Batman Ovası’ndaki karamsar tablo

Batman Ovası’ndaki karamsar tablo

Nesli tükenmekte olan toy kuşları yaşardı bir zamanlar Batman Ovası’nda.

Sadece burada bereketli tarım yapılmıyordu; bülbüller, leylekler ve birçok bitki türü ile Batman Ovası bahar aylarında bir botanik bahçeyi andırıyordu.

Kuş cennetinin içinde kelebekler özgürce kanat çırpıyordu.

Gelincikler açılınca da muhteşem bir görüntü oluşurdu.

Bu güzelliklerden hiçbir eser kalmadı geriye, ne yazık ki.

Birçok canlının yaşam merkezi olan bu güzelim ova şimdi can çekişiyor.

Karamsar bir tablo ile karşılaştım Batman Ovası’nda.

Beşiri ve Batman ilçesinin en verimli tarım arazilerinin olduğu bu ovadan son gördüğüm manzara ile içim burkuldu.

Bir taraftan kuraklık, bir taraftan ovayı sarmalayan betonlaşma...

O geçmişteki güzelim manzara ve bereketten eser yok.

Bir ülkenin hububat ihtiyacını karşılayacak olan ova da bu sene kuraklıktan dolayı ekinler boy vermemiş.

Başaklar boynu bükük, kuşlar ve kelebekler uçuşmuyor.

Bu seneki bu manzaranın nedeni kuraklık…

“Ne yapılabilir ki?” denilebilir.

Ancak bu aşamaya gelinmesinde herkesin payı bulunmaktadır.

Çevreye olan yanlış yaklaşımlarla ekosistem ciddi şekilde etkilendi.

İklim değişti, kavurucu sıcaklar yüzünü iyice gösterdi.

Kuraklık ve çölleşme başladı, su kaynaklarında ciddi manada azalma oldu.

Suyun sorumsuzca tüketilmesi ve kirletilmesi; akar suların önüne gelişigüzel bentler ve setler çekilerek barajlar yapılması sonucu birçok su kaynağı kurudu.

Kuyuların sorumsuz açılması ve kaba sulama nedeniyle yer altı su seviyesi düştü.

Su seviyesinin düşmesiyle yer altında da yer üstünde de nem oranı azaldı.

Ekolojik dengenin bozulmasıyla birlikte yağışlar bu sene yüzde 40 azalmış durumda.

Bu oran, özellikle bölgemizde görülen en yüksek oranda yağış azalmasıdır.

Özellikle kuru tarım yapılan arazilerde tahıl ve bakliyat üretiminde büyük oranda zarar meydana gelecek gibi görünüyor.

Kuraklık bir kez daha çiftçiyi perişan edecek gibi görünüyor.

“Beklenen yağış gelmedi, biz ne yapalım?” denilebilir.

Yağışlardaki azalmanın görüldüğü andan itibaren yıllardır atıl durumdaki Batman Barajı bağlantılı kanal devreye alınabilirdi.

Kanala su verilmesi durumunda, ekili bulunan arazilerin sulanmasıyla belki bir nebze olsun kuraklığın etkisi kırılabilirdi.

Ama hiçbir önlem alınmadı, ne yazık ki.

Önlem alınmadığı için de büyük bir kayıp söz konusudur.

Batman Ovası’nın içinde bulunduğu iç burkan durum gibi, çiftçiyi bekleyen zor bir süreç var.

Bu durum yalnızca Batmanlı binlerce çiftçiyi değil, şehrin ekonomisini de ciddi manada etkileyecek.

Bu nedenle, çiftçiye kuraklık desteği bu sene için şart olduğunu düşünüyorum.

Şimdiden bunun girişimlerinin yapılması gerekir.

Kuraklıktan etkilenecek olan çiftçinin mutlaka desteklenmesi gerekir.

Yaşanan kuraklık bir doğal afet durumudur.

Yoksa çiftçi senelerce belini doğrultamaz.

Şehrimizin gittikçe çölleştiğini her yaz mevsiminde yaşanan sıcaklardan da anlayabiliyoruz.

Bunun için de birtakım tedbirler almak gerekir.

Özellikle sıcakların başlamasıyla birlikte şehrimizde şebeke suyu sorunu da baş gösterebilir.

Bu nedenle, hem tarımsal sulamada hem de genel ihtiyaçlar için kullanılan suyun tasarruflu kullanılması gerekir.

Kuraklığın olduğu yerde su kesintilerine de hazırlıklı olmak gerekir.

Kesintiler başlamadan da suyun değerini şimdiden bilmek gerekir.

Her şeyden önce, doğaya zarar veren her türlü davranış ve eylemden kaçınmak gerekir.

Çünkü doğa, kendisine verilen zararların bedelini ağır ödetiyor.

Kuraklık da bunun bir sonucudur.

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ