bakmalıydık ama olmadı. Önceki hafta kulağa hoş gelen melodiyi bu hafta dinleyemedik. Ve bir türlü istediğimiz o galibiyet serisine başlayamadık.
Zirve yarışında her hafta dengeler değişirken Petrolspor’umuzun kimseye bakmadan kazanmasını bekliyoruz. Kaybedilen basit puan kayıplarını hanemize eklediğimizi düşündüğümüzde tünelin sonundaki ışığı görebilirdik belki de. Kazanılan her puanın elbette önemi ve ehemmiyeti var. Ama öndeyken hatta farkı açacakken elimizle puanı kaptırmak bizleri üzdü. Saha içi kadar saha dışındaki olaylar da bizleri üzdü. Bu ligin en centilmen ve misafirperver taraftarlarına ve yöneticilerine yapılanlar bizi üzdü. Taraftarı taşıyan otobüslere yapılan taşlı saldırı bizleri üzdü. Sporun birleştirici ruhundan uzak bu durumu asla tasvip etmiyor, tüm Petrolsporlu renktaşlarıma geçmiş olsun diyorum. Bu puan kaybı ve maç sonrası yaşananlar umudumuzu ve şampiyonluk hedefimizi asla kaybettirmeyecek. Aksine daha da güçlendirecek. Birlik ve beraberlik içinde kenetlenerek nasıl bir camia olduğumuzu göstereceğiz. Bu pazar evimizde oynayacağımız Elazığspor maçı ile bunu tekrardan kanıtlayacağız. Biz kazanacağız, biz başaracağız.