Aşiret dernekleri bu önerilere ne der?

Aşiret dernekleri bu önerilere ne der?

Batman’da aşiret derneği sayısı günden güne artmaktadır.

Bazı aşiretler kuruluş işlerini tamamlayıp tabelalarını asarken, bazıları da kuruluş süreçlerini tamamlamak üzere çalışmalarını sürdürüyor.

Aldığım bilgilere göre Batman’ın en büyük aşiretlerinden biri ise kuruluş işlemlerini tamamlamasına rağmen derneğinin tabelasını asıp açamıyormuş.

Nedeni ise aşiretin ileri gelenlerinin derneği kuran kişiye ‘sen kime danıştın, kimden izin aldın da böyle bir yola girdin, biz bu kararı ve derneği tanımıyoruz’ diyerek tehdit ediyormuş.

Ben baştan beri hem aşiretlerin kendi içinde yaşanacak gerilim, çekişme ve kavgalar hem aşiretler arasındaki güç yarışı ve rekabete dayalı çatışmalardan kaynaklı kaygılarımı dile getiriyorum.

Bu ve benzer nedenlerden dolayı karşı olduğum aşiret dernekleri başkanları ile yaptığımız sohbetlerde kaygılarımı kendileriyle de paylaşıyorum.

Sohbetlerimiz esnasında bazı aşiret dernekleri başkanları, (örneğin Timoklular Derneği) aşiret tabirini kullanmadıklarını söylüyor.

Diğer derneklerin tabelasında ve açıklamalarında da her ne kadar aşiret ismi çok kullanılmıyorsa dahi, bunlar birer aşiret derneğidir.

Aşiretlerin iç hukuku işleyişi ile ilgili geçmiş pratiklere baktığımızda da hep güç eksenli, zorbalık ve feodalizm vardır.

Yeni süreçte nasıl bir işleyişle ve anlayışla yol alacaklarını şimdiden kestirmek zor.

Demokratik bir hiyerarşi ve yönetim anlayışı ile hareket ederler mi?

Yoksa tıpkı geçmişte olduğu gibi ağlık ve zorbalık sistemiyle mi hareket ederler, onu zaman gösterir.

bazı haklı sebep ve kaygılardan dolayı aşiret derneklerine mesafeli olsak da olmasak da sayıları günden güne artıyor, bu bir gerçek.

Sayıları artan aşiret dernekleri bu gidişle ilerde siyaset ve toplumsal yaşamda bir güç odağı haline gelebilir.

Bu gücün demokratik bir yapı ile hareket etmesi ve toplumsal faydalar sağlaması adına aşiret dernekleri yöneticilerine bazı önerilerim olacak.

Aşiret derneklerinin şeffaf ve demokratik bir işleyişe sahip olması, her türlü zorbalığa ve şiddete karşı olması gerekir.

Hem kendi içlerinde hem başka aşiretlerle barış içerisinde olmalılar.

Aile bağlarını doğru bir temelde inanç, örf adet, gelenek ve kültürel değerlerine bağlı olacak şekilde güçlendirmeliler.

Hiç bir siyasi partinin arka bahçesi, yandaşı ve taraftarı olmadan; her üyesinin hür siyasi iradesine saygılı olmalıdırlar.

Üyelerinin başta tefecilik olmak üzere, haksız kazanç sağlayan her türlü gelir getirici çabalarına son vermeliler.

Düğünlerde şatafat, gereksiz harcama ve altın geleneğine sınırlandırma getirilmeliler.

Yaban hayat ve ekolojik dengeyi etkileyen her türlü avcılığı yasaklamalılar.

Bireysel silahlanmaya karşı çıkmalı; uyuşturucu, kumar ve benzeri bağımlıklarla mücadele etmeliler.

Toplumun huzur ve barışına katkı sunmalılar.

Doğal kaynakları yok edilmesine karşı durmalılar.

Kirletme ve israf alışkanlığına karşı duruş sergilemeliler.

Kadına yönelik şiddet ve iki eşliliğe karşı çıkmalıdırlar.

Toplumsal yaşamda ve aşiret derneklerinin yönetimlerinde kadınları da desteklemeliler.

Aşiret derneklerinin, bu önemli hususları dikkate alması, ilkesel olarak benimseyip pratikte hayata geçirmesi, bu önerilere dernek tüzüklerinde de yer vermelerini umuyorum.

 

 

 

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ