<div>Hakikat nedir? Hakikat arayışı peşinde olan insan neyi bulmak ister? Bu ve buna benzer soruların cevabını bularak insan, hayatını anlamlı kılmak ister.</div> <div>İnsan sürekli bir arayış halindedir. Doğruyu ve gerçeği bulma arayışında olan insan bu Dünya’ya niçin geldiğini de sorgular.</div> <div>Hakikat, sadece insanoğlunda var olan beş duyu sayesinde elde edilen veriler elde edilerek tespit edilebilir mi? </div> <div>Hakikat; duyma, görme, koklama, tatma ve dokunma hisleri ile elde edilen verilerin zihinde işlenmesi ile elde edilen sonuç mudur?</div> <div>İnsanın varlık içinde bulunduğu fiziksel bir âlem olduğu gibi bunun ötesinde metafizik bir âlem de vardır.</div> <div>Zira İnsan sadece fiziksel bir cisim değil, duygusal ve ruhsal özellikleri içerisinde barındıran bir varlıktır aynı zamanda.</div> <div>Ondan dolayıdır ki, zahiri âlemin ötesinde Bâtıni bir âlem de vardır. İnsanın hakikat arayışı Bâtıni âleme yansır.</div> <div>Kâinatın özü, aslında insanın özüdür. İnsanın özünde insanın aramış olduğu hakikatin kendisi bulunmaktadır.</div> <div>Onun için insan özüne bakarak hakikati bulabilir. Öncellikle insanın kendi özüne dönmesi ve özünü sorgulayarak araştırması gerekir.</div> <div>İnsanın özünü sorgulaması için bilgi yeterli midir? Bilgi tek başına özünü sorgulayıp hakikati bulması için yeterli değildir.</div> <div><strong>Bilgi dışında insanda bilgelik olmalıdır. Bilgelik yani hikmet sadece bilgiye dayanmaz. Bilgelik; tecrübe, olgunluk ve sağlıklı düşünme becerisidir.</strong></div> <div>Hakikat, insanın kendi özüne dönerek bilgece sorgulayıp yola girmesidir. Hakikat yolun sonu değil, istikamettir.</div> <div>Hakikat arayışında zihnin ve kalbin aynı frekansta yani senkron olması gerekir. Hakikat arayışında görülen ve görülmeyen farkı kalmaz.</div> <div>Hakikat arayışında görülenin üzerindeki örtü kalkarak görünmeyen de ortaya çıkar. Aynı zamanda bakma ile görme arasındaki fark da ortadan kalkar.</div> <div>Aristo der ki:<strong>”Hakikatin arayışı hem zor, hem kolaydır. Kimse ona tamamıyla erişemez, kimse ondan ne tamamen kaçar, ne de onu tamamen kaçırabilir.”</strong></div> <div>Hakikat arayışı size; üstü toz toprakla örtülü mücevherin toz ve toprağını kaldırarak mücevheri görmeyi sağlar.</div> <div>Sadece bakan göremez, görmek için de bakmak gerekir. Hakikat zahirin içindeki batını görebilmektir.</div> <div>Hakikat, herhangi bir koşulla, şarta ve zamana bağlı değildir. Hakikat, aramakla bulunmaz, ancak bulanlar arayanlardır.</div> <div>Hakikati arayan ve bulan hayatını anlamlı kıldığı için özgürleşir. Hz İsa; “Gerçeği bilin ve gerçek sizi özgür kılsın.” Demiştir.</div> <div>Hakikat arayışında bireysel dönüşümü gerçekleştirmiş kişi hakikat ile arasındaki perdeyi kaldırmış kişidir.</div> <div>Hayatı anlamlı kılmak ve hayatı bilinçli yaşamak için hakikat arayışı içerisine girmek gerekir. Hakikati bilmeyen hayatın anlamını idrak edemez.</div> <div><strong>Hakikati bulmak için bilgelik önemlidir. Zira bilgelik ile hakikate giden yollar bilinir. Oysa bilgi sadece bir konuda insanın cehaletini giderir.</strong></div> <div>Montaigne bilgelik ile ilgili şöyle der; “Bilgeliğin en kesintisiz belirtisi kesintisiz bir haz vermesidir; Onun durumu göksel varlıklar gibidir, daima dingin”</div> <div>Şüphesiz insan diğer canlılardan farklıdır. Aklı ile kendini ve çevresini sorgular. Soru sorar, Okuyup öğrenir böylece bilgili olur.</div> <div>Ama bilgi yetmez, bilginin yanında bilgelik de gerekir. İnsanın hayatını anlamlı kılması ve hakikatin farkına varması hikmetle gerçekleşir.</div>