Hastane ziyareti iyilik değil, büyük bir risktir

Hastane ziyareti iyilik değil, büyük bir risktir

Batman’daki kamuya ait ve özel hastanelerde son yıllarda giderek artan bir sorun, gittikçe kontrolden çıkarak büyüyor. Hastanelerde oluşturulan ziyaretçi ve gereğinden fazla refakatçi yoğunluğu, sadece sağlık hizmetlerinin işleyişini aksatmakla kalmıyor; aynı zamanda bulaşıcı hastalıkların yayılması açısından da büyük bir risk oluşturuyor.

Bir hasta hastaneye yattığında ya da ameliyata alındığında, yalnızca birinci derece yakınlarının değil; neredeyse tüm tanıdık, akraba, dost ve komşuların da hastaneye gelmesi, her gün hastane koridorları ve sosyal tesislerde izdihama neden oluyor.

Bu durum, özellikle yoğun bakım, palyatif bakım üniteleri, ameliyathane çevreleri, kırmızı alan (acil müdahale bölümü), radyoloji ve görüntüleme alanları gibi hijyenik kalması gereken bölümlerde bile yoğun kalabalıkların oluşmasına yol açmaktadır.

Hastaya refakat edilmesi gereken durumlarda genellikle tek bir kişinin refakatçi olması yeterli iken, bazı durumlarda bir hastaya 3-4 kişinin aynı anda eşlik ettiği gözlemleniyor. Polikliniklerde basit bir muayene için gelen hastalarla birlikte çok sayıda refakatçi de muayene odalarının önlerinde birikiyor. Bu da hem sağlık çalışanlarının hareket alanını daraltıyor hem de hastane içinde ciddi bir yoğunluk ve gürültü oluşmasına yol açıyor.

Bu yoğunluk, sağlık çalışanlarının iş yükünü doğrudan artırmakta. Doktorlar, hemşireler ve diğer sağlık personeli, kalabalıklar yüzünden hastaya ulaşmakta, müdahale etmekte ya da doğru iletişim kurmakta zorlanabiliyor. Özellikle acil durumlarda saniyelerin bile önemli olduğu anlarda yaşanan bu tıkanıklık, hayati riskleri de beraberinde getiriyor.

Hafta başında Batman Araştırma Hastanesi’ndeydim. Hastane içi erişimde kullanılan asansörler ve merdivenler dahi, hasta yakınlarının aşırı yoğunluğu nedeniyle adeta kilitlenmiş durumdaydı. Bu durum, özellikle sedye ile taşınan hastalar, engelli bireyler ve ortopedik rahatsızlıkları olan hastalar için ciddi bir engel oluşturuyor. Acil müdahale gereken anlarda sağlık ekipleri hasta taşıyamıyor, geçiş yolları kalabalık nedeniyle tıkanıyor.

Kalabalık ortamlarda bulaşıcı hastalıkların yayılması çok daha kolay olduğundan, özellikle mevsimsel grip, COVID-19, tüberküloz gibi solunum yoluyla geçen hastalıklar kalabalık hastane ortamlarında hızla yayılabiliyor ancak buna kimse aldırış etmiyor.

Hasta yakınlarının maske takmaması, sosyal mesafe kurallarına uymaması ve hijyen kurallarını göz ardı etmesi; hem hastaları hem de sağlık personelini tehlikeye atmaktadır. Ayrıca bağışıklık sistemi zayıf olan hastaların bulunduğu alanlara ziyaretçilerin kontrolsüz şekilde giriş yapması, bu hastalar için hayati risk anlamına gelmektedir.

Hastanelerde yaşanan kuru kalabalık ve izdihamı önlemek için başta sivil toplum örgütleri, kanaat önderleri ve siyasilerin çağrıda bulunmaları gerekmektedir. Batman’da hasta yakınlarının, hastane etrafındaki kafe ve hastane koridorlarında geçmiş olsun kabulü anlayışından vazgeçmeleri gerekir. Hastane önlerinde, hastanın taburcu olacağı güne kadar beklemekten vazgeçilmelidir.

Hastane yönetimi, ziyaret ve refakatçi kurallarını yeniden düzenlemeli ve sıkı şekilde denetlemelidir. Özellikle yoğun bakım, palyatif ve ameliyathane çevresine yalnızca hasta yakınlarından izinli olan kişilerin alınması sağlanmalıdır. Refakatçi sayısı her hasta için sadece bir kişi ile sınırlandırılmalı ve bu uygulama istisnasız sürdürülmelidir. Hastanelerde güvenlik personeli sayısı artırılarak giriş-çıkışlar daha kontrollü hale getirilmelidir.

Toplumun bilinçlendirilmesi için yerel medya ve camilerde din görevlileri aracılığıyla hutbelerde bilgilendirme çalışmaları yapılmalı, özellikle bulaşıcı hastalıkların yayılma riski konusunda halk eğitilmelidir. Telefonlarda görüntülü konuşma yolu ile bile hasta yakınını görebiliyorken, hastanenin yanı başına kadar gitmek doğru değildir.

Hastane koşullarında başka hastalara zarar veren, tedavi sürecini sekteye uğratan ve bulaşıcı hastalıkların yayılmasına neden olmak büyük bir vebaldir. Bunun için hastanede çalışan görevlilerin işini yapması, hastaların da bir an önce şifa bulması için hasta ziyaretleri ve refakatçi sayısı en aza indirilmelidir.

Çağrımız, herkesin kurallara uyması ve gerekli olmadıkça hastanelere gitmemesidir. Bu çağrıya herkesin uyması, destek olması ve yayması gerekir.

 

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ