Bu kadının/erkeğin neye ihtiyacı var?

Bu kadının/erkeğin neye ihtiyacı var?

Önceki yazımızda evliliğin sevgi temeli üzerine kurulması gerektiğinin önemi üzerinde durmuş, bu sevginin bizi hoşgörüye ve şefkate götürdüğünü belirtmiştik.

Bu yazımızda da eşinizle ya da çocuğunuzla aranızda oluşan sorunlara karşı nasıl tavır almanız ve doğru tepkiyi nasıl sergilemeniz gerektiği üzerinde duracağım.

Yaşam inişli ve çıkışlı bir yol gibidir. Bu inişler ve çıkışlar birlikteliğinize renk katar. 

Bir insanla her konuda anlaşabilmek nerdeyse imkânsızdır. 

Muhatabınız ile aynı cinsten olsanız da yaratılış gereği farklı karakterdeyiz.

Kardeşlerimizle aynı aile ortamında büyüsek dahi her birimizin duygu durumu ve olaylara yaklaşımı birbirinden farklıdır.

Gerek kardeşler arası anlaşmazlıklarda, gerek eşler arası anlaşmazlıklarda ya da ebeveyn isek çocuklarımızla olan iletişimde çatışmalar yaşamamız gayet doğaldır.

Çatışmalar, düşündüğünüz gibi kötü bir durum değildir.

Bu çatışmalar, muhatabımızın bir karakteri, duruşu ve kendine has fikirlerinin olduğunun belirtisidir.

Her durumda her kararınıza evet demelerini beklemek, akıldan uzak bir beklentidir.

Beklentilerimizin de sınırları olması gerektiğini bu tür sorunlarla karşılaştığımızda öğreniriz.

Çatışmalarda genelde güçlü taraf, zayıf tarafı manipüle edip onu kendi haklılığına inandırmak için zorbalığa başvurabiliyor.

Yani anlaşamadığımız arkadaşımıza “anlamıyor kapasitesi yok“ deriz.

Bizi dinlemeyen bir çocuğumuz varsa ona “asi” damgası vururuz. Eşimiz bizimle aynı fikirde değilse “farklı dünyaların insanıyız” diye düşünürüz.

Bu tür durumlarda haksız ithamlarda bulunabilir, kendi fikrimizi kabul ettirmek için yaptırım ya da ceza uygulayabilir, ondan uzaklaşabiliriz. 

Nasıl mı?

Onu, istediği ve sevdiği şeylerden mahrum ederek cezalandırırız ya da yokmuş gibi davranarak değersiz hissetmesini sağlarız. 

Hâlbuki bir insanı disipline etmek istiyorsak, ihtiyacı olan şeyi vermeliyiz.

Çünkü ceza, başvurulacak en son aşamadır.

Onu yok saymak da sevgisiz bırakmaktır ki sevgisiz bırakarak sevginin gücünü de manipüle etmiş oluruz.

Muhatabınız yanlış bir davranış sergiliyor, bunu sürekli tekrar ediyor ve bu davranışında esnek değilse; bu onun bir şeye ihtiyaç duyduğunu gösterir. 

Böyle bir durumda genellikle aklımıza gelen çözüm;

“Onu düzeltmek için ne yapabilirim?” sorusudur.

Bu sorunun mantıklı cevabı da çoğu zaman “ceza” olacaktır. 

Oysa daha farklı bir yaklaşımla şu soruyu sorabilir ve doğru çözümü elde edebiliriz:

Onun şuan neye ihtiyacı var?

Bu soruyu sorarsak gerçekçi çözümler elde edebilir ve sevgi odaklı yaklaşmış oluruz.

Nasıl mı? 

Şöyle:

Eşiniz hiç durmayacak gibi konuşuyor ve sürekli şikâyet ediyorsa, sizin de onu dinlemeye mecaliniz kalmadıysa durun ve kendinize şu soruyu sorun;

Onun şuan neye ihtiyacı var?

Cevap:  Dinlenildiğini bilmek.

Sorunu anlayıp onu dinlediğinizde ve bunu ona hissettirdiğinizde, hatta haklı durumlarda ona hak verdiğinizde susacaktır.

Telaşlanmayın, dinlemeniz, uzun sürmeyecektir.

Bu durum sadece birkaç dakikanızı alacaktır.

Yeter ki onu dinlediğinizi hissettirin.

İhtiyaç duyduğu şey dinlenilmekti ve siz bunu sağladınız.

Eşiniz eve öfkeli geldi ve bunun sizinle hiçbir ilgisi yok.

Bu size haksızlık gibi geliyor ve ona artık tahammül edemiyor musunuz? Küsmeyin!

Bu durumu kişisel algılamayın.

Durun ve kendinize sorun:

Onun şuan neye ihtiyacı var?

Cevap: Sorunlarını çözmek için yalnız kalmaya ve toparlanmak için biraz zamana ihtiyacı var.

Ona ihtiyacı olan zamanı sağladığınızda hiçbir şey yaşanmamış gibi dönecektir.  

Arkadaşınızla bir konu üzerinde anlaşmaya varamıyorsunuz, haklı çıkmak için savaş halindesiniz ve işler kontrolden çıktıysa durun, dinleyin ve sorun:

Onun şuan neye ihtiyacı var?

Bu ve benzeri her durumlarda muhatabınız kim olursa olsun yargılamak, eleştirmek ve düzeltmek yerine durun,  dinleyin ve sorun:

Neye ihtiyacı var?

Emin olun çözülmez sandığınız olaylar için çözüm fikirleri gelecektir. Muhatabınızın ihtiyacı olan şeyi verdiğiniz ve onu anladığınız için mutlu edecek ve mutlu olacaksınız. Böylelikle incir çekirdeğini doldurmayan sorunları kolaylıkla çözdüğünüze şahit olacaksınız. Yapmanız gereken şey çok basit:

Durun, dinleyin ve neye ihtiyacı var diye sorun!

Sevgiyle kalın.

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ