Kasis, ambulans, itfaiye…

Kasis, ambulans, itfaiye…

Batman’da şehir içi ulaşımda sıklıkla karşılaşılan kasislere dikkat çekmek için bu köşede “Seval Başkan, bunca tümsek sizce ne işe yarıyor?” başlığıyla bir yazı kaleme aldım. Amacım, kent genelinde giderek artan ve ciddi sorunlara yol açan kasis meselesini gündeme taşımaktı.

Bu konuyu AK Parti Kadın Kolları Başkanı Seval Aksoy üzerinden ele almamın nedeni ise Kadraj Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Hatice Türkan ile yaptığı röportajda sarf ettiği şu sözlerdi: “Batman’ın bırak kaç sokağı olduğunu, sokaklarda kaç tümsek olduğunu bile biliyorum.”

Madem konu tümseklerden açılmıştı, ben de ironik bir dille Seval Başkan’a atfen “Bunca tümsek sizce ne işe yarıyor?” sorusu üzerinden kasislerin zararlarını sıraladım. Yazım üzerine olumlu ya da olumsuz pek çok geri dönüş aldım. Yazıyı beğenmeyenler, ironiyi anlamamış olacaklar ki Seval Başkan’ı savunmaya geçip bana haksız eleştiriler yönelttiler. Oysa yazımın hiçbir yerinde bu sorunun muhatabının ve sorumlusunun Seval Başkan olduğunu söylemedim.

Buna rağmen bazıları ya yazıyı yanlış anladı ya da Seval Başkan’ın AK Parti Kadın Kolları Başkanı olması üzerinden ona şirin görünme çabasıyla eleştiri yolunu seçti. Eğer yazının özü anlaşılmış olsaydı, böyle bir tutum içine girilmezdi. Nitekim yazımı anlayan ve son derece haklı bulan çok sayıda mesaj da aldım.

Özellikle ambulans ve itfaiye şoförleri beni arayarak bu konuda en çok kendilerinin mağdur olduğunu ifade ettiler. Her bir kasisin onlar için ciddi bir engel olduğunu, görevlerini yaparken zamanla yarıştıklarını dile getirdiler. Son derece haklılar. Çünkü ambulans şoförleri acil hastaları hastaneye ulaştırmaya çalışırken, itfaiyeciler yangına müdahaleye giderken saniyeler bile bazen hayat kurtarıyor. Tüm araçlar gibi ambulans ve itfaiyeler de yollardaki kasisler yüzünden ciddi zaman kaybı yaşıyorlar.

Ambulanstaki hastalar kasislerden geçerken sedyede adeta zıplıyor. Tonlarca su taşıyan itfaiye araçlarında ise her kasiste suyun ileri geri savrulması aracı kontrolsüz hale getirebiliyor. Yaşlılar, hamileler ve hastalar da belli bir standardı olmayan kasislerden geçerken ciddi şekilde etkileniyorlar.

Okul önleri ya da hız yapılması muhtemel noktaları bir kenara bırakıyorum; bugün Batman’da bazı iş yerlerinin ve evlerin önünde, vatandaşın kendi imkânlarıyla betondan tümsekler yaptığına tanık oluyoruz. Bu gelişigüzel uygulamalar kentin yollarını adeta hendekli, barikatlı yollara dönüştürmüş.

Altını özellikle çiziyorum: “Kasis hiç olmasın” demiyorum. Ama bu işin bir standardı, bir kriteri olmalı diyorum. Her önüne gelenin evinin ya da iş yerinin önüne kasis koydurmasının önüne geçilmeli; ister kurumlar tarafından konulsun ister vatandaşlar tarafından, gereksiz, ölçüsüz ve keyfi olarak yapılan kasis ve tümsekler kaldırılmalı.

Bu sorunu gündeme getirmek, çözüm istemek ve öneri sunmaktan daha doğal ne olabilir? Ne yazık ki bazıları iyi niyetle yazılmış bu yazıyı ya anlamadı ya da art niyetle başka yerlere çekmeye çalıştı. Gelişigüzel yerleştirilen kasislerin; trafik akışını yavaşlatması, araçların her kasis önünde neredeyse ışıkta durur gibi dur-kalk yapması nedeniyle artan yakıt tüketimi ve bu nedenle oluşan hava kirliliği, araçlardaki amortisörlerden ön düzene, lastiklerden yere yakın araçların altının sürtünerek zarar görmesine kadar pek çok olumsuz etkisi var.

Bunların hepsini bir kenara bıraksak bile, meseleye yalnızca ambulans ve itfaiye araçları açısından bakılırsa tümsek ve kasislerin riskleri anlaşılır. Elbette kasis, doğru yerde ve doğru ölçüde olduğunda hayat kurtarır. Ancak plansız, denetimsiz ve keyfi uygulandığında hayatı zorlaştırır. Batman’ın ihtiyacı olan şey tümsek bolluğu değil; akılcı, standartlara uygun ve herkesin güvenliğini gözeten bir trafik düzenidir. Seval Başkan'ın sevenlerinin ve yetkililerin benim ne demek istediğimi anlamalarını ve artık bu soruna kalıcı bir çözüm üretilmesi için çaba sarf etmelerini bekliyorum.

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ