<div>Toplum olarak giderek yozlaşıyoruz. Bu konuda veya diğer herhangi bir konuda iyimser olmanın anlamı yoktur.</div> <div><strong>İyimser olmak bazen pembe rüyalar görmeye neden olabilir. Ama o zaman insanın kendini veya sorunların oluştuğu toplumu analiz etmesi mümkün olmaz.</strong></div> <div>İnsanın kendini düzeltebilmesi için reel olarak düşünmesi gerekir. Toplumu da analiz edip çözüm üretebilmek için topluma ve olaylara gerçekçi yaklaşmak gerekir.</div> <div>Toplumun geneli makyavelist ve pragmatist bir tutum içine girmişse o Toplum hakkında iyimser olmak “Polyanacılık” oynamaya benzer.</div> <div>İlimizde son günlerde gündeme gelen yolsuzluklar üzerine konuşalım istedim. Kamu kurumlarımızda neler oluyor?</div> <div><strong>Gerçi sadece Kamu kurumlarında değil Özel sektörde de yolsuzluklar oluyor. Nitekim birkaç yıl önce İlimizdeki bir özel kurumda yapılan yolsuzluk hayret verici idi.</strong></div> <div>İnsanın tamahkârlığı, aç gözlülüğü insanı her şeyi yapmaya itebiliyor. İyi maaş ve iyi şartlarda çalışan insanlar dahi daha fazla kazanma hırsına bürünebiliyor.</div> <div>Daha fazla kazanma hırsı insanı her türlü ilkesizliğe sürükleyebiliyor. Bir insan nasıl bu hale gelebiliyor? İyi irdelemek gerekiyor.</div> <div>Eğitim sistemimiz mi yanlış? Yoksa eğitimi veren eğitimciler mi yanlış? Yoksa her ikisi de mi yanlış? Neden insanlar bu hale geliyor?</div> <div>İnsanlar ilkokuldan itibaren dürüst olmak, ilkeli olmak, hak ve hukuk tanımak konusunda eğitim ve öğretim alamazlar mı?</div> <div>Sadece bu işin teorisini vermek yetmez. Elbette teori işin başında verilmeli ama teori alan öğrenciye uygulamada yaptırılmalıdır.</div> <div>Uygulama nasıl yaptırılmalı? Bu konuyu da akademisyenlere ve eğitimcilere bırakmalıyız sanırım. Ama toplum mühendisleri sosyolojik bir çalışma yapmalı artık.</div> <div><strong>Batı toplumlarını bazı yönlerden sevmem ama bazı yönlerini de takdir ederim. Örneğin Batı toplumu beraber yaşama kültürünü edinmiş durumdadır.</strong></div> <div>Batı toplumları kurallara uymak konusunda maksimum hassasiyete sahiptir. Toplum sözleşmesine uymada da aynı derece duyarlıdır.</div> <div>Bizde ise beraber yaşama kültürü ve birbirine saygı göstermede hassasiyet göstermeden uzak olunduğu gibi pragmatist davranmaktayız.</div> <div>Kamunun hakkını gasp etmede pervasızca hareket edilen toplumumuzda kendince mazeret ve bahane bulmada da üstümüze yoktur.</div> <div>Geçen günlerde medyaya yansıyan Sağlık İl Müdürlüğündeki yolsuzluk anlaşılan yıllara yayılan bir usulsüzlük ve yolsuzluk olmuş.</div> <div>Birçok insanın bulaştığı yolsuzluğun teftiş incelemesi Mart 2019 tarihinden beri sürdürülmektedir. Olayla ilgili birçok kişinin ifadesi alınmıştır.</div> <div>O günden bu yana birçok kişinin bulaştığı anlaşılan yolsuzluk ile ilgili birçok kişi de işten ihraç edilmiştir. Mutemetlerin başını çektiği bu yolsuzluk yıllar önce başlamış.</div> <div><strong>Olayla ilgili çeşitli iddialar bulunmaktadır. Bordrolar üzerinde oynandığı ve evrakta sahtecilik suçunu oluşturan suçların işlendiği iddiası dile getirilmektedir.</strong></div> <div>Bazı personellerin maaşlarına fazla ödeme yapıp yolsuzluk yapan personel tarafından geri istenip zimmete para geçirme şeklinde suç işlendiği iddiaları da bulunmaktadır.</div> <div>Her ne olursa olsun, zimmete para geçirme ve evrakta sahtecilik suçlarının birçok kişi tarafından işlendiği ortaya çıkmaktadır.</div> <div>Sağlık İl Müdürlüğünde vuku bulan yolsuzluk, zimmete para geçirme ve evrakta sahtecilik olayı sıcaklığını korurken akabinde Kültür ve Turizm İl Müdürlüğünde kaçakçılık ve hırsızlık olayı ortaya çıkıyor.</div> <div>Antika değeri olan altın sikkeler kaçakçılar tarafından kaçırılmaya çalışılırken Polis tarafından ele geçiriliyor.</div> <div><strong>Polis tarafından ele geçirilen altın sikkeler Kültür ve Turizm İl Müdürlüğüne teslim ediliyor. Ancak Kültür ve Turizm İl Müdürlüğünde olması gereken altın sikkeler nedense kaybolur.</strong></div> <div>Söz konusu altın sikkelerin değeri ifade edildiğine göre on milyon lira, eski parayla on trilyon lira değerindedir.</div> <div>Bu altın sikkelerin ortadan kaybolması mümkün değildir. Bunların elbette sorumlusu ve sorumluluğu vardır.</div> <div>Şimdi soru şu: Ne oluyor bize? Neden bu hale geldik? Kapitalist toplumun getirileri mi bu? Materyalist bir anlayışın sonucu mu?</div> <div>Yoksa sözde Müslüman olduğunu ifade edip de uygulaması yapılmayınca düşülen durumun sonucu mu bu?</div> <div><strong>Takdirlerinize sunuyorum ve bir an önce kendimizi düzeltmemiz gerektiğine inanıyorum.</strong></div>