Engelliler şefkat değil, eşitlik ve fırsat istiyor
- 02-12-2025 15:20
- 02-12-2025 15:21
- 1184
3 Aralık Dünya Engelliler Günü, engelli bireylerin karşılaştıkları güçlükleri görünür kılmak ve her birey için daha yaşanabilir olanaklar sunmayı hatırlatmak amacıyla kutlanan anlamlı bir gündür.
Sözde 3 Aralık Dünya Engelliler Günü ‘farkındalık’ amaçlıdır ama bu günde, alışagelmiş birkaç göstermelik etkinlikten başka bir icraat yok.
Her gün olduğu gibi 3 Aralık’ta da Batman’daki engelli bireylerin gerçekte hissettiği şey çoğu zaman derin bir yalnızlaştırılmadır.
Her yıl olduğu gibi bu yıl da siyasiler, yöneticiler ‘engelleri aşmak’ üzerine yaptıkları ve yapacakları ile ilgili açıklamalar yapacaklar; ancak engellilerin günlük yaşamda karşılaştığı ağır problemler yerli yerinde duruyor.
Batman’da engelli bireyler hayatın hemen her alanında birçok farklı engellerle mücadele ediyor. Ekonomik zorluklar, işsizlik, dışlanma, erişilebilir olmayan fiziksel çevre, muhatap alınmama, yalnızlaştırma…
Sorunlardan oluşan liste uzun, çözümler ise hâlâ yetersiz.
Engelli bireyleri öncelikle işsizlik, gelecek kaygısı ve yoksulluk riski en çok etkiliyor.
Hayat pahalılığının artmasından, alım gücünün düşmesinden, enflasyonun yükselmesinden en çok onlar etkileniyor; çünkü hem temel ihtiyaçlara erişmekte zorlanıyorlar hem engellilikle birlikte gelen ek maliyetler bütçelerine ağır yük bindiriyor.
İstihdam alanında ayrımcılık hâlâ en temel sorunlardan biri olmaya devam ediyor.
Bir iş başvurusunda ilk elenen çoğu zaman engelli birey oluyor.
İş bulmayı başaranlar ise çoğu kez daha düşük ücretlere razı olmak zorunda bırakılıyor.
Barınma, sağlık ve sosyal hizmetlere erişimde karşılaştıkları engeller de cabası…
Sosyal koruma sistemleri ise engelli bireylerin gerçek ihtiyaçlarını karşılamakta yetersiz kalıyor. Özellikle gayriresmî sektörde çalışan engelliler çoğu zaman sistemin tamamen dışında kalıyor.
Bakım ve destek hizmetlerinde yaşanan aksaklıklar ise bireylerin onurunu, özgürlüğünü ve karar alma hakkını zedeliyor.
En acısı da Batman’da kaç engelli birey yaşıyor, engellilik durumları nedir, hangi sorunlarla karşılaşıyorlar, ne talep ediyorlar? Bu soruların hiçbirine net bir yanıt yok.
Şeffaf ve erişilebilir bir veri tabanı olmadığı için doğru politika üretmek zorlaşıyor.
Umut vadeden uygulamalar, örnek projeler, iyi örnekler… Neredeyse yok denecek kadar az.
Oysa engellilerin topluma tam katılımı sadece onlar için bir hak değil, aynı zamanda sosyal devlet olmanın temel koşullarından biridir.
Yoksulluğun azaltılması, insana yakışır işlerin teşviki ve toplumsal bütünleşme ancak engellilerin aktif şekilde dahil edilmesiyle mümkün olabilir.
Engelliler, sosyal kalkınmanın hem öznesi hem de en önemli paydaşlarıdır.
Bu nedenle Batman’da engelli bireyler için sürdürülebilir ve dönüştürücü bir politika programına ihtiyaç var.
Engellilerin çalışma hayatına katılımını sağlayan, eşitlik temelinde ilerleyen, kurumsal iş birliğini güçlendiren bir plan…
Bu perspektifle sadece yardım odaklı değil, hak temelli bir yaklaşım şart.
Engelliler bugün bizden ‘şefkat’ değil, eşitlik ve fırsat istiyor.
3 Aralık, bunun hatırlanması gereken bir gün olmalı. Ama mesele yalnızca bir gün değil; 365 gün sürecek bir toplumsal dönüşümü gerektiriyor.
Batman’da engelli bireylerin sesi daha fazla duyuldukça, yalnızlık duygusunun yerini mutluluk ve aidiyet hissi alacaktır.
Unutmamak gerekir:
Engellileri dışlayan bir toplum, gittikçe insanlıktan ve özünden de uzaklaşır.