Batman’da fiyatlarda tekelleşme tehlikesi…
- 28-12-2025 21:41
- 28-12-2025 21:42
- 2584
Batman’da son yıllarda bazı sektörlerde hizmet ve ürün fiyatlarının neredeyse tek elden belirlenir hâle geldiğini görüyoruz.
Anlayacağınız, fiiliyatta adeta bir tekelleşme var.
Bu yazıda fiyat birlikteliklerinin sözde yararlarını ve özellikle de göz ardı edilen ciddi zararlarını ele alacağım.
Öncelikle şunu belirtmek gerekir: Ticaret ve hizmet meselesine sadece esnafın kazancı üzerinden bakılamaz. İşin içinde vatandaşın cebi, memnuniyeti ve şehrin ekonomik canlılığı da vardır.
Kuyumculardan beyaz eşya bayilerine, şehirler arası toplu taşımadan okul servislerine, sürücü kurslarından daha birçok hizmet alanına kadar pek çok sektörde Batman’da “standart fiyat” adı altında bir uygulama söz konusu.
İlk bakışta bu durum haksız rekabeti önlüyormuş gibi görünse de, madalyonun öteki yüzünde ciddi sorunlar barındırıyor.
Çünkü rekabetin olmadığı yerde ne müşterinin değeri kalır ne de hizmet kalitesi.
Seçenek yoksa, mecburiyet vardır.
Mecbur bırakılan müşteri ise zamanla küser ve ihtiyacı için farklı yollar arar.
Oysa hizmet sektörü; kaliteyle, müşteri memnuniyetiyle yarıştığında daha çok kazanç sağlar. Ancak yapılan anlaşmalar nedeniyle herkes aynı fiyatı, çoğu zaman da aynı hizmet anlayışını benimsediğinde “beğenirsen gel, beğenmezsen gelme” mantığı hâkim olur.
Bu yaklaşım ne serbest piyasanın ruhuna uygundur ne de uzun vadede esnafın lehinedir.
Elbette haksız rekabet olmamalıdır. Kimsenin malını zararına satması da beklenemez.
Ancak “havuz sistemi” gibi katı fiyat anlaşmaları zamanla tekelleşmeye dönüşür ve bunun bedelini hem vatandaş hem de esnaf öder.
Makul fiyatla kaliteli hizmet bulamayan müşteri, çareyi başka yerlerde arar. Bugün Batman’da yaşanan tablo tam olarak budur.
Örneğin sürücü kurslarında, valilik bünyesinde belirlenen tavan fiyat uygulaması nedeniyle birçok Batmanlı ehliyet almak için Kozluk’a, Kurtalan’a, Midyat’a, Beşiri’ye, Silvan’a gidiyor.
Aynı durum Batman–Diyarbakır arası ulaşımda da görülüyor. İnsanlar ücreti yüksek bulduğu için ya kendi araçlarıyla seyahat ediyor ya da treni tercih ediyor. Sebep basit: Fiyatlar makul değil.
Bu tablo yalnızca hizmet sektöründe değil, ticarette de karşımıza çıkıyor. Batmanlı vatandaş altınını Midyat’tan, beyaz eşyasını başka il ve ilçelerden alıyor.
Marka aynı, ürün aynı, altının gramajı aynı… Ama Batman’da fiyat daha yüksek.
Gerekçe olarak İstanbul Kapalıçarşı fiyatları ya da firma politikaları gösteriliyor. Doğrudur. Ancak başka il ve ilçelerde kesin ve bağlayıcı bir fiyat anlaşması olmadığı için esnaf, kâr oranını daha esnek belirleyebiliyor.
Serbest piyasada isteyen istediği kârı koyabilir; buna kimsenin itirazı yok. Fakat her alanda en üst limitten anlaşmak ne vatandaşın ne de esnafın yararınadır.
Aşırı rekabet nasıl zararlıysa, rekabetsizlik de en az o kadar zararlıdır.
Batman’da fiyatlar çevre il ve ilçelere göre yüksek kaldığında müşteri kaçıyor. Kaçan müşteri ya internete yöneliyor ya da başka şehirlerin esnafını zengin ediyor.
Bugün Batmanlı bir vatandaş, beyaz eşyadan giyime, gıdadan küçük ev ihtiyaçlarına kadar hemen her ürünü almadan önce internette fiyat araştırması yapıyor. Ardından çarşıya çıkıyor. Eğer internet daha uygunsa, alışveriş orada bitiyor.
Bu durum Batman esnafının lehine değil, açıkça aleyhinedir.
Daha da düşündürücü olan ise bazı sektörlerde fiyat anlaşmalarının kutsal değerler üzerine edilen yeminlerle ve baskıcı yöntemlerle korunmaya çalışılmasıdır.
Anlaşmaya uymayan esnaflar dışlanıyor, baskı görüyor. Sonuçta herkes bu sisteme mecbur bırakılıyor.
Bu ne ticari etikle ne rekabet kurallarıyla ne de sağlıklı bir piyasa düzeniyle bağdaşır.
Esnaf arasında birlik, beraberlik ve dayanışma elbette kıymetlidir. Kaliteli mal, iyi hizmet ve makul fiyat için istişare yapılabilir. Ancak bu masada sadece esnafın kazancı değil, müşterinin memnuniyeti de düşünülmelidir.
Çünkü unutulmamalıdır ki müşteri yoksa kazanç da yoktur.
Batman’da paranın şehirde kalması isteniyorsa çözüm açıktır:
Makul fiyat, gerçek rekabet ve kaliteli hizmet.
Bunu başardığımız gün hem esnaf kazanır hem vatandaş. Aksi hâlde kazanan başka şehirler olur, kaybeden ise Batman.
Önümüzde minibüsçüler ve esnaf odaları seçimleri var. Yeni esnaf oda başkan adaylarının bu sorunu mutlaka gündemlerine alması gerekir. Çünkü bu mesele her geçen gün daha da içinden çıkılmaz bir hâl alıyor.
Elbette yeni mağduriyetler oluşturulmasın; ancak halk da görmezden gelinmesin.
Bu soruna makul ve mantıklı bir çözüm şarttır.