Bu kirlilik kimin marifeti

Bu kirlilik kimin marifeti

Bu kirlilik kimin marifeti?

Devasal projenin amacı Batman Ovasına bereket getirmekti.

Projeye göre 18.758 hektar arazinin sulanması hedeflenmekteydi.

Proje kapsamında sulama amaçlı, 176 km. uzunluğunda beton name kanal ve tüp geçitler yapıldı.

Projenin tamamlanmasının üzerinden 20 yıl geçti.

Henüz kanal tam kapasite ile devreye girmedi.

Hedeflenen 18.758 hektar alanın yarısı bile sulanmıyor.

Milyon dolarlar harcanarak döşenen kanalların önemli kısmına su verilmezken, binlerce dönüm arazi de betonlaştırılıp tarımsal üretim özelliğini yitirdi.

Proje amacına ulaşmadı.

Batman Ovasının Binalı, Danalı ve Çevrimova Köyleri kısmındaki ovaya da halen su verilmedi.

Beklenen bereket gelmedi ama her sene her sene onarım için yarı atıldaki kanala milyonlarca lira onarım adı altında harcamalar yapılıyor, sorunlar bitmiyor ve müthiş projede!

Su verilmeyen kanallar toprakla balçıkla dolmaya başladı.

Batman şerhinin içerisinde geçen kısım ise adeta mikrop yuvasına dönüşmüş durumda.

Belediye her sene her sene seferber olup temizliyor ama bir daha, bir daha kirleniyor.

Bu kanal bir nimet iken, şimdi ciddi anlamda bir sorun haline geldi.

Çevreciler, soruna dönüşen sulama kanalı ile ilgili her gün şikâyetlerde bulunuyor.

Batman’ın biricik ve bana göre tek çevre mücadelesi veren derneği olan Batman Çevre Gönüllüleri de sorunu sürekli gündemde tutuyor.

Çevreciler bu konuyla ilgili geçtiğimiz hafta sonu yine görüntülü ve yazılı basın açıklamasında bulundu.

Çevreciler ne demiş, önce ona bir bakalım;

“Sol Sahil Sulama Kanalı çok uzun yıllar önce de gündemimizdeydi. Sorunu o dönemde Batman Kent Konseyine taşımış, kanal çevresinde çökertme havuzlarının yapılmasına da vesile olmuştuk. Ancak geçen zaman sürecinde besicilerin çevreyi alabildiğince kirlettiğini ve ahırlarındaki gübreleri kanala boca ettiklerini görüyoruz. Kanal kirlilikten ve pis kokudan geçilmiyor. Bu manzarayı kentimize yakıştırmıyoruz. Sol Sahil Sulama Kanalından sorumlu merciler her kimlerse, Belediye, Çevre ve Şehircilik, DSİ veya Sulama Birliği veya hepsini sorumluluk bilinciyle göreve, kentimizi bu ayıptan kurtarmaya davet ediyoruz. Bu kirlilik TEİAŞ önünden derelere, oradan da İluh Deresine akıyor. Kurumları göreve çağırıyoruz”

Açıklamada sorunun neden ve sonuçları üzerinde durulmuş.

Gerçekten de hastalıklara davetiye çıkaran bir sorun.

Özellikle yaz aylarında adeta larva ve sinek üreme merkezi halini almış durumda.

Buna mutlaka bir çözüm bulunması gerekir.

Öncelikle, kirletenler bir çare bulunması lazım.

Bilindiği gibi bu kanal DSİ’ye aittir ve işletmesi de Sulama Birliğine devredilmiştir.

Bildiğim kadarı ile kayyum atanan Sulama Birliği de çiftçiden para toplamaktan başka bir iş yapmıyor.

Oysa yasa, Sulama Birliklerine birçok sorumluluk yüklüyor.

Dolayısı ile sorumluluk gereği, kanala önce Sulama Birliğinin sahip çıkması gerekir.

Kimler atıklarını kanala atıyorsa onların hakkında işlem yapılması gerekir.

Korik Mahallesi ile Akça Köyü arasındaki kısım, sorunlu olan bölümdür.

Bu alanın baştan sona taranması lazım.

Bu kirlik kimin marifetiymiş, ortaya çıkarılması gerekir.

Kanala akıtılan atık sular tespit edilmelidir.

Kanal kenarında yaşayanlara çevre bilinci aşılanmalıdır.

Belli ki bunların çevreyi kirletmeme gibi bir hassasiyetleri yok.

Bunun yanında bölgede şayet atık suların akıtılacağı bir yer yoksa, bunun için de yeteri kadar altyapının oluşturulması gerekir.

Kim çöplerini ve hayvan gübresini kanala atıyorsa, haklarında gerekli cezai işlem yapılması gerekir.

Bakalım o zaman, kanalı kirletiyorlar mı?

Ama önlemler alınmadığı sürece bu sorunla baş edilmesi mümkün değildir.

Belli periyotlarla bu kanalların temizlenmesi iyidir ama tek başına çözüm değildir.

Çözüm kirletmemektir.

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ