<div>Ekonomide piyasanın düzelmemesi alt gelir sınıfını mağdur etmektedir. Eskiden “Orta Direk” denilen bir ara sınıf vardı.</div> <div>Şimdi maalesef ara sınıf kayboldu. Ara sınıf alt sınıf düzeyine indi. Enflasyonun hala çok yüksek olması ve enflasyon oranında çalışanlara zam yapılmaması serbest piyasada; işçi, memur ve asgari ücretliyi yıpratmıştır.</div> <div><strong>Emekliler ise açlık sınırının altına inerek temel ihtiyaçlarını karşılayamayacak duruma gelmişlerdir. Bugün emekli maaşı ile geçinmek mümkün değildir.</strong></div> <div>Asgari ücret ile çalışan bir birey evli ve evde tek çalışan ise o evdekilerin sadece asgari ücretle yaşaması mucize kabilindendir.</div> <div>Devletin her yönü ile adaleti tesis etmesi gerekir. Ekonomide ve vergide de adaletin göz önüne alınması vatandaşın aidiyet hissini baki kılması için elzemdir.</div> <div><strong>Mali disiplini korumak adına sabit gelir sınıfını mağdur etmek ve üst gelir sınıfına ilişmemek toplumsal adaleti yok etmektedir.</strong></div> <div>Diğer taraftan korunması gereken engeliler için araç ÖTV muafiyetini de sınırlamak hep güçsüzlere mi dokunuluyor sorusunu gündeme getirmiştir.</div> <div>Doğru veya yanlış hep tartışıla gelen TÜİK enflasyon verilerine göre dahi bazı ekonomik hakların verilmesi gerekirken maalesef bu haklar göz ardı edilmektedir.</div> <div><strong>İşçi ve memurların organizasyon teşkilatları olan sendikalar ise bu hakların alımında inisiyatif alıp başarı göstermemişlerdir.</strong></div> <div>Bu haklardan biri Eşel-Mobil sistemidir. Her ay TÜİK tarafından her ne kadar gerçekçi olmazsa dahi bir enflasyon verisi açıklanıyorsa, açıklanan ay bu veri işçi ve memura anında yansıtılmalıdır.</div> <div>Eşel-Mobil sisteminin olmaması çalışanların altı ay boyunca enflasyonu geriden takip etmelerine ve mağdur olmalarına sebep olmaktadır.</div> <div><strong>Altı ay sonra enflasyon verisi yansıtılması ve vergi limitlerinin enflasyon verilerine göre yükseltilmemesi mağduriyet üstüne mağduriyeti getirmektedir.</strong></div> <div>Başka bir mağduriyet ise banka promosyonlarının güncellenen maaşlara göre artırılmaması ve promosyon farkının çalışanlara verilmemesidir.</div> <div>Bunun için çalışanların kuruluşlarının anlaşma yaptıkları bankalarla görüşme yapması gereklidir. Çalışanları savunması gereken sendikalar ise tam bir sessizlik içindedir.</div> <div>Çalışanların bu şekilde mağdur edilmesi, serbest piyasanın dilediği şekilde zam yapması karşısında alım güçlerini iyice düşürmüştür.</div> <div><strong>Kamu kurumunda çalışan işçi ve memur, bordro mahkûmları olarak her türlü kısıta maruz kalmaktadır. </strong></div> <div>Emekli için ise artık söylenecek söz kalmamıştır. Özel sektörde çalışan asgari ücretli ise patronunun insafına terk edilmiştir.</div>