Ankara bu kez tamam diyor…

Ankara bu kez tamam diyor…

Yeni açılım…

Toplumsal barış süreci…

Terörsüz Türkiye…

Çözüm süreci….

Ne derseniz deyin…

Bu mesele, Türkiye'nin ve dünyanın en önemli gündemidir.

Türkiye’nin en siyaset ve karar merkezi olan Başkent Ankara’da bu meseleye nasıl bakılıyor peki?

Hafta sonunu Ankara’da geçirdim. İnsan hakları savunucuları, siyasiler, akademisyenler, hukukçular ve Batmanlı dostlarla görüşmelerimiz oldu.

Sohbetlerimizde en çok merak edilen, Batman’da ve bölgede genelin silahlara veda ve Türkiye’nin demokratikleşmesi meselesine bakışı.

Bölgenin meseleye bakışını kendi bakış açım ve gözlemlerimle aktarıyorum.

Diğer bir taraftan da hepimizin ortak arzusu olan barışa Ankara’da nasıl bakıldığını, sürecin nasıl ilerlediğini merak edip sohbetler ve gözlemler yapıyorum.

Ankara’da özellikle konuyla ilgili trafik çok yoğun.

DEM Parti, siyasi partiler arasında mekik dokuyor.

TBMM’de grubu olan siyasi partilerden oluşan bir komisyondan söz ediliyor.

Yakında konu TBMM’de de görüşülmeye başlanabilir.

Ankara’dan sürecin kararlılıkla sürdürülmesi için siyasi anlamda ciddi bir irade ve kararlılık var.

Ankara bu sefer çözüm için "tamam" izlenimi veriyor.

Bu da bizim umudumuzu artırıyor.

Ülkemiz huzura, barışa müthiş bir fırsat yakalamış.

Tıpkı Batman’da olduğu gibi Ankara’da da Türk ve Kürt kardeşliğinin bin yıl daha sürmesine dair herkeste büyük bir umut gördüm.

Bu umudu büyütmek gerekir.

Bin yıl önce bu topraklarda sadece tarih yazmadılar, birlik ve kardeşliği de yazdı.

Bu toprakları canı pahasına birlikte korudular.

Bu ülkenin insanları ayrı ayrı kökten gelse de, aynı çınarın dallarıdır.

Türk ile Kürt, bir arada büyüyen iki yürektir.

Aynı zorlukları yaşadılar bu topraklarda.

Türkler ve Kürtler sevinçlerinde aynı halaya durdu.

Tarih sayfalarını çevirin.

Çanakkale’de, Sakarya’da, Gaziantep’te, Sarıkamış’ta, Kore’de…

Kimin adı neydi, kim nereliydi, kimse sormadı.

Çünkü Türkler ve Kürtler kardeşti; birlikte vardı, birlikte direndiler.

Kaderleri, değerleri, inançları da bir.

Bugün, birileri hâlâ kardeş halklar arasında duvarlar örmeye çalışıyor.

Ama unuttukları bir şey var:

Bu ülkenin kalbi birlikte atıyor.

Birbirine tutunan milyonlarca elin sıcaklığı, tüm nefret ve kini yok edecek kadar büyük bir güç.

Kardeşlik, sadece aynı soyda değil, aynı kaderi paylaşmaktır.

Türk’ün acısı Kürt’ün yüreğine düşer,

Kürt’ün sevinci Türk’ün gözünden yaş olur.

Birlik ve beraberlik içinde, saygı içerisinde bir yaşamdan başka hiçbir şansımız yok.

Artık barış ve kardeşlik dili konuşulmalı.

Korkuların, şiddetin değil; hoşgörü ve sevginin dili.

Ayrılıkların değil, ortak yaşananın, hayallerin dilini hâkim kılınmalıdır.

Çünkü bu ülkenin geleceği;

ne silahların gölgesinde,

ne siyasi gerilimlerle heba edilmemelidir.

Bu ülkenin geleceği, sevginin, anlayışın ve barışın yükselecek.

Bu yüzden her zamankinden daha çok haykırmak gerekir:

Türk ile Kürt kardeştir.

Bu kardeşliği büyüten her söz kutsaldır.

Bu yüzden Ankara’da da, Batman’da da kalpler barış ve kardeşlik için çarpıyor.

Buna katkı sunmanın ve inanmanın zamanı.

Bu kez herkes "tamam" dediği gibi, Ankara da "tamam" diyor.

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ