<div>Türkiye Cumhuriyeti’nde kuruluşundan bu yana birçok darbe gerçekleştirildi.</div> <div>Milli Şef yönetimindeki baskıcı ve halka dayanmayan dönem Adnan Menderes ile kapanmıştı.</div> <div>Halkın iradesi sandığa yansımıştı.</div> <div>Halk, Milli Şef Dönemindeki fakirlikten, baskıdan ve sindirmeden bıkmış rahat bir nefes almaya başlamıştı.</div> <div>Oysa bu gerek dış gerek iç emperyalistlerce istenmeyen bir durumdu.</div> <div>O dönem ve sonraki darbeler öncesi yapılan algı Menderes’te de yapılmıştı.</div> <div>Menderes’in Ülkeyi karıştırdığı, Milletin parasını har vurup harman savurduğu, çalıp çırptığı, baskıcı bir yönetim tarzına sahip olduğu, üniversite öğrencilerini hunharca katledip yok ettiği şeklinde kara propaganda yapılmıştı.</div> <div>Yapılan kara propaganda ve algı sonucu ve ABD desteği ile darbe gerçekleşmişti.</div> <div>Halk yapılan Darbeye sessiz kalmıştı.</div> <div>Menderes’i Darağacına götüren Albay “<strong>Eğer 30–40 kişi sokağa çıkıp Menderes’in asılmaması için direnişte bulunsaydı Onu asmayacaktık”</strong> demişti.</div> <div>Sonraki dönemlerde de darbe yapılması karşısında Halk sessiz kaldı.</div> <div>Halkın sessiz kalmasında darbecilerin perde arkasında darbe şartlarını hazırlamaları ve darbenin zorunlu yapılıyormuş görüntüsü vermeleri etken oldu.</div> <div>Nitekim 1980 öncesi askerin öğrenci olaylarına müdahale etmemesi ve sağ-sol çatışmasını körüklemesi, öğrenciler arasına derin devlet ajanlarının sızarak öğrencileri yönetmeleri hep Ülke’yi Darbeye hazırlamak içindi.</div> <div>Öyle ki 12 Eylül 1980 darbesi ertesinde halk darbeye bırakın karşı koymayı Kenan Evren ve arkadaşlarını kurtarıcı olarak görüyordu.</div> <div>1983 seçimlerinde Turgut Özal’ın Başbakan olup Hükümet kurması ertesinde Türkiye tırmanışa geçti. Turgut Özal ile Türkiye’nin ufku açılmıştı.</div> <div>Ama yine dış ve iç emperyalistler Ülke’nin yükselişini ve çıkarlarının elinden alınışını hazmedemeyerek; Sultan Abdülaziz’e, Sultan Abdülhamit’e, Menderes’e yapılan kara propagandayı Turgut Özal’a da yaptılar.</div> <div>Turgut Özal kara propaganda ve algı yönetimi ile itibarsızlaştırılmaya çalışılıyordu.</div> <div>Aynı zamanda entrikalarla ile her ne şekilde olursa yönetim elinden alınmalı idi. Başarılı da oldular.</div> <div>Darbeciler O güne kadar ki tüm rauntları kazanmışlardı.</div> <div>Turgut Özal’dan sonra uzun bir süre ülke ekonomik ve sosyal sıkıntılar ile yaşamak zorunda kaldı. Ülkenin ekonomik sıkıntıları, sosyal ve siyasal buhranlarından bıkan halk çareyi 2001 yılında Erdoğan’da aradı.</div> <div>Halk İstanbul Belediyesinde yaptığı başarılı çalışmaları ile Erdoğan’ı tanıyordu.</div> <div>Ülke hızla ekonomik, siyasi ve sosyal yönden tırmanışa geçti.</div> <div>On yıllardır Devletin birçok kademesinde güç kazanan paralel yapının büyüyüp palazlanması kullanılmasına yol açacaktı.</div> <div>ABD gibi emperyalistler Paralel yapı eliyle darbe yapmak istedi. Ama artık halkın gözünün açıldığının farkında değillerdi. Halk darbeye darbe yaparak darbe dönemlerini kapatmış oldu.</div>