İlişkiye fesat karıştırmak

İlişkiye fesat karıştırmak

İnsan doğası gereği Ahseni takvim üzerine yaratılmıştır. Yani insana Allah tarafından verilen hem cismani hem de ruhani güzelliklerin bütününü kapsayan bir nevi mükemmellik atfedilmiş. Böyle tabir edilen bir insandan da doğal olarak hem çevresine, doğaya, hayvana, hem de sosyal olarak, tüm ilişkilerinde mükemmele yakın tavır ve davranışlar beklenir. Sosyalliği ve iletişim kabiliyeti diğer canlılardan farklı olan insan, özellikle iletişimde muhatabında aradığı ilk kriter mükemmelliği ve kusursuzluğu yakalamaktır. Asıl sorun da buradan başlıyor. Umduğu mükemmelliği yakalayamayan insan iletişimin doğal akışını bozacak seviyeye gelip fesat çıkarabiliyor.

                Günlük hayatımızda sıkça duyduğumuz bir kavram olan fesat kavramını daha çok ihaleye fesat karıştırmak, akrabalar arası fesat çıkarmak, dedikodu yapan kişi için fesat tabiri kullanılır. Peki ikili ilişkilerimizde fesat kavramı hangi boyutta? Fesat olması için üçüncü bir şahısın olması mı gerekiyor? Acaba bizde kendi duygularımıza fesat karıştırıyor muyuz? Ya da beklemediğimiz tepkiler karşısında muhatabımızla aramıza fesat katıyor muyuz? Bu konuya döneceğim ama önce fesat kavramını tanıyalım; Arapça kökenli bir terim olan fesat: bir şeyin doğasını bozmak, onu yerinden etmek, zarar vermek, rahatsızlık vermek, o şeyin tabiatına müdahale etmektir. Yani;  gayet doğal olan bir sürece müdahale ederek süreci sekteye uğratmak, yanlışa yol açmak ve ona zarar vermek. Bu illa bir kişiye karşı yapılan bir durum değildir. Bazen insan kendi kendine fesat edebiliyor. Nasıl mı? Duygularını sekteye uğratarak, kendi kendini manipüle ederek, hatta cezalandırarak. Diğer taraftan da ikili ilişkilerinde hoşa gitmeyen durum karşısında süreci bozup doğasını bozarak yani fesat çıkartarak

                Her birimizin kendi şahsına münhasır onu biricik yapan karakteri vardır. Bu durum ister kabul görsün ya da görmesin kim olursa olsun kimsenin başkasının kişiliği ve dünya görüşü üzerine söz söylemeye ya da eleştirmeye hakkı yoktur. Bizler bazen ikili ilişkilerde özellikle eşlerimiz üzerinde onun dünya görüşü ya da şahsi tavırları üzerinde manipülatif davranışlar sergileyip fesat çıkartabiliyoruz. Art niyetli veya değil önemli olan şunu kavrayabilmek; her şahıs kendi dünyasında mükemmeldir ve kusursuzluk için tecrübeye ihtiyacı vardır. Verilen karar ailevi bir karar dahi olsa çiftlerin birbirini dinlemeye, anlamaya, saygı göstermeye ve hatta biri direniyorsa diğerinin hata yapmasına olanak sağlamasına ihtiyacı vardır. Şu kesin bir kanundur; hatayı yapan kişi, bir sonraki durumda söz hakkını kaybetmiş hale gelir. Ve emin olun bu durum hataya müsaade eden için büyük bir üstünlüktür. Unutmamak gerekir ki çoğu zaman tecrübeler nasihatlerin önüne geçer. Tıpkı yürümeye yeni başlayan bir çocuğun düşmesine müsaade etmek ya da çocuğun sıcak çaydanlıktan tecrübe sonucu elini uzak tutması gibi. Çiftlerin de bu hususta dikkat etmesi gereken durum aynı örnekteki gibi birbirlerinin tecrübelerine olanak sağlamaları ve durumu hoş görmeleridir. Eğer eşiniz sizin tecrübe ettiğiniz ama onun farkında olmadığı bir konu üzerinde direniyorsa bırakın bazı durumları tecrübe etsin. Eğer olay sizin dediğiniz gibi sonuçlanırsa sunduğunuz olanağın geri dönüşünü ve size vereceği saygınlığı tahmin bile edemezsiniz. Ve bu eşiniz içinde unutamayacağı bir tecrübe olur.

İlişkinizin doğal akışında olması ve fesat karıştırmamak adına;

1-Birbirinize hata yapma olanağı tanımalısınız özellikle üstünlük sağlamak isteyen taraf için bu bir fırsattır bırakın hata yapsın ondan elbette dersler çıkaracak ve bir dahakine size yaklaşımı dirençli olmayacaktır  ( tabi ileriki zamanlarda da durumu yüzüne vurmamak şartıyla)

2-İletişimin olmazsa olmazı olan empati yapma durumunu göz ardı etmemelisiniz, yıkıcı eleştirilerden uzak durmalısınız unutmayın muhatabınız dünyasında kendini mükemmel zannediyor bazı tecrübeleri yaşamasına olanak sağlayıp esnek davranarak erdemli bir yaklaşım sergilemiş olursunuz

3-Herşeyden önce yaşadığınız durum ne olursa olsun saygı çerçevesinde iletişimi sürdürmeniz ve sınır ihlaline girmeden ortak bir noktada hem fikir olmaya gayret göstermenizdir.

Bizler dünyaya yaşamı deneyimlemeye geldik. Hayat çok kısa ve bu süreyi keyifli hale getirin. Muhatabınızı olduğu gibi kabul edin her haliyle sevip saygı gösterin ve en önemlisi ilişkinize fesat karıştırmayın…

Sevgiyle kalın

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ