<div>Ara ara Covid-19 hasta sayısı artıyor. Tedbirler alındıkça; vaka sayısı, hasta sayısı ve ölüm sayısı geriledikçe geriliyor.</div> <div><strong>Tedbirler gevşetilince vakalar tekrar artıyor. Özellikle düğün, taziye ve kahveler vakaların artmasında rol oynuyor.</strong></div> <div>Haziran ayı gibi tedbirler gevşetilince düğün sezonu da açılmışken sanki her şey bitmiş gibi herkes düğün yapmaya başladı.</div> <div>Doğal olarak ölümlere bağlı taziye evleri de açılmaya başlandı. Taziyeler de insanlar yan yana oturunca hastalık bulaştı.</div> <div>En büyük etken de turizm bölgelerinde ve sahil şeritlerindedir sanırım. İnsanlar sahil şeritlerinde, plajlarda Korona’nın yayılmasına yardımcı oldu.</div> <div><strong>Peki, nereye kadar bu git gel durumu yaşanacak. Korona vakaları bir artıyor, bir azalıyor. Adeta durum girdabı andırıyor.</strong></div> <div>Bu girdaptan ne zaman ve nasıl kurtulacağız? Şimdi gözüken tedbir; aşı olma ve tedbirlere uymaktır. İzole olma en büyük tedbirlerden biridir sanırım.</div> <div>Sosyal mesafeyi korumak tedbirlerden biri olmakla beraber bunun nasıl sağlanacağı belirsiz. Çünkü insan sosyal bir varlık olup birçok sebepten dolayı bir araya gelmektedir.</div> <div>Aynı zamanda insanların geçinmesi için çalışması gerekir. İnsanların bir kısmı esnaf olup Koronadan dolayı ekonomik sıkıntı çektiler.</div> <div>Korona için tedbirler alınınca kepenkler kapandı. Kepenkler kapanınca da esnaf çalışamadı. Oysa kirası ve vergisi işliyordu.</div> <div><strong>Ayrıca kira ve vergi gibi sabit masraflar olmasa da insanların geçimini sağlaması için satış yapıp kar elde etmesi gerekiyordu.</strong></div> <div>Gerçi Hükümet esnafa belli miktar yardımda bulundu ama bu yardım yetmedi. Dolayısıyla esnaf Koronadan dolayı mağdur oldu.</div> <div>Elbette kolay bir durum değildir. İnsanlar hastalanıyor, hastanelerde yatıyor. Bazı zamanlar yoğun bakım üniteleri doluyor.</div> <div>Yapılacak şey bilim adamlarının ve doktorların önerdiği şeyleri yapmaktır. Genel kanı aşı olmanın öncellikli olduğu ancak aşı karşıtları aşı olmanın zararlı olduğunu düşünmektedir.</div> <div>Bir kısım yazarlar aşı olmaya karşıdır. Abdurrahman Dilipak, Murak Akan, Hüseyin Çiloğlu, Abdullah Çiftçi gibi yazarlar buna öncülük etmektedir.</div> <div>Bu yazarları takip eden kitle aşının üretildiğini, insanları yok etme projesi olduğunu, aşının ileride yan etkilerinin ortaya çıkacağına vs inanıyor.</div> <div><strong>Her gün sosyal medya da aşının zararı ile ilgili birçok örnek paylaşan veya zararlı olduğu yönünde açıklamaları bulunan Doktorların videolarını paylaşan bu yazarlar birçok kişiyi de etkilemektedirler.</strong></div> <div>Aşı olmaya direnç gösteren bu kesim çok inatçıdırlar. Israrla aşı olmayacaklarını dile getiren ve aşı olmamaları için insanları etkilemeye çalışan bu kesim oldukça girdaptan kurtulamayız.</div> <div>Elbette insana aşı yaptırmak hele hele aşıyı zorla yaptırmak iradeyi devre dışı bırakmak anlamına gelir. Aynı zamanda insan haklarını ihlaldir.</div> <div>Ancak aşı olmayanlar yüzünden bazıları hastalanıyor, hatta ölüyorsa bu da insan hakları ihlali anlamına gelir.</div> <div><strong>Peki, bu sorunu nasıl hal edeceğiz? Aşı karşıtlarını aşı olmaya nasıl ikna edeceğiz? Bu sorun her şeyden önce bir sağlık sorunudur.</strong></div> <div>Dolayısıyla bu işi sağlıkçılara bırakmak lazım. Ama bazı sağlıkçılar aşı yaptırma taraftarı iken, bir kısmı ise aşı yaptırmaya karşıdır.</div> <div>Konsensüsü nasıl sağlayacağız. Konsensüsü hiçbir zaman sağlayamayız sanırım. Hiçbir zaman insanlar tek bir fikirde olmamışlardır.</div> <div>O halde bilim ışığında verilerle konuşup verilerin söylediğine göre hareket etmek gerekir. Yani aşılı olanların durumu ve aşı olmayanların durumunu karşılaştırmak gerekir.</div> <div>Kısacası aşı olanların; Koronaya yakalanma yüzdesi, entübe olma yüzdesi, ölüm yüzdesi ile aşı olmayanların durumunu karşılaştırıp bir sonuç ortaya çıkartmak gerekir.</div>