<div>Materyalist felsefede maddeye kulluk, Allah’a kulluktan (hâşâ) daha önemlidir. Allah’ın yasalarına karşılık, kapitalin yani maddenin yasaları vardır.</div> <div>Kapitalizmin argümanları kullanılarak, kapitalizmde derece yapılır.</div> <div>Müslüman, bir şekilde kendini kandırılır.</div> <div>Süslü ve cilalı bir şekilde “<strong>Müslüman her şeyin en iyisine layıktır! Müslüman zengin olmasın mı?”</strong> gibi söylemler söylenerek Müslüman yoldan çıkarılır.</div> <div>Müslüman için örnek alınması gereken hayat, Peygamber Efendimizin (s.a.v)’in hayatı olmalıdır. Peygamber efendimizin hayatının ne kadar mütevazı ve özverili olduğunu bildiğimiz halde, nasıl bu cümleleri kurabiliyoruz?</div> <div> Biz de şöyle diyoruz. Müslüman, her şeyin en iyisine layık da, Peygamber Efendimiz (s.a.v) her şeyin en iyisine layık değil miydi?</div> <div>Peygamber Efendimiz döneminde, Kisralar ve Kayserlerin sarayları yok muydu?</div> <div>Peygamber Efendimiz, neden bir Kisra gibi yaşamadı?</div> <div>Peygamber Efendimiz, neden kerpiç taşıyıp kerpiç evlerde yaşadı?</div> <div>Peygamber Efendimiz, neden saraylarda ve tahtların üzerinde değil de, kerpiç evlerin içinde hasırların üzerinde yattı?</div> <div>Ey Müslüman “<strong>Müslüman zengin olmasın mı?”</strong> diye soruyorsun.</div> <div>Ben de diyorum ki, olsun elbette zengin olsun ama Hz. Ebubekir gibi zengin olsun.</div> <div>Bugün zengin olup da, Hz. Ebubekir yolunda olan kaç Müslüman vardır?</div> <div>Bir orantı kurarsak, acaba Ebu Salebe ile Hz. Ebubekir orantısı kaç çıkar?</div> <div>Mücahitlikten müteahhitliğe geçenlerin yüzdelik diliminde, Ebu Salebeleri ve Hz. Ebubekir’lerin yüzdelik dilimleri nasıldır?</div> <div> Sen de biliyorsun ki Hz. Ebubekir yolunda olan ve sonradan zengin olan Müslüman ya yoktur ya da göremiyoruz.</div> <div>O halde kapitalizme yenilmiş durumdayız.</div> <div>Sosyalizme ve komünizme yenilmeyen Müslüman maalesef kapitalizme yenildi.</div> <div>Sosyalizm ve komünizmin prensipleri açık ve nettir.</div> <div>Kapitalizmin prensipleri ise örtülüdür. Adeta komünizm kâfir, kapitalizm ise münafıktır. Kapitalizm örtülü ve gizli olan kolay bir şekilde fark edilmeyen ve insanı rahat bir şekilde zehirleyebilen bir sistemdir.</div> <div>Kapitalizm öyle argümanlar geliştirmiş ki, bunlar sinsi bir şekilde insanın hayatına girmiş ve insanı yönlendirir bir pozisyon almıştır.</div> <div>“Büyük balık küçük balığı yutar!</div> <div>Bal tutan parmağını yalar!</div> <div>Gemisini yürüten kaptandır! İş bilenin, kılıç kuşananındır!”</div> <div>gibi klişeleşmiş ifade ve söylemler hayatımızda prensipleşmiş söylemlerdir.</div> <div>Amellerimiz (her ne kadar yok desek de) artık bu sözler üzerine inşa edilmektedir.</div> <div>Artık (her ne şekilde olursa olsun) kazanmayı hedeflemiş durumdayız.</div> <div>Kazanma yolunda İslam’ın prensiplerinden, helal ve haramlarından vazgeçmeye mal olsa da kazanalım diyoruz.</div> <div>Kazanınca ferdiyetçi mantığa bürünüyor, malı koruma içgüdüsü kazanıyoruz.</div> <div>“Ben kazandım, niye başkasına vereyim!” diyoruz.</div> <div>Bu Ebu Salebe mantığı değil mi? Ebu Salebe de “<strong>Ben kazandıysam, niye başkası ile paylaşayım?”</strong> diyordu.</div>