Rektör Demir’den ikinci dönem için beklentiler

Rektör Demir’den ikinci dönem için beklentiler

Batman Üniversitesi Rektörlüğü için Prof. Dr. İdris Demir’e ikinci kez görev verildi. 

Dört yıldır Batman Üniversitesi Rektörlüğünü sürdüren Demir, dört yıl daha bu görevi sürdürecek. 

Bu görevlendirme benim açımdan sürpriz olmadı elbette. 

Şehrimizin çıkarlarını koruma ve değerlerine sahip çıkma adına, mevcut rektör adayları arasından Sayın İdris Demir’in tekrar rektör seçilmesi gerektiğine yönelik yazılar yazdım. 

Samimi olmak gerekirse, bu karar benim için memnuniyet verici oldu. 

Yarım kalan projelerin hayata geçirilmesi ve Tıp Fakültesi beklentisinin gerçekleşmesi adına, bu atama şehrimiz için önemli bir fırsattır. 

Rektör Demir için ikinci dönem, bir nevi "ustalık dönemi" olacaktır. 

Bu nedenle, sonuç alıcı birçok projenin hayata geçirilmesine dair umutluyum. 

Tabi, Rektör Demir’den beklentiler de bu dönem oldukça yüksek olacak. 

Önümüzdeki süreçte, Rektör Demir’in ne yapıp edip üniversitede çalışan her bireyi –o veya bu dönemin adamı demeden– sürece katması gerekecek. 

Liyakate önem verip üniversite yönetiminde eşitlik ilkesini hâkim kılması gerekecek. 

Verilen görevi yapmayan, üniversiteye ayak bağı olan kadrolara yol vermesi gerekecek. 

Çalışmak ve üretmek isteyenin düşüncesine, siyasi kimliğine, hangi dönemde üniversiteye girdiğine ya da geçmişte hangi görevde bulunduğuna bakmaksızın, önünü açması gerekecek. 

Üniversitede akademik adalet ve bilimsel tarafsızlıkla hareket etmesi gerekecek. 

Üniversiteyi “ben” değil “biz” anlayışıyla yönetip, yönetim ve yönetişim mekanizmasını ayrıştırması gerekir. 

İdris Hoca’nın her şeye yetişmek ve her şeyle ilgilenmek yerine, çok koşturup yorulmak yerine; kurumsal bir işleyişle yükünü hafifletmesi gerekir. 

Üniversiteler, bilginin üretildiği, eleştirel düşüncenin teşvik edildiği ve toplumun geleceğini şekillendiren bireylerin yetiştirildiği kurumlardır. 

Bu nedenle, üniversite yönetiminin; adalet, eşitlik, bilimsel tarafsızlık ve liyakat ilkeleri çerçevesinde hareket etmesi gerekmektedir. 

Akademik özgürlüğü ve bilimsel üretimi destekleyen bir yönetim anlayışı; yalnızca belirli grupları veya akademik birimleri önceleyen değil, bütüncül ve kapsayıcı bir yaklaşımı esas almalıdır. 

Üniversitelerde yönetsel kararların belirli fakülteler, akademik gruplar veya öğrenci toplulukları lehine şekillendiği durumlar, kurumsal adalet duygusunu zedeler. 

Kaynak tahsisi, akademik teşvikler, araştırma fonları ve idari destek gibi konular; bilimsel nesnellik ve şeffaflık temelinde yürütülmelidir. 

Yönetim mekanizmalarının tarafsız olmadığı algısı, akademisyenler, öğrenciler ve idari personel arasında kurumsal aidiyetin azalmasına, bilimsel gelişimin belli odaklara yönlendirilmesine ve akademik çeşitliliğin zarar görmesine yol açabilir. 

Liyakat, akademik başarı ve bilimsel katkılar, üniversitenin temel belirleyicileri olmalıdır. 

Yönetim kadroları, geçmiş akademik kariyerleri veya aidiyet bağları doğrultusunda değil; tüm akademik disiplinleri ve birimleri eşit şekilde destekleyerek hareket etmelidir. 

Bütçe tahsisinden araştırma desteğine, öğrenci faaliyetlerinden akademik atamalara kadar her alanda adalet ve şeffaflık ilkesi korunmalıdır. 

Üniversite bileşenleri yalnızca akademisyenlerden oluşmaz. 

Öğrenciler, idari personel ve toplumsal paydaşlar, üniversitenin gelişiminde kritik roller üstlenir. 

Bu nedenle yönetim, tüm bu grupların beklenti ve ihtiyaçlarını göz önünde bulundurmalı; belirli grupları önceliklendiren politikalar yerine, kurumsal bütünlüğü ve akademik dengeyi koruyan stratejiler geliştirmelidir. 

Bilimsel üretimi ve akademik başarıyı sürdürülebilir kılmanın yolu, yönetim süreçlerinde adalet ve kapsayıcılığı temel ilke hâline getirmekten geçer. 

Üniversite yönetimleri, tarafsız ve eşit mesafede bir anlayışı benimseyerek, bilimsel ilerlemeye en yüksek katkıyı sağlayacak ortamı oluşturmalıdır. 

 Böyle bir yönetim modeli, üniversitenin ulusal ve uluslararası düzeyde itibarını artıracak, akademik başarıyı güçlendirecek ve kurum içindeki güveni pekiştirecektir. 

Bu vesileyle, Batman Üniversitesi’nin bilimsel üretime, akademik özgürlüğe ve kurumsal adalete katkı sağlayacak projelerle gelişimini sürdürmesini temenni ediyor; Rektör Prof. Dr. İdris Demir’e görevinde başarılar diliyoruz.

 

 

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ