Eleştiriyi kaldıramıyorsanız kolayı var!

Eleştiriyi kaldıramıyorsanız kolayı var!

Eleştirilmekten korkuyorsanız,

Eleştiriden hoşlanmıyorsanız,

Eleştirilmeyi kaldıramıyorsanız,

Eleştirilere kulak tıkıyorsanız, aldırış etmiyorsanız,

Bence hiçbir şey yapmayın, evinizde oturun.

Kusura bakmayın ama hiç kimse eleştirilmez ve dokunulmaz değildir.

Atanmış, seçilmiş fark etmez, her yetki sahibinin eleştirilere karşı hoşgörülü ve anlayışlı olması gerekir.

Bunu niye söylüyorum?

Seçilmiş olsun, atanmış olsun, bu şehirde bir eleştiri yaptığınızda çok ciddi tepkilerle karşılaşabiliyorsunuz.

Hatta ambargoya ve şiddete de maruz kalabiliyorsunuz.

Ne yazık ki yöneticiliği derebeyi mantığı ile sürdürenler var hâlâ Batman’da.

Kamuda veya oda başkanı, siyasi partilerde koltuk sahibi olup bir mevki makam sahibi olanlar şayet eleştiriyi kabul etmiyorsa, onlara tavsiyem, o koltuğa oturmasınlar.

Bir göreve, liderliğe talip olmak, öncelikle her türlü öneri, eleştiri ve talebe açık olmayı gerektiriyor.

Hem eleştiriyi kaldırmayacak, kabullenmeyecek, hatta yeri geldiğinde şiddet kullanacaksın hem de göreve talip olacaksın, işte bu doğru değildir.

Ne yazık ki eleştiri kültürü toplumumuzda pek gelişmemiş.

Eleştiri yapan her kim olursa olsun, karşı taraf hemen onu düşman belliyor, ötekileştiriyor, bir yerlere yaftalayarak siyasi damga vuruyor.

Eleştiriyi kabullenemeyenler “Ben biliyorum onun düşüncesi, niyeti nedir?” sözleriyle yapılan eleştirinin maksatlı olduğunu belirterek kızgınlığını ortaya koyuyor.

Oysa eleştiri, her ne kadar insana olumsuz gibi gelse de, insanın hata yapmaması, doğruyu bulması için düşünmesine de vesile oluyor.

Seçilmiş ve atanmışların etrafında genelde toplanan kesimler, her şeyi kabul etmeleri nedeni ile koltuk sahipleri her şeyin güllük gülistanlık olduğunu ve kendilerini başarılı görüyorlar.

Sadece başarılı görmüyorlar, yetki kendilerine verildiğinden bilmiş de görüyorlar.

Konumun, tecrüben, yetkiden gelen gücün ne olursa olsun, bir kere kulağını eleştirilere kapatma gibi bir hakkın yoktur.

Kulağını kapattığında kendi eksikliklerini, kör noktalarını görme gibi bir şansın yok; eleştiriyi kabul edenler eksikliklerini görme şansına sahiptir.

Alınan kararların veya uygulanan politikaların beklenmedik sonuçlarını veya eksikliklerini ortaya çıkarabilir.

Eleştiriye tahammülü olmayan her mevki sahibi, gittikçe otoriter ve baskıcı bir anlayış ile hareket eder.

En ağır ve haksız görülen eleştiriye bile nezaket, anlayış ve hoşgörü ile yaklaşan ise daha demokratik bir anlayış ile görevini sürdürür.

Herkes herkesi eleştirebilir, yeter ki iftira ve yalan olmasın işin içerisinde.

Yapılan eleştiri her zaman içinde doğruyu barındırmıyor olabilir; buna bile nezaket çerçevesinde cevap vermek gerekir.

Koltuk sahiplerinin küsme, tavır alma, kişiye ambargo koyma gibi bir hakkı olamaz, olmamalıdır.

Bir kişinin eleştiriye tahammülü yoksa:

Milletvekili de,

Kamuda yetkili de,

Belediye başkanı da,

Siyasi parti il başkanı da,

Oda başkanı da olmasın.

Çünkü eleştiriye kapalı olanlar, genelde öneriye de, masumane taleplere de kapalı oluyorlar.

Eleştiriye tahammülsüzlük, toplumda da çatışma ve birçok olumsuzluğa yol açmaktadır.

Eleştirinin kabul görmediği, bastırıldığı bir ortamda demokrasi de askıya alınmış olur ve hataların da hesabı sorulamaz.

Eleştiri, bir yerde ifade özgürlüğünün bir biçimidir de.

Bu yüzden eleştiriye tahammül etmek gerekir.

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ
Aytekin
Aytekin 11 ay önce
Çok yerinde bir yazı olmuş tebrik ederim