Batmanlıların neden kimseye güveni kalmamış?

Batmanlıların neden kimseye güveni kalmamış?

Bir şehri yaşanılır kılan, sokaklarına huzur, insanlarına yaşama isteği veren en önemli duygu güvendir.

Güvenin yitirildiği yerde yaşam kalitesi de ister istemez düşer; ilişkiler zayıflar, dayanışma kaybolur, şehir ruhunu kaybeder.

Bir toplumun düzeni, adaleti ve geleceği de ancak güvenilir insanların omuzlarında yükselir.

Güven dediğimizde yalnızca canımızı, malımızı, sağlığımızı emanet ettiğimiz insanlar gelmemeli akla.

Dara düştüğümüzde elimizi tutacak, sırrımızı saklayacak, birlikte yol yürüyeceğimiz, onurumuzu ve yaşam hakkımızı sahiplenen kişilerden söz ediyoruz aslında.

Üstelik güven, bir kişiye sınırsız teslimiyet anlamına da gelmez; ama en azından bir isme, bir kuruma rahatlıkla yaslanabilme anlamına gelmektedir.

Sonsöz TV’nin Batman sokaklarında yaptığı bir röportajı izledim.

Mikrofonu halka uzatan muhabirin sorduğu önemli ve sarsıcı bir soru vardı:

 “Batmanlılar en çok kime güveniyor?”

15 kişinin verdiği yanıtlara tek tek kulak verdim.

Her bir cevap içimde ağır bir dert ve acı hissi bıraktı.

Röportajda verilen cevaplarda karşımızda karamsar bir tablo duruyordu:

Güvenilecek kişiler arasında ne bir siyasetçinin adı geçti,

ne bir yöneticinin…

Ne de toplumda sık sık “kanaat önderi” sıfatıyla öne çıkan din adamları, aşiret ve cemaat liderleri ya da dürüstlük dersi veren gazetecilerin…

Ne de mantar gibi türeyen aşiret dernekleri başkanlarının.

İnsanlar ne dedi biliyor musunuz?

“Anneme güveniyorum”

“Allah’a güveniyorum”

“Bu devirde kimseye güvenilmez”

“Babana bile güvenmeyeceksin”

“Bir tek Allah’a ve kendime”

“Sadece eşime”

“Hiç kimseye güvenmiyorum”

Ve daha nice benzer cevaplar…

Cevapların çoğunda güven açısından toplumun en temel birimi olan aile bile artık tartışılır hâlde.

Bir şehirde aile içinde güven yoksa, aynı şehirde komşular arasında, kurumlarda, siyasette güven nasıl yeşersin?

Güven deyip geçmemek gerekir.

Güven yoksa birliktelik olmaz; dayanışma olmaz; yan yana durma iradesi bile zayıflar.

Toplumun temeli sarsılır.

Asıl düşündürücü noktaya gelirsek:

Gelinen aşamada insanlar kendi hür iradeleriyle seçtikleri muhtara, belediye meclis üyelerine, başkana, milletvekiline bile güvenmiyor artık.

Bu, sıradan bir güvensizlik değil; toplum olarak yapısal bir çöküşün içerisine girildiğinin işaretidir.

Şimdi sormak gerekiyor:

Batmanlılar neden kimseye güveni kalmadı?

Batman’da güven nasıl inşa edilir?

Halk neden kimseye güvenmiyor?

Bu güvensizlik gerçekten ne kadar derin ve haklı?

Bu durum toplumsal yaşamı nasıl etkiliyor?

Bu soruların cevabı ertelenmemelidir.

Saha araştırmasıyla, sosyolojik analizlerle, kurumların kendini şeffaf biçimde sorgulamasıyla bu soruların cevabını bulmak ve üzerinde durmak gerekir.

Çünkü bir şehirde güven yoksa gerisi mutsuzluk ve yalnız başına kalmışlıktır.

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ
Ümit
Ümit 6 ay önce
Ağzına sağlık hocam ipini koparan kendini aşiret lideri olarak görüyor tabii buna yerel basında alet oluyor ALLAH aşkına neden kimse Atatürk parkına yapılan bu ihaneti bu kötülüğü kimse yazmıyor yani o nedir ALLAH aşkına işte sahipsizlik budur o güzelim parkı ne hale getirdiler ama yazan yok eleştiren yok sahibi yok