Elektriği kesen tek suçlu sadece DEDAŞ mı?

Elektriği kesen tek suçlu sadece DEDAŞ mı?

Son zamanlarda bazı köy ve ilçelerin ortak kullanım alanlarındaki elektrik abonelikleri borcu nedeniyle sular kesiliyor. Bu yüzden de Beşiri ve birkaç köye su sağlayan kuyuların pompalarının biriken elektrik borcundan dolayı DEDAŞ tarafından kesilince, bu bölgeler susuz kaldı.

Elektrik kesintilerine en sert tepkiyi gösteren yerleşim alanlarından biri olan Beşiri Belediye Başkanı Alparslan Karabulut, durumu kamuoyuna şu sözlerle duyurdu:
"Dicle Elektrik (DEDAŞ), geçmişe dönük 120 milyon TL’lik borç nedeniyle elektriğimizi kesti. Elektrik kesintisiyle birlikte ilçenin su pompaları da durdu, binlerce vatandaş susuz kaldı."

Su kesintisine çözüm bulmak için de Başkan Karabulut, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a seslenerek:
"Beşiri’de yaşanan ve dört gündür devam eden su kesintisi, halkımızı derinden etkileyen acil bir sorun haline geldi. DEDAŞ’ın talep ettiği 120 milyon liralık borç, belediyemizin bütçe imkânlarını aşıyor. Güncel faturalarımızı ödeyebileceğimizi belirtmemize rağmen su pompalarının elektriği kesildi ve ilçe tamamen susuz kaldı." ifadelerini kullandı.

Başkan Karabulut, şehre yeniden su verilmesi için Cumhurbaşkanı Erdoğan, Vali Ekrem Canalp ve AK Parti’den Ferhat Nasıroğlu’ndan yardım talebinde bulundu. AK Partili belediyeye ait su kuyularına, yetkililerin devreye girmesiyle Cumartesi akşamı saat 17.00’de geçici olarak elektrik verilmeye başlandı ve kriz şimdilik çözüldü.

Beşiri'de elektrik borcundan dolayı hastanelerden okullara, resmî kurumlardan meskenlere kadar suyun bir anda kesilmesi, hayatın durma noktasına gelmesine neden oldu.

Su ve elektrik temel birer insan hakkıdır. Hele ki suyun kesilmesinin haklı hiçbir gerekçesi olamaz. Bu konuda herkes hemfikirdir.

Ancak, su kesintisine neden olan elektrik kesintisinde tek suçluyu DEDAŞ (Dicle Elektrik Anonim Şirketi) olarak göstermek doğru değildir.

Borç nedeniyle elektriği kesilen Beşiri Belediyesi’ni örnek alırsak; bu belediyenin geçmişten bugüne kadar görev yapmış belediye başkanlarının hiç mi suçu yok? 120 milyon TL gibi devasa bir elektrik borcu birikirken, belediye başkanları neden zamanında bir çözüm bulamadı?
Bir buçuk yıldır ilçede belediye başkanlığı yapan ve ilçeye daha iyi olanaklar sağlamak amacıyla AK Parti’ye geçen mevcut belediye başkanı, neden göreve gelir gelmez bu konu üzerinde durup DEDAŞ’a olan borç için bir çözüm yolu bulamadı? Bu krizin kapıda olduğunu bilmiyorlar mıydı?

Geçmiş ve mevcut belediye başkanları, kendi elektrik ihtiyaçlarını karşılamak için neden bugüne kadar alternatif çözümler üretmediler?
Sadece Beşiri’de değil, birçok yerleşim yeri için de bu soru geçerlidir.

Yaşadığımız coğrafya yılın neredeyse 10 ayı güneş görüyor. Güneş enerjisi ile belediye ve köyler elektrik ihtiyaçlarını rahatlıkla karşılayabilirler. Hatta çöpten bile enerji üretmek mümkünken, hiç kimse şu ana kadar kendi elektriğini üretmeyi dert edinmemiş.
Sanki DEDAŞ’tan elektrik her zaman kesintisiz şebekeden gelecek, borçlar da ödenmeyecekmiş gibi bir düşünce hâkim olmuş.

Elektrik üretimi bir yana, suyun bedava olduğu algısı inanılmaz bir israfa da neden oluyor. Kuyulardan büyük zahmet ve yüksek miktarda enerji harcanarak, yer altı su kaynakları da tüketilerek çıkarılan ve şebekeye verilen suyun çoğu da, köy ve ilçelerde tarımsal sulamada kullanılıyor.
Anlayacağınız su, amacı dışında ve aşırı oranda israf edilince de borç arttıkça artıyor. Yerleşim yerlerinde su amacına yönelik ve israf edilmeden kullanılırsa, su bedelleri tahsil edilip elektrik borçları zamanında ödenirse, bugün sorun bu aşamaya gelmezdi.

Dolayısıyla, bu noktada sadece DEDAŞ’ı suçlamak kesinlikle doğru değildir.
Suçlu, sorunu bu aşamaya getirenlerdir.
DEDAŞ elbette alacağını tahsil etmekle mükelleftir.
Dolayısıyla Beşiri’de Başkan Karabulut göreve geldiğinde, bu önemli meseleyi krize dönüşmeden çözmesi gerekirdi.

Ayrıca elektrik borcu sorunu sadece Beşiri’de değil, başta Batman merkez olmak üzere tüm ilçelerin ve köylerin sorunudur.
Birçok köyde şu an borç nedeniyle elektrikleri kesildiği için su verilmiyor.
Bu durum karşısında ağlamak sızlanmak ile sorun çözülmez. Kendi sorununu kendi imkânlarıyla çözen köyler de var.

Bu köylerden birisi de Beşiri’ye bağlı Danalı köyüdür.
Köy muhtarı Mehmet Alioğlu, göreve gelir gelmez yıllardır biriken su borcuna çözüm bulmak için DEDAŞ’ın kapısını çaldı.
DEDAŞ ile günlerce süren müzakereler sonucunda borcunu yapılandırarak, köylülerle birlikte borçları ödedi.
Borçsuz Danalı köyü, o günden bu yana da her ay düzenli olarak su borcunu ödüyor.

Köy imamı, hutbelerde “Kim ki aşırı derecede su kullanır ve amacı dışında su tüketirse, başkasının hakkına giriyor.” deyince, bu sözler köyde su israfının önüne de geçmesini sağladı.
Böylece Danalı köyünde elektrik borcundan dolayı sularının kesilmesi korkusu da yaşanmıyor artık.

Beşiri ve diğer elektrik borcu olan yerleşim yerlerinin de ne yapıp edip su borçlarını bir şekilde yapılandırarak ödemeleri gerekir.
Bu suyu uzaylılar tüketmedi; halk da elini taşın altına koymalı ve bu noktada ekonomik destek sağlamalıdır.
Beşiri Belediye Başkanı, Beşiri’de yaşayan veya yaşamayan herkese çağrıda bulunmalı:
"Gelin ilçemizin bu borcunu birlikte ödeyelim."
Bankada bir hesap açmalı, başta Avrupa’da ve büyük şehirlerde yaşayan hemşerilerini de bu kampanyaya dâhil etmelidir.
Beşiri toprakları içerisinde bulunan OSB’ye, Kıre Dağı’ndaki villalardan ilçenin su borcunu ödemek için bağış istemelidir.

İleriki süreçte bu tür sorunlarla tekrar karşılaşmamak için DİKA gibi kurumlardan hibe almak amacıyla güneş enerjisi santrali için proje geliştirmelidir.

Sadece DEDAŞ’ı suçlayarak bu sorun çözülmez.
Burada en büyük suçlu, geçmişten bugüne kadar tükettikleri elektriğin borcunu ödemeyenlerdir.

Bu hatayı tekrarlamamak ve mutlaka tüketilmiş olan elektriğin borcunu kapatmak için bir çözüm bulmak gerekir.

Her şeyden önce bilinçsiz su tüketimi, kaçak su ve amacı dışında su kullanımının önüne geçilmelidir.
Bu sağlanırsa hem kaynaklarımızı korumuş oluruz hem de milyonlarca liralık elektrik borçları oluşmaz.

 

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ