Yaşamak dediğin
- 17-10-2025 16:28
- 17-10-2025 16:29
- 362
Çetin Altan’a…
Kış gelecek. Sonra bahar. Bahardan sonra yaz. Yazdan sonra sonbahar. Takvim yaprakları kopacak, mevsimler değişecek. Ama gökyüzü aynı gökyüzü, güneş aynı güneş olacak. Bulutlar yine ağır ağır geçecek. Yağmur yağacak. Şehirler beyaza bürünecek. Rüzgâr bir gün şiddetli, bir gün usulca esecek.
Sabahlar yine sabah olacak. Alarm çalacak. Uykunuzdan uyanmak istemeyeceksiniz. Bir bardak çay içip kendinize geleceksiniz. Belki çorba içip ısınacaksınız. Ekmek kokusu alacaksınız işe giderken. Fırın sırasına gireceksiniz. Bir gün poğaça, ertesi gün simit alacaksınız.
Çamaşırlar kirlenip makinaya girecek. Sonra ütülenecek. Çoraplarınız delinecek, bunları artık giymeyeyim diyeceksiniz. Ayakkabılarınızın bağcığı kopacak. Bir şemsiye yağmurda ters dönecek. Elleriniz üşüyecek, sonra ceplerinizde ısınacak.
İş yerine gideceksiniz. Servisi kaçıracaksınız. Otobüs kalabalık olacak, minibüsün şoförü kavga edecek. Bir meslektaşınız sinsice işinizi gölgelemeye çalışacak. Bir meslektaşınız size destek olacak. Cuma günü saat beşi bekleyeceksiniz. Pazar günü saat dokuzda hüzünleneceksiniz.
Telefonunuz çalacak. Bazen güzel bir haber alacaksınız. Bazen can sıkıcı. Bazen kim olduğunu görmek istemeyeceksiniz. Arada cevap vermeyeceksiniz. Sonra vicdan azabıyla geri arayacaksınız.
Çocuklar büyüyecek. Onların yaramazlıklarına kızacaksınız. Ödevlerini yapmadıkları için söyleneceksiniz. Sonra bir bakışlarıyla eriyeceksiniz. Belki yeni bir bebek doğacak, avuç içi kadar bir bedeni kucağınıza alıp koklayacaksınız. Belki bir büyüğünüz eksilecek sofradan. Hayat, eksilenlerle çoğalanlarla devam edecek.
Sevdiğiniz insana bazen kırılacaksınız. Bazen sarılıp hiç bırakmak istemeyeceksiniz.
Evde musluk bozulacak. Tamirci çağıracaksınız. Buzdolabı arıza yapacak. Televizyon kumandası çalışmayacak. Bilgisayar donacak. Hepsini küfrederek düzelteceksiniz. Ya da düzeltemeyip “neyse sonra bakarız” diyeceksiniz.
Ülke gündemine bakacaksınız. Bir gün umutlanacaksınız. “Her şey iyi olacak” diyeceksiniz. Başka bir gün öfkeyle televizyonu kapatacaksınız. “Bu memleketten bir şey olmaz” diyeceksiniz. Ama yine kendinizi televizyonun karşısına oturmuş haber izlerken bulacaksınız.
Kitap alacaksınız. Birkaçını okuyacaksınız, çoğu rafta kalacak. Bir şiir okuyup hüzünleneceksiniz. Bir cümlede kendinizi bulacaksınız. Bir romanı okurken dalıp gideceksiniz.
Bazen diyet yapmaya karar vereceksiniz. Sabah yulaf, öğlen salata, akşam yoğurt yiyeceksiniz. Ertesi gün lahmacun yiyeceksiniz. Sonraki gün tatlıya hayır diyemeyeceksiniz. Kendi kendinize kızacaksınız. Ama sonra “hayat kısa” diyerek bu kez bir dondurma yiyeceksiniz.
Bir düğünde piste çıkmaya çekineceksiniz. Ama birisi kolunuzdan tutacak, halayın ortasında bulacaksınız kendinizi. Bir cenazede omuz omuza yas tutacaksınız. Bir bayram sabahı büyüklerinizi arayacaksınız. “Ellerinizden öperim” diyeceksiniz. Onlar da “sağ ol yavrum” diyecek.
Bir sokak kedisiyle karşılaşacaksınız. Bir köpeğin başını okşayacaksınız. Bir çocuğun gülüşü içinize dolacak. Bir yabancının selamı kalbinizi ısıtacak. Yolda yürürken tanımadığınız biri size yol gösterecek. Bir minibüs şoförü sizi azarlayacak. İyilikle kabalığın yan yana yürüdüğünü fark edeceksiniz.
Bazen kendinizi çok akıllı hissedeceksiniz. Bazen çok aptal. Bazen çok sabırlı, bazen çok öfkeli. Bir sabah aynaya bakıp “ben çok değişmişim” diyecek, bir akşam “hiç değişmemişim” diyeceksiniz. Kendinizle kavga edecek, kendinizle barışacaksınız.
Parasal hesaplar yapacaksınız. Borçlarınızı düşüneceksiniz. “Nasıl yetişecek bu para?” diyeceksiniz. Bazen beklenmedik bir yerden para gelecek. Bazen beklenmedik bir masraf çıkacak. Ve hayat, gelirle giderin arasında böyle ite kaka akıp gidecek.
Bazen kendinizi çok yalnız hissedeceksiniz. Bazen kalabalıktan sıkılacaksınız. Bazen hiçbir yere ait olmadığınızı düşüneceksiniz. Bazen nerede olursanız olun mutlu olamayacağınızı düşüneceksiniz. Bazen bir kahkahada bütün hayatın anlamını bulacaksınız.
Ve yıl bitecek. Geriye dönüp baktığınızda diyeceksiniz ki: “Ne çabuk geçti bu zaman…” Ama yine de küçük mucizeleriniz olacak: Yağmurdan kaçarken sığındığınız bir saçak altı, yolda rastladığınız eski bir dost, elinize düşen beklenmedik bir kitap, bir şarkının sizi çocukluğunuza götürmesi, bir yabancının gözlerinizin içine bakıp gülümsemesi.
Büyük mucizeler belki olmayacak. Ama küçük mucizeler hep olacak. Ve belki hayat dediğimiz şey, zaten onlardan ibaret olacak.
En sonunda iç çekip “yaşamak bu, ne yapacaksın!” diyeceksiniz.
Halit 8 ay önce
Hayatın içindeki o küçük detayları sade bir şekilde ama derin anlam yükleyerek dille getirmişsin, insan okurken kendini o satırların içinde buluyor. Her cümlesi okuyucuya dokunuyor. Kalemine, yüreğine sağlık. tebrik ederim. ???????? !