Batman’da ağaçları kim koruyor?

Batman’da ağaçları kim koruyor?

Batman’da ağaç kıyımı durmak bilmiyor. Üstelik bu kez kıyım, kentin ücra köşelerinde değil; herkesin gözü önünde, şehrin tam kalbinde yaşanıyor.

Önce 19 Mayıs Mahallesi’nde, Hacı Talat Camii bahçesindeki 30-40 yıllık ağaçlar kesildi. Ardından Batman’ın hafızası sayılan Devlet Demiryolları (DDY) bahçesindeki yıllanmış ağaçlar birer birer kesilerek devrildi. Şimdi de eski İl Milli Eğitim Müdürlüğü binasının, askerlik şubesi arkasındaki bahçesinde bulunan koca çınarlar; iş makineleri ve hızarlarla, çamlarla birlikte yok edildi.

Üç farklı nokta, aynı gerekçe: Yeni projeler.

Kent merkezinde, herkesin gözü önünde ağaçlar kesiliyor; ama ne hikmetse kimse görmek istemiyor, duymak istemiyor ve sesi çıkmıyor. Kimselerden ciddi bir itiraz duyulmuyor.

Bu süreçte sadece Batman Çevre Gönüllüleri Derneği, her üç noktadaki ağaç kıyımına karşı sesini yükseltti. İş makineleri geliyor, hızarlar çalışıyor, onlarca yıllık ağaçlar dakikalar içinde odun yığınına dönüşüyor… Ve şehir tümden sessiz.

Sadece ve sadece, her zaman olduğu gibi Batman Çevre Gönüllüleri Derneği Başkanı Hasan Argunağa’nın yaptığı açıklamayla bir itiraz sesi duyuldu. Yaptığı basın açıklamasında Sayın Argunağa,

“Ağaçları keserek eğitim, doğayı yok ederek gelecek kurulamaz. Cami bahçesindeki ağaçları kesip hutbelerde Peygamberimizin ağaç sevgisini anlatamazsınız. Okul bahçesindeki ağaçları yok edip öğrencilere doğa sevgisi veremezsiniz.”

diyordu.

Haklı değil mi? Bir ibadethanenin ya da bir eğitim kurumunun bahçesinde bile ağaçlar korunamıyorsa, bu şehirde hangi alanda ağaçlar güvende olabilir?

Oysa başka şehirlerde, sırf bir ağaca zarar gelmesin diye projelerin yönü değiştiriliyor. Yol güzergâhları ağaçların etrafından dolaştırılıyor, bina yerleri kaydırılıyor, hatta bazı projeler tamamen iptal ediliyor. Avrupa’da ve Türkiye’de bazı büyük şehirlerde “ağaç var” diye köprü ayaklarının yeri değiştiriliyor, meydan projeleri yeniden çiziliyor.

Batman’da ise durum çok farklı. Projeyi değiştirmek mümkünken ağaçlar göz göre göre kesiliyor. O ağaçlar kesilmeden de camiye ek bina yapılabilirdi. Milli Eğitim alanında planlanan her neyse, ağaçlar korunarak da inşa edilebilirdi. Üstelik her iki yerde de birçok ağacın kaldırıma sıfır noktada olduğu ve rahatlıkla kullanılabilecekleri ortadaydı.

Ama kimse uğraşmak istemedi. Çünkü ağaç, bu şehirde hâlâ bir “engel” olarak görülüyor. Ve ne yazık ki güzelim ağaçlar, para ediyor diye kütük haline getirilip kamyonlara yüklendi.

Bu kıyımı yapanların yanına da kâr kaldı; çünkü ortada bir yaptırım yok.

Peki, ağaçları korumakla görevli kurumlar nerede? Şehir merkezinde bu kadar rahat kesim yapılıyorsa, kırsalda yaşanan talanı düşünmek bile istemiyorum.

Artık bu gidişata “dur” denilmesi gerekiyor. Son zamanlarda rastgele bir şekilde yapılan ağaç kıyımı mutlaka durdurulmalıdır. Her kurumun bahçesindeki ağaçlar kayıt altına alınmalı, tek tek cinsi ve yaşı belirtilerek kimliklendirilmelidir. Kimliklendirilen ağaçları kurutanın da kesenin de cezası olmalıdır.

Aksi halde bugün sessiz kalanlar, yarın bu şehirde gölge bulacak bir ağaç aradıklarında çok geç kaldıklarını anlayacaklar.

Batman, yazın sıcak ve her zaman havası kirli bir şehir olarak yeşile daha çok ihtiyaç duymaktadır; betona değil. Ben ve diğer çevre duyarlılığı olan herkes, her ağaç kıyımı sonrası yapılan “biz daha çok ağaç ekiyoruz, kesilenlerin yerine de ekmeye devam edeceğiz” açıklamalarını sadece ağaç kıyımına karşı bir kılıf olarak görüyoruz.

Ağaçlara kıymanın bize göre hiçbir zaman ve hiçbir yerde haklı bir gerekçesi ve mazereti olamaz. Batman’da ağaçları korumak birinci derecede vazifesi olanlar, bir avuç çevre gönüllüsü kadar görevini yapsalardı ağaç kıyımı olmazdı.

Ağaç kıyımının olduğu yerde ağaç sevgisinden söz edilemez. Ağaçlara zarar vermeye çalışan kim olursa olsun, ona anında “dur” demek gerekir. Her bir ağaç, her bir yeşil örtü geleceğimizdir; buna sahip çıkmak gerekir.

 

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ