Bahara çağrı

Bahara çağrı

Bahara söyleyin, bu kez elini çabuk tutsun.
Onun için büyüyen özlemimiz var; hasrete takatimiz kalmadı.
İçimizde, içtenlikle güzel günlere dair umut, yerini bir ağızdan söylenen kardeşlik türkülerine bıraktı.

Eskiden silah sesleriyle yankılanan dağlarda, vadilerde şimdi sadece kuşların özgür tınısı duyuluyor.
Kuşlar artık ürkmeden kanat çırpıyor gökyüzüne.
Barutun genzi yakan kokusu, yerini yağmurla yıkanmış taze toprağın kokusuna bıraktı.

Bu yıl takvimleri şaşırtsın bahar;
kışı beklemeden, ayazı dinlemeden gelsin.
Dağlarımız erkenden kuşansın en güzel rengârenk fistanını.

Leylekler göç yollarını kısaltsın,
kırlangıçlar baharın habercisi değil, yoldaşı olsun.
Gökkuşağı bu yıl sabredemesin; yağmur bitmeden doğsun.

Nergisler, papatyalar ve erik çiçekleri birer beyaz duvak gibi süslesin tabiatı.
Kelebekler hiç vakit kaybetmeden konmalı omuzlara, hafifliğini hissettirmeli.

Bahar Mart ayını beklemesin.

Ey barışın ve özgürlüğün eşiği!
Gel de umutlarımıza güç kat.
Toprağa serptiğimiz barış tohumları seninle filizlensin.

Kışı uğurlarken, tüm karanlığı da beraberinde götür.
En güzel bahar, berraklığınla gel.
Yağmurlarınla yeryüzünü sadece tozdan değil, geçmişin tüm acı izlerinden de arındır.
Dağlarda tek bir barut zerresi kalmasın; serçelerin cıvıltısı en yüksek zirvelere kadar ulaşsın.

O çok özlediğimiz neşeni kuşan da gel.
İçimizdeki coşku bir gökkuşağı gibi binbir renge bürünsün.
Gelişinle dünyayı mutlu seslerle doldur.

Bu sene tez gelesin diye toprağı sevgiyle eşeledik,
tohumları umutla toprakla buluşturduk.
Her tohum seninle cesaret bulsun şimdi;
her filiz başını güvenle göğe kaldırsın.
Etraf güllük gülistanlık olduğunda,
en renkli uçurtmalarımızı özgürlüğün göğüne salacağız.

Bahar duydu çağrımızı, bakın.
Güneş müjdeyi rüzgâra fısıldadı bile.
Rüzgâr otlara, otlar ağaçlara,
ağaçlar kuşlara fısıldadı o kutsal haberi…
Ve kuşlar en yüksek zirvelerden haykırdı:
“Uyanın! Uyanın!
Bahar bu yıl erkenci, barışın müjdesi kapımızda!”

Bu yıl her şey erken olsun:
Çiçekler erken açsın,
Güzel günlere dair umut erkenden yeşersin,
Barışın ılık soluğu erkenden ısıtsın yüreğimizi.

Tüm acılardan, kederlerden, kaygı ve korkulardan kurtulalım;
gökyüzüne yükselen bir leylek gibi.
Rüzgâr hangi yönden eserse essin,

bizi sadece iyiliğe, sadece merhamete ve sadece birbirimize savursun.

Duy sesimizi, bahar mevsimi;
her gün yeni bir tomurcuk,
her gün yurduna dönen bir kuş,
her gün dala tutunan yeni bir yaprak için…

Erken gel ey güzel günlerin habercisi,
çok bekletme bizi.

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ