<div>Emeklilerin, hayat pahalılığının yaşandığı bu dönemde hali perişanlıktır. Açlık sınırının altına düşen maaşları ile ölüm sınırına dayanmışlardır.</div> <div>Emekli ismi üzerinde; emek vermiş, çaba harcamış ve artık kalan ömrünü huzur içinde yaşamaya hasretmiştir. Ama çabalarının sonucu boşa çıkmıştır.</div> <div><strong>Öyle komik bir maaş almaktadır ki, maaşları dört kişilik bir çekirdek ailenin üç öğün simit ve çay masraflarına yetmeyecek durumdadır.</strong></div> <div>Peki, emekli bu kadar çalışması sonucunda; rahat yemek, rahat içmek ve rahat gezmeyi hak etmiyor mu? İlerleyen yaşında rahatsızlıkları artınca tedavi ve ilaç masraflarına güç yetirmezse ona haksızlık olmaz mı?</div> <div><strong>Özellikle memurlar emekliliği hak ettiği halde emekli olmak istemiyor. Çünkü emekli olsalar çalışırken aldıkları maaştan yüzde altmış daha az maaş alacaklar.</strong></div> <div>Çalışırken bile zor geçinen memur emekliliği düşünmek bile istemiyor. Çünkü emeklilik geçinmesine yetecek düzeyde değildir.</div> <div>Memurlar arasında üniversite mezunu ve entelektüel birikimi olan kişiler olduğu halde onları çalışmak zorunda bırakmak ve ilkokul mezunlarından az emekli maaşı vermek haksızlık olmuyor mu?</div> <div>Ülkemizin gelişmesi için ekonomik değerin çalışanın okuma düzeyi, birikimi ve niteliği ile orantılanmak gerekir. Aksi takdirde okumak ve nitelik benimsenen bir şey olmaz.</div> <div><strong>Normal şartlarda asgari ücretin altında herhangi bir ücretin olmaması gerekir. Nitekim asgari ücret ismi üzerinde en az ücrettir.</strong></div> <div>Ancak bugün emekli maaşları neredeyse asgari ücretin yarısıdır. Minimum ücretin altında olan bu ücretle geçinmek mümkün değildir.</div> <div>Kimileri de aklınca memur ve işçileri emeklilerle karşı karşıya getirmek istiyor. Sanki birbirlerinin rakibi konumundadırlar. Sanki memur ve işçiler de emekli olup aynı hale düşmeyecekler.</div> <div><strong>Memur elinde olsa çalışma sınırı olan altmış beş yaşından sonra da çalışmak ister. Zaten elinde imkan olup iş bulanlar bu yaş haddinden sonra da çalışmaktadırlar.</strong></div> <div>Zira eğer yaş haddinden sonra çalışmayıp emekli maaşına talim etseler aç kalacaklar. İş bulamayanlar çalışma hayatlarının sonucunda ölüm sınırında kalıyorlar.</div> <div><strong>Hadisi şerif’te; “Beli bükülmüş ihtiyarlarınız olmasaydı, belalar üzerinize sel gibi dökülecekti” denilmektedir. Emeklilerimize bu yüzden de olsa iyi bakmamız gerekir.</strong></div> <div>Emeklilerimize dönüp baktığımda gerek bilgi birikimleri ile gerekse insani özellikleri ile örnek insanlar olduklarını görüyoruz.</div> <div>Bunları düşük maaşa mahkum edip geçinmelerini zorlaştırmak makul bir şey olmasa gerekir. Hayat şartlarını zorlaştırmak çocuklarının okumasını zorlaştırmak demektir.</div> <div><strong>Çocukları sırf bu yüzden okumasa ve yetişmezse yarınımız için kötü olabilir. Memurların emeklilik şartlarını kolaylaştırmak gerekir.</strong></div> <div>Yoksa emekliliği hak ettikleri zamanda emekli olmayıp ölüm sınırında maaş almaya mahkum olmamak için çalışmak zorunda hissedecekler.</div>