Bir tuhaf yağmur

Bir tuhaf yağmur

Temmuz'un 15’i, Batman'da hava sıcaklığının 44 dereceyi bulduğu bir an.

Sıcaktan nefes almak neredeyse imkânsız.

Şehrin sokakları sıcaktan adeta boşalmış.

Meteoroloji tahminlerine göre hava az puslu.

Puslar öğleye doğru kara bir buluta dönüşüyor.

Sonra birden bir fırtına başlıyor.

Kimi yerde çatılar uçuyor, ağaçlar devriliyor.

Sonra birden bir tuhaf yağmur yağmaya başlıyor.

Daha doğrusu, yağmurdan çok çamura benziyordu.

Seyir hâlindeki araçlar sileceklerini çalıştırdı.

Sokaktaki insanlar, yağmurdan korunmak için saçakların altına sığındı.

Bu tarihte ilk kez Batman sokaklarında, caddelerde yağmur suyu oluklardan aktı.

Beklenmedik yağmura herkes şaştı kaldı.

Yaz ortasında insanlar şaşkın, iklimler şaşkın.

Bu yağmur, iklim değişikliği ile ilgili endişelerimizi daha da artırdı.

Dünya genelinde hava değişiklikleriyle birlikte yaşanan olağan dışı hava olayları nedeniyle mevsimler şaşkın.

Tuhaf şeyler yaşanmaya başladı iklimlerle ilgili.

Zamanında yağan yağmur rahmet ve berekettir.

Zamansız yağan tuhaf yağmur da bazen felakete yol açabilir.

Yaz ortasında yağan bu yağmur, iklim değişikliği ile ilgili kaygılarımı daha da artırdı.

Küresel ısınma ve iklim değişikliği, tüm canlıların yaşamını olumsuz etkilemektedir.

Gittikçe artan sıcak hava dalgaları, kuraklıklar, seller, fırtınalar ve orman yangınlarının temel nedeni kuşkusuz ki iklim değişikliğidir.

Ekosistemdeki hızlı bir şekilde yaşanan değişim sonucunda; kutuplardaki ve dağlardaki buzulların hızla erimesi, deniz seviyesinin yükselmesi, nehirlerdeki su seviyesinin düşmesi,

Su kaynaklarının kuruması,

Yer altı sularının çekilmesi,

Yeryüzünde obrukların oluşması,

Bitki çeşitliliği ve türlerinin azalması,

Vahşi hayattaki canlı türlerinin açlık ve susuzluk nedeniyle yaşam alanlarının değişmesi,

Mevsim normallerinin üzerine çıkan sıcak ve soğukların nedeni, insanların doğa üzerindeki olumsuz etki ve müdahalelerinden kaynaklanıyor.

Bütün bu olumsuzluklar, sanayileşme ve insan faaliyetlerinin neden olduğu sera gazı emisyonları ile ilişkilidir.

Enerji üretimi, sanayi, ulaşım ve tarım gibi alanlardaki yanlış uygulamalar; atmosferdeki karbondioksit gibi gazların miktarını artırarak dünyanın ısınmasına yol açıyor.

Yıllarca çevreciler, insanların kural tanımayan üretim ve tüketim çılgınlığı nedeniyle doğaya zarar verdiğini söyleyip durdu.

Bunun en önemli belirtileri;

Doğanın, aşırı tüketim ve kazanç hırsı nedeniyle acımasız bir şekilde kirletilmesi,

Ormanlarımızın bilinçsizce yakılması, yok edilmesi,

Yanlış tarım politikaları,

Doğal su kaynaklarının kirletilmesi ve nehirler üzerine yapılan devasa barajlar,

Doğal alanların betondan oluşan yapılara veya tarıma dönüştürülerek biyolojik çeşitliliğin kaybına yol açılması,

Endüstriyel fabrikalar ve araçlardan havaya, suya ve toprağa yayılan zararlı gazlar ve atık sular nedeniyle doğamız tahrip edildi.

Doğal kaynakların kirletilmesi ile doğayı bu hale getirdik.

Yanlış politikalar ve küresel ısınma ile birlikte mevsiminde yeteri kadar kar ve yağmur yağmıyor, yağan kar ve yağmur ise beklenmedik bir anda tuhaf yağıyor.

Yaşanabilir bir dünya için en önemli yaşam kaynağı olan yağmurun yağmasına sevinmemiz gerekirken, zamansız yağınca endişeleniyoruz.

Yaz ortasında yağmuru görünce haliyle “yağmur da tuhaf oldu” diyoruz.

Umarım bu tuhaf yağmur, doğanın kirletilmesine dur dememiz için insanlar adına bir vesile olur.

 

 

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ