Hobi bahçeleri için bir öneri

Hobi bahçeleri için bir öneri

Batman’ın tarıma elverişli toprakları üzerinde kaçak olarak inşa edilen hobi bahçesi tartışması, aslında çok daha derin bir yaraya işaret ediyor.

Yıllar yılı sistematik bir şekilde sürdürülen köylerin boşalması, üretimin zayıflaması ve doğadan, topraktan uzaklaşan bir yaşamın bizi içine çekmesi dikkat çekiyor.

Köy yollarında ilerlerken rastladığım yıkılmış, yakılmış virane evler, terk edilmiş konutlar ve hemen şehirlerin yanı başında izinsiz kurulmuş hobi bahçeleri, bu tuhaflığın en çarpıcı ispatıdır.

Hobi bahçelerinin temel amacı toprakla buluşma ve doğa ile iç içe olmaksa madem, neden boşalmış köylere geri dönülmüyor? Neden en verimli araziler betonlaştırılıyor?

Bu soruya cevap bulmadan hobi bahçeleri sorununu anlamamız mümkün değildir.

Gerçekten hobi bahçesi, yazlık ya da villa hayalinin ardında hep aynı özlemi taşır: Köy yaşantısının olağanüstü nostaljisi, doğanın kokusu, çocukluk anılarının izleri.

Elbette hepimizin içinde bu özlem var; hepimizin kökeni köylere dayanıyor. Fakat bu özlemi tarım arazilerini işgal ederek gidermeye çalışmak yerine, o boşalmış köylerin yeniden ayağa kaldırılmasını sağlamak hem daha mantıklı hem de daha sürdürülebilir olur.

Köy imarlarında yapılacak düzenlemelerle doğal yaşam alanlarında yaşamak mümkün hale getirilebilir; hem üretim sürer hem de şehir nüfusunun baskısı bir nebze olsun hafifler.

Batman’da köylerin viraneye dönmesi sadece yerleşim alanının kaybı değil, elbette tarımsal üretimin yitirilmesi demektir.

Yirmi yıl öncesine kadar köyde yaşantısını sürdürenler hem kendi ihtiyaçlarını karşılar hem de şehrin tarım ve hayvancılık ürünlerinin büyük kısmını sağlarlardı. Ancak çatışmaların gölgesinde birçok köy zorunlu göçe maruz kaldı, insanlar iki ateş arasında kaldıkları için yurtlarını terk etti. Şimdi bir kısmı şehrin varoşlarında yoksullukla boğuşuyor, bir kısmı ise köyündeki evini, tarlasını zorbalığa kurban verdiği için geri dönemiyor. Diğer yanda maddi gücü yerinde olanlar, köylerine dönmek yerine hobi bahçelerinde doğa özlemlerini gidermeyi seçiyor.

Oysa insanın ruhunu en çok dinlendiren, stresten ve kalabalıktan en çok uzaklaştıran yer, çocukluk hatıralarının soluk aldığı köyüdür.

Eğer mesele gerçekten doğaya dönmekse, çözüm izinsiz hobi bahçelerinde değildir; bunu anlamamız gerekir.

Hobi bahçeleri köylerdeki o sıcak ilişkinin ve doğa ile iç içe yaşamanın yerine alamaz.

En büyük seçenek, köylerin yeniden yaşanabilir hale gelmesindedir.

Batman’da geçmişte inşa edilen hobi bahçelerinin bir kısmı kamu kurumları tarafından yıktırıldı, kalanların akıbeti ise hâlâ tartışılıyor. Bu tartışmayı her gün yeniden yaşamaktansa, kalıcı bir yol bulmak gerekiyor.

Kalıcı yol, köye dönüşü teşvik etmekten geçiyor.

Güvenlik sorununun büyük ölçüde geride kaldığı Batman kırsalında, yıllardır boş duran ya da birkaç haneye düşmüş köylerin yeniden canlandırılması mümkündür.

Altyapıdan ulaşıma, elektrikten imara kadar kapsamlı bir planlamayla bu köyler hem hobi bahçesi ihtiyacına yanıt verir hem de insanların köklerine dönmesini kolaylaştırır. Böyle bir adım atıldığında hem hobi bahçesi krizi çözülür hem de şehirlerin nüfus yükü hafifler; en önemlisi üretim yeniden canlanır.

Kaçak inşa edilen hobi bahçeleri için milyonlarca lira harcayıp dar alanda hapsolmak yerine, hatıralarımıza, kültürümüze ve üretime yeniden sahip çıkmak için geldiğimiz köylerin yolunu tutmalıyız.

Çünkü insanın toprağa, doğaya duyduğu özlemin en gerçek karşılığı, atalarının yaşadığı köyüne dönmeyi göze olabilmesidir.

Batman’da krize dönen hobi bahçeleri sorunu da ancak bu yaklaşım ve anlayışla çözülebilir.

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ