<div>İnsan sosyal bir varlık olup tek başına yaşayamaz. Her ne kadar özel bir yaşantısı varsa da sonuçta toplum ile iç içe yaşamak zorundadır.</div> <div>İç içe yaşadığı toplumun kurallarına uymak zorundadır. İnsan toplum içinde yaşadığı için diğer bireylerin haklarına saygılı olmalıdır.</div> <div>Bireysel özgürlükler bu açıdan bakıldığında ve her halükarda sınırsız değildir. Zira birinin özgürlük alanı bir diğeri ile çakıştığında kesişen noktada özgürlük kesilmelidir.</div> <div>İnsanlar Kapitalizmin ve Liberalizmin hayata müdahale etmesi ile bireyselleşmeye yöneldiler. Bu bireyselleşme egoizmi ister istemez barındırmaktadır.</div> <div>“Senin hayatın, senin kararların” deyişi insana hoş gelmektedir. Zira ilk bakışta insan için her şey serbest zannedilmektedir.</div> <div>Oysa insan için sınırsız özgürlük olmadığı gibi sınırsız serbestlik de yoktur. Toplum kuralları bunu engellemektedir.</div> <div>Toplum içinde yaşayan insanların bir düzen içinde hayatlarını sürdürmeleri için kanunlar, yönetmelikler ve diğer düzenlemeler getirilmiştir.</div> <div>Örneğin, trafiğin düzenli bir işleyişi için trafik kuralları getirilmiştir. Trafik ışıkları arabaların kuralsız işleyişini engellemektedir.</div> <div>Örneğin, toplu yaşam alanları olan bina ve sitelerde yaşamı düzenlemek adına kat mülkiyeti kanunu getirilmiştir.</div> <div>Örneğin, işyerlerinde çalışma düzenini sağlamak ve personelin işlerini ve özlük haklarını bir çerçeveye oturtmak için kanunlar ve yönetmelikler oluşturulmuştur.</div> <div>Bütün alanlarda benzer düzenlemeler oluşturulmuştur. Aksi takdirde insanların beraberce yaşaması söz konusu olamazdı.</div> <div>Yazılı maddeler olduğu gibi yazılı olmayan kurallar da bulunmaktadır. Örneğin aile içi yaşamının yazılı düzenlemesi bulunmamaktadır.</div> <div>Ancak her ne kadar yazılı düzenleme olmasa dahi yazılı olmayan kurallar ile aile içi yaşamın işleyişinin düzeni sağlanması gerekir.</div> <div>Çatışmaların olmaması ve düzenli bir işleyiş için herkesin görevini yerine getirmesi ve birinin diğerine saygı göstermesi gerekir.</div> <div>Annenin evde çalışması, babanın dışarıda çalışması çocukların da anne ve babaya destek olması ve bazı işleri yapması bir düzen ve işleyiş sağlar.</div> <div>Aksi takdirde aile içinde sıkıntılar baş gösterir. Çocuk aile içinde kendi başına hareket edemeyeceği gibi anne ve baba da kendi başına hareket edip kafasına eseni yapamazlar.</div> <div>“Benim hayatım, benim kurallarım” deyip kendini her istediğini yapabilir zannedenler hiçbir yerde barınamazlar.</div> <div>Toplumsal kurallar ister istemez insanı sınırlar. Zira insan kurallarla insan olur. Aynı zamanda ölçülü olmak zorundadır.</div> <div>Benim özgürlüğüm diyenler haz ve hıza meyillidirler. Haz ve hız; sınırsızlık, ölçüsüzlük ve kuralsızlık getirir.</div> <div>Bu tür bir anlayış insanlar için değil hayvanlar için geçerlidir. Çünkü hayvanlar; sınırsız, ölçüsüz ve kuralsızdırlar.</div> <div>İnsanlar ve hayvanları birbirinden ayıran; akıl, ölçü ve kurallardır. Hayvan istediğini istediği zaman ve istediği yerde yapar.</div> <div>Oysa insan aklı sayesinde; düşünüp, ölçüp, biçer ve bir karar verir. Ne yapılmayacağına, nerede yapılmayacağına ve ne zaman yapılmayacağına karar verir.</div> <div>İşte akıl ile insanlar belirli kural ve düzenlemeler getirir. Hazın peşinde dolaşırım diyenler hayvanlar mertebesindedir.</div> <div>Haz insanı hayvanların seviyesine düşürür. İnsanı sonunda düşünmeyen, sorumluluk duymayan, bencil ve maddeperest yapar.</div>