<div>Yaşadığımız çağın, <strong>“İletişim çağı”</strong> olduğunu birçoğumuz söyleriz.</div> <div>İletişim çağı dememizin sebebi; görüntü ve ses iletimi teknolojisinin çok hızlı değişmesinden kaynaklanmaktadır.</div> <div>Her gün, farklı bir teknoloji ile karşı karşıya kalmaktayız.</div> <div><strong>Yaklaşık 25 sene önce (Üniversite okuduğum dönemlerde) telefonda görüşebilmek için, telefon kulübelerine giderdik.</strong></div> <div>O dönemlerde oturduğumuz mahallede, bir telefon hattı vardı.</div> <div>Ailem benimle görüşmek için, mahalledeki telefonu olan komşuya giderdi.</div> <div>Komşunun telefon makinesi ise, çevirmeli mekanik bir telefon idi.</div> <div>O dönemler PTT’ye telefon hattı başvurusunun sonuçlaması 2–3 seneye tekabül ederdi.</div> <div>Son senelerde televizyon ve internet çok hızlı gelişti.</div> <div>Bu gelişme, insanın bilgiye erişimini kolaylaştırdı.</div> <div>Aynı zamanda dünyayı, <strong>“Global bir köy”</strong> haline getirdi.</div> <div>Dünyanın bir ucunda olan olaydan, anında haberiniz olmaktadır.</div> <div><strong>Televizyon kanalları o kadar çoğalmış ki, gerek ulusal, gerek uluslar arası televizyon kanalları sayesinde her şeyden haberdar olabiliyorsunuz. </strong></div> <div>Evin içindeki uydu cihazınızla, dünyayı görüntülüye biliyorsunuz.</div> <div>Aynı anda, aynı olayı birçok televizyon kanalı görüntüleyip haberini verebiliyor.</div> <div>İnsan bu karmaşa içinde kendini kaybedebiliyor.</div> <div><strong>Uydu kanalları o kadar çok ki tek tek taranması bile, saatler sürerken her bir kanala bakayım derseniz günün yarısını harcamak zorunda kalırsınız.</strong></div> <div> İletişim cihazları bilgiye ulaşmayı kolaylaştırırken, diğer taraftan bilgi kirliliğine de neden olmaktadır.</div> <div> Kanalların farklı görüntüler vermesi, kanalize oldukları düşüncelere göre izleyiciyi yönlendirmeye yönelik haber ve açık oturum düzenlemeleri insanların kanaatlerini değiştirebilmektedir.</div> <div>Yalan yanlış bilgilerle insanlar, yanlış kanaat ve düşüncelere sevk olunmaktadır.</div> <div><strong>Bir Müslüman’ın bu durumda yanlış kanaate ve düşünceye sahip olmaması için dikkatli olması gerekmektedir</strong>.</div> <div>Zira verilen yanlış haber ve yanlış düşünce, algı oluşturmak için yapılan açık oturumlar izleyen Müslüman’ın yanlış düşünce ve kanaate sahip olmasına neden olabilir.</div> <div>Yanlış kanaat ve düşüncelere sahip olunduğu zaman, yanlış rotaya girilir.</div> <div><strong>Yanlış rotaya giren kişi ise, yanlış düşünceler ve oluşan algı yüzünden insanlara haksızlık edebilir. </strong></div> <div>İnsanlar hakkında yanlış konuşabilir, yanlış fikir beyan edebilir ve böylelikle oluşan yanlış algı havuzunu büyütebilir.</div> <div>Oysaki bir Müslüman kendine gelen haberi tetkik etmeli, akıl ve mantık süzgecinden geçirmeli ve araştırdıktan sonra karar vermelidir.</div> <div>Nitekim Kur’an-ı Kerim’de Müslüman’a bildirilen haberin tetkik edilip araştırılması ile ilgili ayetler bulunmaktadır.</div> <div><strong>“Ey iman edenler! Eğer bir fasık size bir haber getirirse onun aslını araştırın. Yoksa bilmeden bir kavme sataşırsınız da yaptığınıza pişman olursunuz.”</strong> (Hucurat Suresi, 6)</div>