Batman zaf germe / çok sıcak

Batman zaf germe / çok sıcak

Batman’ın birinciliklerine bir yenisini daha ekleyebilirsiniz: Türkiye’nin yaz ortasındaki en sıcak şehri!

Meteoroloji verilerine göre Batman, 48 derece ile Türkiye’nin en sıcak ili olarak ilan edildi.

Muhtemelen gölgedeki sıcaklık 48 dereceydi.

Güneşte ise kesinlikle 50 derecenin üzerindeydi.

Aşırı sıcaklar yüzünden hafta sonu resmen piştik…

Piştik ne kelime, kavrulduk.

Yandık resmen!

Bize aydınlık sağlayan Güneş, adeta bir alev topuna dönüşmüş, bizi yakıyor.

Sıcaktan korunmak için ne gölgede durmak çareydi ne de klimaların önünde beklemek…

Sıcaktan korunmak mümkün değildi. Piştik, kavrulduk!

Sıcaklar etkisini hâlâ sürdürüyor.

50 yılı devirmiş yaşımla Batman’da geçti hayatım. Bu kadar etkili bir sıcak daha önce görmedim.

Sıcaklar adeta Batman’da tavan yaptı.

Tüm Türkiye’nin en sıcak şehri olduk!

Mevcut, kangrenleşmiş sorunlara bir de bu sıcaklar gibi çözümü imkânsız bir sorun eklendi.

Üstelik bu, herhangi bir soruna da benzemiyor.

İçinden çıkılması güç bir sorun.

Çünkü bu boyuta gelmesinde telafisi imkânsız ihmaller var.

Dünyanın küresel ısınmasında herkesten daha çok payımıza düşeni aldık.

Sanırsınız devasa klimalarla Batman’ın üzerine sıcak hava salınıyor!

Aşırı sıcaklardan oluşan nem yüzünden de sıcağın etkisi arttıkça arttı.

Nefes almakta adeta güçlük çekiyoruz bir haftadır.

Akşamlar, geceler aynı…

Sabahlar, gündüzler aynı…

Batman zaf germe zaf.

Em di pijin. Em di kelin...

Hale me ne ti hale.

Çare ji vi hale mere ji tune ye.

Bu yaz bitecek gibi görünmüyor.

İmkânı olan Batman’dan yaz ayı süresince göç ediyor.

Havuzlu villaları olanlar yazlıklarına gidiyorlar.

Sıcaktan en çok etkilenenler ise inşaat ve tarlalarda çalışmak zorunda kalan emekçiler ile elektrik faturasını ödemekte güçlük çekenlerdir.

Elektrik faturası kabarık gelecek diye klimasını çalıştırmayan, hatta yoksulluktan evine klima alamayanlar da var.

Sıcak havalar en çok bu durumda bulunanları etkiliyor.

Ne serin bir yerlere gidebiliyorlar ne de evlerini serinletecek imkânları var.

Dayan, dayanabildiğin kadar bu 50 derecelik sıcaklara.

Tabii dayanmak kolay değil elbette.

Bu daha iyi günlerimiz olabilir, çünkü gittikçe ekolojik denge bozuluyor, sıcaklar artacak gibi görünüyor.

El birliğiyle doğanın dengesini bozduk.

Bir kere doğayı kirletenlerin, yeşil alanları talan edenlerin bu sıcaklardan sitem etme hakkı yoktur!

Yıllar yılı çevrecilerin uyarılarına aldırış etmeyenler, eminim şimdi “biz ne büyük suç işledik” deyip dizlerini dövüyorlardır.

Çevrecilerin her dediğinin tersini yapanlar, şimdi çok ama çok pişman olmuşlardır.

Ama hâlâ doğa talanı devam ediyor.

Ağaçlık alanlar, mera alanları bir bir yok ediliyor.

Doğal alanlara müthiş bir müdahale var.

Sason’da bulunan Mereto Dağı, yaz sonuna kadar erimeyen karı ve yeşilliğiyle adeta Batman ve çevre iller için doğal klima görevi görüyordu.

Mereto Dağı’nın doğal yapısına da müdahaleler var.

Sason’daki ağaçlık alanlarda odun satıcıları tarafından kaçak kesim yapıldığı iddia ediliyor.

Dağın etrafı, yol yapımı adı altında iş makineleriyle delik deşik ediliyor.

Geçen hafta dağın zirvesine kadar uzanan bir yol açıldı. Bu bile, başlı başına Mereto’nun özelliğini yitirmesi için bir etkendir.

Bu yollar, her ne kadar turizm için dense de, aynı zamanda avcılara, kaçak ağaç kesen odunculara ve maden arama şirketlerine de ulaşım kolaylığı sağlayacaktır.

Son zamanlarda bazı inşaat firmalarının Mereto Dağı etrafında maden arama izinleri aldıklarıyla ilgili iddialar var.

Şayet bu doğruysa, Batman’ın doğal kliması ve temiz su-hava sağlayan özel bölgesi Mereto Dağı, doğal özelliğini tümden yitirecek.

Bir Mereto Dağımız vardı… Doğal yapısı bozulmayan…

Bu da elden giderse, asıl o zaman görün siz sıcaklık felaketini!

Keşke Mereto Dağı’na yol yapıp doğal yapısına ve yeşil alanlarına zarar vermek yerine, burası millî park ilan edilip yeşillendirilseydi.

Yol yapım ekipleri yerine, orman işletmesi ekipleri gidip burayı yeniden ağaçlandırsaydı…

Ama tam tersi bir durum söz konusu.

Bu alandaki yeşil alanlar gittikçe yok oluyor.

Oysa küresel ısınmanın gittikçe arttığı bir dönemde, Mereto Dağı gibi değerlerimize daha çok sahip çıkmalıyız.

Bu değerlerimizi sahiplenmez, korumazsak emin olun, gelecek yaz mevsimleri bizim için daha da zor geçecek.

O yüzden diyorum:

Geç kalmadan doğamıza sahip çıkalım.

Yoksa gelecekte daha çok:

“Batman zaf germe” diyeceğiz…

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ