Sahipsiz çınarın cami avlusundaki cenazesi…

Sahipsiz çınarın cami avlusundaki cenazesi…

Köklerinden koparılmış, boylu boyunca uzanıyordu cami avlusunda.

Tabutu yoktu ama adeta cenaze namazı için bekletiliyordu.

Görünce gözlerim doldu.

O an içimden bir şey koptu.

Değersiz, sahipsiz, yalnız...

Öylece yere yatırılmış halde duruyordu.

Yanına uzanıp sarılmak istedim o an.

“Nasıl, ne hakla kıydılar?” o çınar ağacına...

En az 20 yıllık bir ağaçtı.

Bıraksalar, asırlarca daha yaşayacaktı.

Kuşlar gelip yuva yapacaktı.

Cami bahçesine görsel güzellik katacaktı.

Yaz güneşinde, rüzgârda, fırtınada, yağmurda camiye şemsiye olacaktı.

Yazın sıcakta, kışın soğuktan koruyacaktı.

Tozu, dumanı, zehirli gazları tutarak oksijen salacaktı.

Ama cami avlusunda yeni yapılaşma için çınar ağacını kestiler.

Hiç düşünmediler; her bir birey,

doğa ve ağaç sevgisini, toplumsal kaide ve kuralları, saygı ve sevgiyi, hak, hukuk, adaleti, en çok olarak aile içerisinde, ibadethanelerde âlimlerinden ve okullarda öğretmenlerden öğrenir.

Bu yapıların temel görevi, bireye yaptıkları ve söyledikleriyle iyiliği ve bilgiyi aşılamaktır.

Cami avlusundaki ağacı keserek, yeşil alana zarar vererek nasıl doğa ve ağaç sevgisi verilir topluma?

“Biz ağaçları kestik ama siz kesmeyin” nasıl diyecekler bundan sonra?

İslam dini gereği doğa ve ağaç sevgisini nasıl aşılayacaklar topluma?

19 Mayıs Mahallesi ile Çay Mahallesi sınırları arasında bulunan müftülüğe bağlı cami avlusunda gördüğüm koca çınar ağacının cesedi beni ürpertti.

Tüylerim diken diken oldu.

Gözlerime inanamadım.

Bir cami avlusu içerisinde bu nasıl yapılır?

Ve sanki büyük bir marifetmiş gibi, o ağacın cesedi nasıl konulur oraya ve günlerce bekletilir?

Cami avlusunda diyelim ki bir ilave bina yapacaksınız ya da binayı yenileyeceksiniz, o zaman o güzelim ağaçtan ne istediniz?

O ağacı kesmek yerine ve var olan yeşil alana zarar vereceğinize, o proje bütünlüğü içerisinde o ağacı korusaydınız ya!

Yapımı öngördüğünüz binanın ortasına bile denk gelse, ortada ağacı korumaya alıp örnek olmayı hiç mi düşünmediniz?

Hazreti Muhammed’in (s.a.v.) ağaçlara ve genel olarak tabiata karşı büyük bir hassasiyetinin olduğu hiç mi aklınıza gelmedi?

İslam dini bu hassasiyeti hem sözleriyle (hadisler), hem uygulamalarıyla göstermiştir.

Hz. Muhammed, ağaç dikmeyi çok önemli bir görev olarak görmüştür. Bu konuda söylediği hadislerden bazıları şunlardır:

* Bir Müslüman bir ağaç dikerse, ondan bir insan, hayvan veya kuş fayda görürse, bu onun için sadaka olur.

* Kıyamet kopuyor olsa bile elinizdeki fidanı dikin.

 

Bu hadisler, ağaç dikmenin sadece o an için değil; gelecek nesiller ve diğer canlılar için de faydalı bir iş olduğunu vurgular.

Hz. Muhammed (s.a.v.) sadece ağaç dikmeyi değil, aynı zamanda mevcut ağaçları da korumayı öğütlemiştir.

Özellikle halkın faydalandığı yerlerdeki ağaçların kesilmesini veya tahrip edilmesini yasaklamıştır.

* Savaş esnasında bile gereksiz yere ağaçların kesilmemesi, hurma ağaçlarının yakılmaması yönünde emirler vermiştir.

* Medine’ye hicret ettikten sonra şehrin bazı bölgelerini koruma altına alarak “hima” ilan etmiştir. Bu bölgelerde avlanmak ve ağaç kesmek yasaklanmıştır.

Ağaçlar, birçok dinde hayatın, bereketin ve sonsuzluğun sembolü olarak görülür.

Bu nedenle de ibadethanelerin rolü, sadece kişisel ibadetlerle sınırlı değil; doğayı korumak gibi evrensel değerleri yaymak, toplumsal birlikteliği sağlamak, hak ve adaleti savunmak, ibadethanelerin en önemli işlevleri arasındadır.

Ama ne yazık ki bu bilinçte olmayan din görevlileri var.

Batman’da, müftülüğe ait bir camide ağaç kesilmesi gibi.

Bu ağacı kim kestiyse, kesmesine göz yumduysa, doğru yapmamıştır.

Bu tür hareketler topluma da kötü örnek olabilir ve bu durum ağaç kesimini doğal ve meşruymuş gibi gösterebilir.

Oysa özellikle ibadethaneler ve kamu kurumları, yeşil alanları koruyup kollayıp geliştirmeleri asıl görevleridir.

Cami bahçelerini betona gömmek yerine, ferah yeşil örtü ile donatıp güllük gülistanlık yapmak gerekir.

Farklı bitkiler, güllerle, her biri cennetten bir köşeyi andıracak bir görüntüye kavuşturmak gerekir.

Cami bahçeleri, ağaç cenazesi yeri değil, yaşatılan, korunan ağaçlar yeri olmalıdır.

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ
Umut
Umut 10 ay önce
İnan et hocam ahaber bile Batman'ın yerel basınından daha onurludur..