Kapatılan yazlık kır düğün salonlarına çözüm şart!

Kapatılan yazlık kır düğün salonlarına çözüm şart!

12 Mayıs tarihli kır düğün salonlarının kapatılmasına dair yazıma olumlu-olumsuz tepkiler geldi.

Ruhsatsız yapıları örnek alıp milyonlarca lira harcayarak düğün salonlarını inşa edenler kadar, ruhsatsız yapılar inşa edilirken göz yumanlardan da ses seda gelmedi.

Suçlu aranacaksa, elbette her iki tarafın da bu konuda hataları var.

Ama iş işten geçmiş.

Şimdi, sosyal bir ihtiyaç olan bu kır düğün salonlarının yeniden açılması için bir formül bulunması gerekiyor.

Bu konu üzerinde durmamın temel sebebi, kapatılan işletmelerin toplum için temel bir ihtiyaç olmasıdır.

Derdim suçlamak veya suçluyu bulmak değil.

Sadece demek istediğim şu: Yapan kadar bu süreçte görmezden gelen ya da göz yumanın da hatası var.

Madem durum böyledir, o zaman her iki taraf da hatalarını giderecek ortak bir çözüm bulmalıdır.

Bu konuya neden bu kadar önem verdiğime gelince;

Kır düğün salonları yaz aylarında, Batman sıcağında temel bir ihtiyaçtır. Faaliyette olanlar ise ihtiyaca cevap verememektedir.

Yaz mevsimi yaklaşıyor.

Baharın coşkusuyla birlikte gençler, bir ömür sürecek yolculuklarına ilk adımı atmaya hazırlanıyor.

Bir tarafta hayat pahalılığı, diğer tarafta yazlık salon sıkıntısı... Düğün hazırlığı yapanlar kara kara düşünüyor.

Özellikle kır düğün salonlarının sayısının az oluşu, fiyatları da etkiliyor. Fiyatlar yükseldikçe yükseliyor.

Şehrin dört bir yanında “yer yok”, “takvim dolu”, “fiyatlar arttı” sesleri yükseliyor.

O zaman sormak gerekiyor: Ne olacak bu kapalı salonlar?

Sorun sadece ekonomik değil; aynı zamanda sosyal ve yapısal.

Son dönemde çok sayıda düğün salonu, ya ruhsat yetersizliğinden ya da otopark, altyapı gibi gerekçelerle kapatıldı.

Geriye kalan salonlar ise artan taleple birlikte fiyatlarını neredeyse lüks segmentine taşıdı.

Enflasyonun ötesinde bir fırsatçılık söz konusu.

Gençler aile kurmak istiyor ama ilk adım olan düğün törenine bile erişmekte zorlanıyor.

İşte tam da bu noktada çözüm net:

“Söz düellosuna” değil, iş birliğine ihtiyacımız var.

Belediyeler, il özel idareleri, ilgili bakanlık birimleri ve salon işletmecileri bir araya gelerek ortak bir yol haritası belirlemeli.

Başta otopark ihtiyacı olmak üzere fiziki ve yasal eksiklikler, mevzuata uygun şekilde çözüme kavuşturulmalı.

Salonlar kapatılmak yerine dönüştürülmeli; denetlenmeli ama dışlanmamalı.

Ayrıca kamu eliyle işletilen, erişilebilir fiyatlı çok amaçlı düğün ve toplantı salonları kurulmalı.

Bu salonlar sadece düğünler için değil; nişan, mezuniyet, taziye ve benzeri sosyal etkinliklerde halkın kullanımına da açık olmalı.

Anlayacağınız, kır düğün salonları sadece gençlerin değil, tüm toplumun sosyal hayatında önemli bir ihtiyaçtır.

Yaz, sonbahar ve ilkbaharda bu sosyal tesisler hizmet verir. Sadece kış aylarında kapalıdırlar.

Belediye ve özel idare de bu tür işletmeleri halkın hizmetine sunabilir.

Unutulmamalıdır ki düğün salonları birer lüks değil, sosyal ihtiyaçtır.

Aile kurmanın, toplumun sürekliliğinin, kültürel değerlerin yaşatılmasının bir parçasıdır.

Eğer bu ihtiyaç özel sektör mantığına terk edilirse, düğünler zenginlerin ayrıcalığına dönüşür;

Gençler ise ya borçla başlar hayata ya da hayallerini erteler.

Evlenmek isteyenin değil, fiyat yükseltenin önü kesilmesi için düğün salonları açılmalıdır.

Karşılıklı söz düelloları ve "kim haklı, kim haksız" açıklamaları, sorunun çözümüne hiçbir katkı sunmaz.

Bu yüzden kapalı durumdaki kır düğün salonlarının açılması için bir formül bulunmalıdır.

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ