Hatice Türkan’ın bir özür borcu var

Hatice Türkan’ın bir özür borcu var

Batman Sonsöz Gazetesinde kimi sorsam bu ara hasta…

Şehrimizde grip salgını öyle bir dolaşıyor ki bundan kimse paçayı kurtaramıyor.

Önce Gazetenin Sahibi Ercan Bey yatağa düştü.

Ardından saha muhabirimiz Alican Atak ağır bir grip tablosuyla günlerce evde kaldı.

Son grip darbesini ise internet editörümüz Necdet yedi.

Kendisi ile son görüşmemizde “Covid’i bile geçirdim ama böyle bir şey görmedim” diyecek kadar kötüydü Necdet.

Hal böyle olunca, gazetedeki arkadaşlarımızın birer birer hastalıktan yatalak olmaları beni hem üzdü hem düşündürdü.

Herkesin sırayla hasta olması açıkçası bana normal gelmedi.

Bu konu bana dert oldu.

Kafamda türlü senaryolar dolaştı ama sonunda mesele döndü dolaştı, gazetede herkesin işaret ettiği tek bir isme dayandı.

Bu da Genel Yayın Yönetmenimiz Hatice Türkan’dan başkası değildi.

Hatice Türkan’ın seyahat sevgisini bilmeyen yok.

Bir ayağı Batman’da, diğer ayağı sınırların çok ötesinde.

Ülke içi geziler yetmeyince, bavulunu toplayıp dünyayı turlamaya başladı.

En son Fas seyahatinin izlenimlerini okuduk günlerce.

Dönüşte katıldığı Cumhuriyet balosunda da protokol üyeleri ile ayaküstü sohbetinde anlatmıştı zaten.

İlk yurt dışı seyahatinden çok memnun kalmış ve keyfi yerindeyse demek ki bundan sonra sıklıkla farklı ülkelerden izlenimlerini yazmaya devam edecek.

Doğrusu, Hatice Hanım her seyahate çıktığında gazetede herkes rahat bir nefes aldı.

Gazetedeki kediler yokluğunu özlüyor.

Onlar dışında kimse yokluğundan muzdarip değil açıkçası.

Aslında her gazeteden ayrılışı, başta gazete sahibi Ercan Bey olmak üzere tüm çalışanlara bayram gibi geliyor.

Çalışanlar ağır mobbing ve baskılardan da kurtulmuş oluyorlar.

Gazetenin baş muhabiri Gariban Osman özgürleşiyor.

Saha muhabirimiz Alican’ın haberleri sansürlenmiyor.

Necdet ile Hüseyin serbest saatlerde çalışıyor.

Gazetedeki kediler sadece onun yokluğuna üzülüyor.

Ancak kimsenin seyahat etmesine karşı çıkmadığı Hatice Türkan, her gezisi sonrası bağışıklık sistemi zayıf olduğu ve gittiği yerlerde kimse gazetedeki gibi kendisine şifalı bitki çayı yapmadığı için her seferinde gribe yakalanmış hâlde Batman’a dönüyor.

Sanırım her yurt içi ve yurt dışı seyahatinden çanta dolusu hediye ile dönen Hatice Türkan, her yeni virüsü de çantasında taşıyor.

Hatice Hanım’ın seyahat dönüşlerinde önce kendisinin hastalanması, ardından ofiste zincirleme bir grip yayılıyormuş.

Grip salgını ihmale gelmiyor.

Hastaneler dolup taşarken, başta gezgin gazeteci Hatice Türkan olmak üzere herkesin biraz daha dikkatli olması şart.

Hiç kimsenin, farkında olmadan da olsa başkasını hasta etme hakkı yoktur.

Bu yüzden sadece Hatice Türkan değil, grip geçiren herkes iyileşene kadar sosyal mesafeye özen göstermelidir.

Gazete yönetiminin de kendi sağlığı ve işlerin aksamaması için özellikle kış aylarında seyahat konusunda çalışanlarla birlikte makul bir planlama yapması artık bir ihtiyaç hâline geldi.

Çünkü bu kadar yoğun bir salgının ortasında küçük bir tedbirsizlik, bütün ekibi yatağa düşürmeye yetiyor.

Şimdi Hatice Türkan’ın bu hastalık durumunun kendisiyle ilişkilendirilmesi nedeniyle ekibe küçük bir özür borcu var.

Bu özründen sonra da hem sık sık gerçekleştirdiği seyahatlerine hem sosyal mesafesine belki daha çok dikkat eder.

Ne de olsa bu bahsi geçen durumun ciddiyeti ortada.

Bir kere hepimizin birbirini hastalıklardan koruması için sorumluluğu var ve bu sorumluluk, kapımıza kadar dayanmış olan grip virüsünden daha hafife alınacak gibi değil.

 

 

 

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ
Gundi
Gundi 6 ay önce
Valla bu bildiğiniz ultumatun olmuş. Hatice Hanım kesinlikle cevap vermeniz şart.