Lokantalarda yemek fiyatları kazık mı?

Lokantalarda yemek fiyatları kazık mı?

Bir zamanlar yurt içi ve yurt dışından Batman’a gelenlerin ilk övgüsü, lokanta ve kafelerdeki lezzetli yemek ve içeceklerin uygun fiyatları olurdu.
Ankara ve İstanbul’a kıyasla yarı yarıya ucuz olan yemekler, Batman’ın bu alanda tanıtımına katkı sunar ve kenti cazip kılardı. Ancak bugün gelinen noktada bu tablo tamamen tersine dönmüş durumda. Batman’daki birçok lokanta ve kafede yemek içmek, artık büyükşehirlerle neredeyse aynı fiyatlara ulaşmış durumdadır.

Son dönemde lokanta fiyatlarıyla ilgili yoğun şikâyetler alıyoruz.
Vatandaş, yüksek fiyatlar karşısında adeta “kazıklandığını” hissediyor. Bu algı, kulaktan kulağa yayılan bir propagandaya dönüşüyor ve doğal olarak lokantaların müşteri sayısını da düşürüyor.

Batman’da birçok lokantacı, artan maliyetler ve azalan müşteri nedeniyle ciddi ekonomik sıkıntı yaşıyor, hatta kepenk kapatma noktasına geliyor. Bunun iki temel nedeni var: Birincisi kira, personel ve girdi maliyetlerindeki ciddi artış; ikincisi ise vatandaşın artık lokantaya gidecek gücünün kalmaması.

Bir avukatın anlattıkları, durumun vahametini özetliyor. Eskiden duruşma sonrası meslektaşlarını ya da müvekkillerini yemeğe götürdüklerini, hesabı da gönül rahatlığıyla ödediklerini söylüyor. Bugün ise bırakın birkaç kişiyi, tek başına bile lokantaya gidemediğinden yakınıyor. Bu, artık kimsenin kimseyi yemeğe davet edemez hâle geldiğinin izahıdır.

Otuz yıldır öğle yemeğini lokantada yiyen bir esnaf da benzer dertten muzdarip. “Çalışıyorsam yemeğin de en kalitelisini ve en iyisini hak ediyorum” diyerek Batman’ın bilinen lokantalarından her öğlen yemeği vaktinde sipariş verdiğini, ancak artan yemek fiyatlarının bütçesini aştığını anlatıyor. Şimdilerde ya ayaküstü bir şeylerle karnını doyuruyor ya da evden sefer tası getiriyor.

Memur ve işçi kesiminin ise zaten lokanta kapılarından geçecek ekonomik hâli kalmamış durumda.

Elbette yemek fiyatlarındaki artışı yalnızca lokantacıların keyfî fiyat yükseltmesi ya da daha fazla kâr hırsı olarak görmek haksızlık olur.
Özellikle merkezi yerlerde kiraların 50 bin lirayı aştığı, etin kilosunun 500 liraya, teneke yağın 2 bin liraya dayandığı, en düşük personel maliyetinin 30 bin lira olduğu bir ortamda işletmecilerin de ciddi bir ekonomik yük altında olduğu unutulmamalı.

Ancak sorun şurada başlıyor: Artan maliyetler karşısında lokanta sahipleri, yemek fiyatlarını makul bir seviyede tutmak yerine sürekli fiyatları artırıyor.

Lokantacı esnafının, geçmişte maliyetlerin düşük olduğu dönemlerin anlayışıyla hareket etmeye devam etmesi ve gerekli tedbirleri almak yerine doğrudan fiyat artırma yoluna gitmesi, bugünkü tabloyu ortaya çıkarıyor.

Batman’da yemek fiyatlarının belirlenmesinde tam bir başıboşluk var. Aynı sulu yemek bir yerde 200 lirayken başka bir yerde 400 lira. Izgara et bir lokantada 250 lirayken, diğerinde 450 lirayı bulabiliyor. Batman’a özgü “aşçı tabağı” ya da “vali yemeği” denilen tabaklar 400 ile 600 lira arasında değişiyor. Lahmacun bir yerde 50 lirayken, birkaç sokak ötede 100 lira olabiliyor. Bu fiyat çelişkisi de vatandaşın kafasını karıştırıyor.

Bazı lokantacılar, artan fiyatlar nedeniyle müşterinin uzaklaştığını fark ederek self-servis ya da daha düşük maliyetli işletmelere yöneliyor. Ancak buralarda da üç çeşit yemeğin 300 lirayı bulduğu görülüyor. Aynı yemeğin belediyenin halk lokantasında 100 liraya sunulması ise ayrı bir çelişkiyi gözler önüne seriyor.

Tüm bu tablo, lokanta fiyatlarının “kazık” olduğu algısını yaratıyor. Oysa maliyetler arttıkça fiyatı sürekli yükseltmek, uzun vadede lokantacıya kazanç değil zarar getirir.

Sürekli yemek ve içeceğe zam yapmak tek başına çözüm değildir.
Lüks ve konfordan bir miktar kısmak, meze ve salata çeşitlerini azaltmak, porsiyonları makul ölçüde küçültmek gibi tedbirlerle fiyatlar daha kabul edilebilir seviyelerde tutulabilir.

Makul fiyatlar hem esnafın hem de vatandaşın lehine olur.

Bugün yalnızca esnaf, memur ve işçi değil; doktoru, avukatı, durumu iyi olanı, hatta iş insanları bile lokanta fiyatlarını yüksek buluyor. Lokantacı esnafının, “yemekler kazık” algısını mutlaka kırması gerekiyor. Aksi hâlde vatandaşın ayağı lokantalardan tamamen kesilir ki bu durum en çok da lokantacıların zararına olur.

Sonuç olarak Batman’da yemek ve içecek fiyatları yeniden gözden geçirilmeli. Urfalıların deyimiyle “ne şiş yansın ne kebap” denecek bir orta yol bulunması artık şarttır.

 

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ