Çevreciler su ile ilgili soruyor, yetkililer susuyor

Çevreciler su ile ilgili soruyor, yetkililer susuyor

Dünyada ve ülkemizde hızla temiz su kaynakları yok oluyor.

İklim krizi, kuraklık, sanayi faaliyetleri, madencilik ve bilinçsiz tüketim nedeniyle suyun her damlası artık hayati bir değere sahip.

Bugün susuzluk ve kuraklık sadece geleceğin değil, bugünün de en büyük tehdidi haline gelmiş durumda.

Ancak dünyanın pek çok yerinde olduğu gibi Türkiye’de de, özellikle Batman ve çevre illerde, su kaynakları konusunda çok büyük bir tehlikeyle karşı karşıyayız.

Su kaynakları birer birer yok oluyor, var olanlar ise kirlenme tehlikesiyle karşı karşıya.

Türkiye Çevre Platformu Yürütme Kurulu Üyesi, Batman Çevre Platformu Dönem Sözcüsü ve Batman Çevre Gönüllüleri Derneği Başkanı Hasan Argunağa, günlerdir resmi belgelerle su kaynaklarının karşı karşıya olduğu tehlikeyi dile getiriyor, basın açıklamaları ve sosyal medya yoluyla sorular soruyor.

Ama ne yazık ki siyasiler oralı olmuyor, yetkililerden de konu hakkında herhangi bir yanıt yok.

Sahip olduğumuz su kaynakları sadece Batman için değil, tüm Dicle Havzası için hayat demektir.

Fakat bugün Silvan ve Batman Barajları, Batman Çayı ve Dicle Nehri, yıllardır içme suyu güvencesi olarak görülürken; maden arama ve petrol üretimi faaliyetleri nedeniyle kirlenme tehdidi altında olduğu iddia ediliyor.

Kirlilikle ilgili olarak DSİ 10. Bölge Müdürlüğü’nün resmi yazıları da bunu doğruluyor.

Bu nedenle baraj havzalarındaki madencilik çalışmalarının su kalitesini doğrudan bozacağı yönünde endişeler var.

Çevrecilerin yaptığı açıklamalarda resmi belgeler mevcut.

Bu doğrultuda uyarılar yapılmış, raporlar paylaşılmış… Ancak kimse oralı olmuyor.

Batman’ın suyunda petrolden kaynaklı bir fenol gerçeği geçmişte belgelendi.

Çevreciler soruyor: Fenolle ilgili olarak sularımız analiz ediliyor mu?

Geçmişte Batman’ın içme suyu analiz raporlarında fenol parametresine bakılmadığı ortaya çıktı. Hal böyleyken bu tehlike devam ediyor mu?

Ama sorulara karşılık kimseden ve hiçbir kurumdan cevap yok.

Sağlığımız söz konusuyken soruların cevapsız kalması ne kadar doğru?

Fenol; petrol türevi, kanserojen bir kimyasal.

Uzun vadede karaciğer, böbrek ve sinir sistemi üzerinde ciddi tahribat yaratıyor.

Batman’da 2009 yılında yapılan resmi analizlerde su kaynaklarında yüksek oranda fenol tespit edilmişti.

O dönemde Sağlık Bakanlığı, “Bu suyun yemeklerde dahi kullanılmaması gerekir” uyarısında bulunmuştu.

Ancak halk bilgilendirilmedi, gerekli önlemler alınmadı.

Bugün hâlâ aynı sorular cevap bekliyor.

Çevreciler ısrarla soruyor:

Neden fenol analizleri düzenli yapılmıyor?

Neden su kaynaklarının güvenliği açıklanmıyor?

Neden yetkililer sessiz?

Sessiz kalmak çözüm değildir elbette.

Bir toplumun sağlığı ve geleceği, içtiği suyun temizliğiyle ölçülür.

Eğer bu suya göz göre göre zehir karışmasına izin verilirse, geleceğimizi göz göre göre kirletiyoruz demektir.

Bugün görmezden gelinen her kimyasal, yarının hastanelerinde, sofralarında ve tarlalarda elde edilen ürünler yoluyla; hayvanların sütüne, etine karışarak karşımıza çıkacaktır.

Fenollü suyla yetişen bitkiler, o sudan içen canlılarda zehirlidir.

Dolayısıyla fenol ve diğer yollarla oluşan su kirliliği ihmale gelmez.

Silvan ve Batman Barajları sadece Batman değil, Dicle Havzası’nın kalbidir.

Bu suların kirlenmesi, Mezopotamya’nın neredeyse tüm su kaynaklarına zehir akması anlamına gelir.

Su kaynaklarını savunmak, sahip çıkmak sadece çevrecilerin değil, hepimizin görevidir.

Çünkü su kirlenirse, sağlık elden gider.

Bu nedenle su kaynaklarına sahip çıkılması ve çevrecilerin sorularına bir an önce cevap verilmesi gerekmektedir.

 

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ
Yasin padir
Yasin padir 7 ay önce
Patronunun yazısını oku ibret al sen hala su peşindesin…