Güzel bir bahara hazır mısınız?

Güzel bir bahara hazır mısınız?

Ömrümüzü yarım asra varan çatışmalı bir ortamda geçirdik.

Çok zor dönemler ve acılar yaşadık.

40 yılı aşan çatışmalı ortamdan geride kalan ise yakılıp yakılan şehirler, köyler, 10 binlerce şehit, gazi ve ölüler oldu.

Kayıplar, ömrünü cezaevlerinde geçirenler, yüreği kanayan ve gözyaşı kurumuş anneler, babasız kalan çocuklar kaldı geriye.

Başı sürekli dumanlı olan dağlara, bu sene beklenen güzel bir bahar gelecek gibi…

Bu yüzden umutluyuz ve sevinçliyiz.

Memleketimizde bu kez gerçek baharı görmemizi hiçbir güç durduramayacak galiba.

Gerçek baharı gören kuşlar, dağlarda özgür uçacak.

Ceylanlar silah seslerinden ürkmeyecek.

Ormanlar yanmayacak artık.

Bin yıldır birlikte yaşamayı başaranlar arasında kardeş kanı akmayacak artık.

Bu güzel günler artık bir hayal değil ve hiç uzakta da görünmüyor.

Güzel günlere ve huzurlu bir geleceğe dair umutluyuz.

Çünkü silahlı mücadele yürüten PKK’nin silahlara veda etmesi için başlatılan müzakereler kapsamında çok önemli gelişmeler yaşanıyor. 

PKK kurucusu ve halen örgüt üzerinde en etkili isim olan Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat günü yaptığı silah bırakma çağrısı, barış ve kardeşlikten yana olan herkes tarafından memnuniyetle karşılandı.

İşin muhatabı PKK tarafından da çağrının tümüyle kabul edilmesi, son derece olumlu bir gelişmedir.

Tabi örgütün tümüyle silahlı mücadeleden vazgeçmesi, herkesin arzuladığı bir karardır.

Bunun gerçekleşmesi için girilen yol sadece dikenli değil, mayınlıdır da…

Çünkü müzakereler devam ederken barışı isteyenler gibi barışı istemeyenler de olacaktır.

Çünkü kaos ve çatışmalardan çıkar elde eden derin yapılar ve ayrıca bu sayede siyasi rant elde edenler de var.

Müzakerelerin başlaması ile birlikte örgütün silah bırakmasını istemeyen kesimler, ortalığı karıştırabilir.

Bunun için de dikkatli olmak gerekir.

Zihinleri bulandırıp, farklı senaryolarla müzakereleri sabote etmeye çalışabilirler.

Tabi ki bu süreçte herkesi memnun etmek mümkün değildir.

Her şey, herkesin rıza gösterdiği şekilde sonuçlanmayabilir…

Dünyadaki en uzun süreli silahlı mücadeleyi bitirmek ve silahlı unsurları tümüyle silahsızlandırmak, beklenenden daha uzun bir süre de alabilir.

Ama ne olursa olsun, girilen bu yoldan dönülmemelidir.

Elbette müzakereler ve tarafların talep ve karşılıklı şartları kamuoyunca tam olarak bilinmiyor.

Böyle bir yol izlenmesi konunun hassasiyet ve öneminden kaynaklanıyor olabilir.

Bunu da anlayışla karşılaşmak ve müzakerelerin sonucunun kamuoyu ile paylaşılmasını sabırla beklemek gerekir.

Sürdürülen müzakereler esnasında ilerleyen günlerde bazı anlaşmazlıklar da çıkabilir.

Ancak işin taraflarına bakıldığında ortada güçlü bir irade olduğu ve bu sorunların aşılabileceği görünüyor.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, MHP Lideri  Devlet Bahçeli'nin Öcalan için yaptığı “silahları bıraktırsın, TBMM'de konuşsun" çağrısına destek vermesi, DEM partinin tüm öncü isimlerinin bu doğrultuda müzakereyle sorunların çözülmesi için rol alması, iyi niyetli  ve kararlı bir iradenin oluştuğunu göstermektedir.

Geçmişte defalarca silahların susması için müzakereler başlatılmıştı ama hiç bir zaman bu kadar büyük bir kararlılık ve ortaklaşma oluşmamıştı.

Silahların bırakılacağına ilişkin umut bu kez her zamankinden daha yüksek.

Silahlar susarsa her şeyden daha önemli ve değerli olan annelerin gözyaşları akmayacak, ölümler olmayacak.

En önemlisi de özlemini duyduğumuz bir bahar gelecek, memleketimize.

O güzel bahar çok yakın görünüyor.

Şimdiden hayalini kurmaya başlayın. Dağlarımızdan barut kokusu yerine çiçek ve nergis kokusu yükselecek.

Bu da yarım asırdır biriktirdiğimiz acıları belki de bize unutturacak.

Huzur, kardeşlik ve barış içerisinde sorunsuzca yaşamaya toplum olarak su ve ekmek gibi ihtiyacımız var.

Bu nedenle herkes, başlayan müzakerelere destek vermeli.

Dağlar, taşlar bile yoruldu artık kardeş kavgasından.

Herkesin ortak beklentisi ve özlemi huzur ve barıştır.

Güzel bir bahara hazır olun.

Şimdiden, hoş geldin barış, hoş geldin kardeşlik ve hoş geldin bahar.

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ