Kasım ayının Batman’a acı faturası…

Kasım ayının Batman’a acı faturası…

2025 yılı Kasım ayı, Batman’da tarihe acılar ve gözyaşı dolu bir ay olarak geçecek. Bir ay içinde ardı ardına gelen kazalar, çatışmalar ve ihmalden kaynaklanan ölümler hepimizin yüreğini yaktı. Gencecik canlar toprağa düşerken geride gözyaşı, ağıt ve büyük bir çaresizlik kaldı.

Öyle ki kasım boyunca hastane önleri, mezarlıklar ve taziye evleri insan seliyle dolup taşarak gözyaşı seline karıştı. Bu olayların tümünün ortak noktası kuşkusuz ihmaldir. Israrla sürdürülen kural tanımazlıklar, hatalar, yanlışlar, alışkanlıklar ve ihmaller… Ve zamanında alınmayan her önlem, kaybettiğimiz her can, Batman’ın bağrında daha derin yaralar açtı. Bu yaşanan acı olaylar ve açılan yaralar, ancak ders çıkarırsak kapanabilir.

Kasım ayında yaşanan trajediler hafızamızdan kolay kolay silinmeyecek:

Batman–Siirt çevre yolunda yaya geçidinden karşıya geçen bir ailenin üzerine hızla gelen motosiklet, 25 yaşındaki Kader İlbaş’ın hayatını söndürdü. Anne, çocuklarını kurtarmak için kendisini feda etti. Bir annenin son nefesine kadar verdiği mücadele, ihmalin nasıl can yaktığını bir kez daha gösterdi.

Alacak verecek meselesi nedeniyle çıktığı iddia edilen tartışma sonucu silahla vurulan Diş Hekimi Murat İnsel ve kardeşi Salih İnsel de genç yaşta hayattan koparıldılar. Ailelerinin ve geride kalanların acısı tarif edilemez.

İki grup arasında çıkan silahlı kavgada 23 yaşındaki Ferit Padir yaşamını yitirdi. Ferit, gencecik, pırıl pırıl bir esnaftı.

Yine 23 yaşındaki Raman Yel, Atbağı Köyü’nde haziran ayında yaşanan balkon faciasının geciken bir kaybı olarak kasım ayında hayata gözlerini yumdu.

İnşaat alanında çöken beton kalıbı, 23 yaşındaki Seyithan Alkan’ı aramızdan aldı.

Batman çevre yolundaki korkunç kazada Adar ile Zana Direk ve amcaları Adnan Direk hayatlarını kaybettiler.

Her kaybın arkasında bir eve ateş düştü, bir yuva yıkıldı, bir şehir gözyaşına ve hüzne boğuldu. Bu acıların hiçbirinin sadece “kader” olmadığını, her birinin önlenebilir olduğunu artık anlamak zorundayız. Çünkü bu şehir daha fazla kaybı, acıyı hak etmiyor.

Yaya geçitleri güvenli hale getirilmeden,

Trafikte hız ve kontrol denetimleri artırılmadan,

Şehir içinde yaşanan çatışmaların kökünü kurutacak sosyal ve güvenlik politikaları güçlendirilmeden,

İnşaatlarda iş güvenliği tedbirleri kâğıt üzerinde değil sahada uygulanmadan bu acılar bitmez.

Bitmeyecek…

Ve ders çıkarmazsak yarın yine başka bir gencin, bir inşaat emekçisinin, başka bir annenin, başka bir çocuğun ölüm haberiyle sarsılacağız.

Kasım ayının acı tablosu hepimize son bir uyarı niteliğindedir:

Artık yeter.

Bu şehirde insanlar ölmesin diye, ocaklar sönmesin diye, anneler evlat acısıyla kahrolmasın diye gerekli tüm önlemler vakit kaybetmeden alınmalıdır.

Bir ayda yitirdiğimiz onlarca canı geri getiremeyiz.

Ama onların hatırasına sahip çıkmak adına, bir daha böyle acıların yaşanmaması için hep birlikte mücadele edebiliriz.

Kasım’ın acılarından dersler çıkarmalıyız.

Yoksa gelecek her ay, her gün yine aynı acıyla kapımızı çalar.

Bu şehrin, ihmaller yüzünden ölümlere artık tahammülü yok.

Yeter artık, bu gözyaşı ve acılar dinsin.

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ